Sözcü Plus Giriş

Emin Çölaşan’a mektuplar

Sözcü Gazetesi Yazarı Emin Çölaşan'a gelen okur mektuplarını yayınlıyoruz

Güncellenme: 05:16, 25/05/2015
Emin Çölaşan’a mektuplar

Emin Çölaşan'ın notu:
Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.
Burada kullandığım mesajların bazılarında, gönderen okuyucularımın isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.
Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.
Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.

__________________________________

Sayın Emin Çölaşan,
Kalemden korkan bir ülke haline geldiğimizin en traji komik örneğini bugün kızım yaşamış bulunmakta. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17.05.2015 Pazar günü saat 15.00’te Kayseri Cumhuriyet Meydanında yapacağı miting öncesi kızım saat 13.00 sularında meydandan geçerek dershaneye gitmek istiyor. Polis barikatıyla karşılaştığında aramadan geçiriliyor. Çantasında üniversiteye hazırlık ders kitapları ile kalem kutusunu gören polis kalem kutusunun içini arıyor. Kutuda bulunan kurşun ve tükenmez kalemin problem teşkil etmediğini ancak keçeli kalemle miting alanından geçiş yapılamayacağını belirtiyor. Bu durum karşısında 17 yaşındaki kızım dershaneye gitmek için alternatif yol güzergahını kullanmak zorunda kalıyor. Kalemin,sanatın,düşüncenin özgür olduğu bir gelecek özlemiyle…
Saygı ve sevgilerimi sunarım.

__________________________________
Sayin Colasan,
Avusturalyada ikamet eden yurtdisi secmeniyim. YSKnin asagida ilestirilen internet adresinde yurtdisindaki secmenleri bilgilendirme bolumunde AKP nin Egitim Animasyon Filminde asikar bir sekilde yonlendirilme yapilmaktadir. Diger siyasi partilerin eger daha haberleri yoksa bilmelerinde fayda vardir diye dusunuyorum. YSK kendi Egitim Animasyonu yerine
bir siyasi partinin Egitim animasyonunu kullanmasi biraz manidar goruluyor.

Internet adresi: http://www.yurtdisisecim.com/Bilgi/4!yurtdisi_secmeni_miyim

Saygilar,
Timur Yunluel
Melburne, Avusturalya.
__________________________________

Değerli Üstadım,
İzin verirseniz, size 10 Puanlık bir Uzman Sorusu sormak istiyorum.
Bir Ülke düşünün, bu Ülkeye “İktidar” edenler “HIRSIZLIK” yapıyor, bu hırsızlık başlangıçta inkar edilmeye çalışılsa da sonrasında deliller, kanıtlar doğrulanıyor, yani bir başka deyişle “Muhteremler” in “Hırsızlık” ları tescilleniyor. Bu Ülkenin bir yarısı (moda deyimle % 50'si) “Muhteremler” e, direkt olarak “HIRSIZ” diyor, diğer yarısı (diğer % 50) direkt olarak “ÇALIYORLAR ama ÇALIŞIYORLAR” derken aslında endirekt olarak “HIRSIZ” diyorlar. Dolayısıyle, bu Ülkenin tamamı (% 100'ü) söz konusu “Muhteremler” in “HIRSIZ” lıklarını doğruluyor. Gelinen noktada yapılan “Kamuoyu Araştırmaları” sonuçlarına bakıldığında, Ülkenin % 40'ının hâlâ bu “Muhteremler”e itibar ettiklerini gösteriyor.
Soru: Sizce bu Ülke “Adam olur mu? Bu “HIRSIZ” lardan kurtulma ümidi var mıdır?
Saygılarımla.
ERMAN
__________________________________

Emin bey bugünkü yazınıza hayran oldum. Teşekkürler. Ancak bir sorum olacak. Namusu ve şererefi üzerine andiçen cumhurbaşkanı sözünde durmazsa kendisine “Namussuz ve şerefsizsin” demek kanunen s uç mudur? Öğrenmek istedim. Saygılarımla. Ersin
__________________________________
Sayın Emin Çölaşan;
Sözcü Gazete Sitesi’nin 19 Mayıs tarihli haberinde “Yeni Türkiye Anıtkabir’de” şeklindeki manşet çok ilgimi çekti. Öncelikle kabul edeceğimiz şudur ki, Türkiye’nin yenisi, eskisi olmaz, Türkiye her zaman bildiğimiz Türkiye’dir ! Konu ile ilgili neşredilen resme dikkat edecek olursak, Türkiye’de yeni bir imaj yaratanları görmekteyiz.. Bunların kılık, kıyafet, davranışlarından psikolojik bir değerlendirme yapmak gerekir. Kara gözlükler bir kişinin art düşüncede olduğun belirtisidir. Kara gözlük kullanmak eskiden Amerika’daki mafya çetelerinin modası ve sembolü idi.. Bunlar güya kara gözlüklerle kimliğini saklamaya çalışırlar, kimliklerini belli etmeksizin de her türlü hırsızlıkları, hilebazlıkları, insanların sömürülmesini gerçekleştirirlerdi. Diğer bir yeni imaj ise, Hıristiyan rahibelerin modası ve dinlerinin sembolü olan ve de aynı onların başını örtmeleri gibi “türban” dır. Genç kızlarımız keşke bilseler ki, o türban alını kapatan bir bez parçasıdır, bu bez parçasının üzerine ilave olarak saçları kapatan diğer bir bez parçasıdır.. Türbanın nereden esinlendiğini Müslüman genç kızlarımız bir anlayabilse, eminim ki, bunu takmak istemezler. Sonuç olarak; TÜRKİYE AYNI TÜRKİYE’DİR, DEĞİŞEN BU TÜRKİYE’DE YENİ TİPLERİN ÜREMESİDİR !
SELÇUK

__________________________________

Emin abi,
“Türkiye Cumhuriyeti işte böyle rezil edilir” başlıklı yazınızda Cemaat okullarına sahip çıkmanız bizi fevkalade memnun etmiştir. Bu süreç bizlere, Münafıkça davranışları olan ve itibar edilmemesi gereken insanların gerçek yüzünü ortaya çıkarmıştır ve sizler gibi vatanperver bir kesim ile köprüler kurulmasına vesile olmuştur. ben 30 yıla yakın cemaat içerisinde gönül bağıyla bağlı bir insan olarak diyebilirim ki, Cemaatin hayırlı, dürüst, insani değerlere sahip bir temiz nesil yetişmesini arzulamaktan başka bir gayesi yok. Bu nedenle zıddı olan kesim tarafından zaman zaman yok etme operasyonlarına maruz kalmasıda kaçınılmaz oluyor. Hedef: İnsani değerlere sahip, Demokratik, düşünce özgürlüğü gelişmiş, Avrupa birliği üyesi olmuş bir Türkiye!
Selamlar,

Murathan
__________________________________
Peygamber Anayasası!
Emin bey, dünkü yazınızda şerefi ve namusu üzerine yemin eden adamdan bahsettiniz. Çocukluğum yatılı okulda geçti. Orduda da Dnz. Astsubayı olarak gemide görev yaptığımızdan orada da yatılıydım. Ordudan ayrıldıktan sonra dışardan Lise farkları verip, Yıldız üniversitesi makine bölümünü bitirdim. Yazılı sözlü 6 dersten ve gemi ve tersane stajı yaparak gemi işletme ehliyeti aldım. 10 yıl sivil gemilerde gemi işletme mühendisliği yaptım, yeteri kadar ülke ve insan gördüm. Adamdan iyi anlarım. Gemilere gidene kadar yarı profesyonel futbolda oynadım. Sporun her türlüsünü yaparak hep cemiyet içinde kaldım. Hayatımın önemli bir kısmını cemiyet içinde geçtiğini belirtmek istedim. Şimdi Enerji Mühendisi olarak danışmanlık yapıyorum. Konuyu yemin ve söze getirmek istiyorum. Bizim gibi devamlı bir arada yaşamış insanlar için söz ve yemin çok önemlidir. Beraber yaşamadan dolayı pek çok söz verip, yemin etmişizdir. Sözüne güvenmediğimiz insanlara arkadaşlarımız huzurunda bir de yemin ettirirdik. Tabi ki yemine rağmen arkadaşlarını ele veren, sırrımızı saklayamayan veya yeminine sadık kalmayan çürükler olurdu aramızda. Dürüst adam için söz yeterlidir ama prosedür gereği ona da yemin ettirilir bazen. PEYGAMBER ANAYASASI adını verdiğim anayasada Cumhurbaşkanına dokunmak yok ama Cumhurbaşkanı herkese dokunabilir! Cumhurbaşkanın peygamber olacağını düşündüler herhalde, bizden biri, hatta daha kötüsünün geleceğini düşünmemişler. Sadece vatana ihanetten yargılayabiliyorlar adamı. (sizin dediğiniz gibi) Namusu ve şerefi üzerine yemin edip de tutmayan bir adam; her türlü şerefsizliği, namussuzluğu da yapar. Yolsuzluk ,rüşvet, ihaleye fesat karıştırmak, yakınlarına menfaat sağlamak namussuzluğa mı, şerefsizliğe mi girer bilemiyorum. Ne olacak? Vatana ihanetini mi bekleyeceğiz? Kötü birine kötü miras bıraktın Evren Paşa diyorum.
Hasan
__________________________________
Sayın Çölaşan..Bugün yazınızda Sn.Cumhurbaşkanının diğer ülkelerdeki F tipi okulların kapanmasını istediğini okudum..Evet uzun süredir tv.deki konuşmalarında bunu duyuyorum..Ve merak ediyorum : bizim ülkemizdeki okullar neden hala açık?? Ve şunu merak ediyorum ayrıca : Koç şirketlerinin sahiplerinden birisi gezicilere destek verdiği için hemen ertesinde bilmem kaç kişilik müfettiş ordusunu o firmalara gönderen sayın devletimiz , samimi arkadaşlarımızdan duyduğumuza göre okullarına yüksek ücretle kaydedilen öğrenciler için çok cüz’i faturalar keserek devletimizi vergi açısından zarara uğratan bu okulların üzerine neden inceleme ordusu göndermiyor??? Bu kadar basit ve haklı bir nedenle bile üstlerine gidemiyor?? Bence sadece görüntüde yaşanıyor bu kavga..Olayın iç yüzü başka..Yani bana öyle geliyor..
SONAY
__________________________________
Emin Abi merhaba
Abi sözcüde ve diğer gazetelerde anketler ve anket çalışmaları için pek çok haber, başlık gördüm.
Fakat dikkatimi çeken anket başlıklarında içeriği ne olursa olsun koca bir pasta resmi ve pastanın yarısından fazlası
bir renk olarak gösteriliyor.. ve pastanın diğer kısımları bölünmüş durumda renk renk….Ne zamandır dikkatimi çekiyor..
Örneğin bugün 20 mayıs internette sözcu de “akp’nin skandal anket oyunu deşifre oldu” diye bir haber var..
haberin hemen yanındaki logoda önce kocaman bir pasta dilimi varki neredeyse % 60 gibi.. sonra diğer dilimler var..
Abi algı algı deyip duruyoruz.. ben bu dilime bakınca büyük dilimi akp sanıyorum, yani öyle algılıyorum..
Yani başka bir pasta logosu yokmu Allah aşkına eşit bölünmüş… bu koca dilim her seferinde her haberde neyin nesi..
Bu koca dilimi koyunca ben oradaki çoğunluktaki rengi akp olarak algılıyorum..gıcık oluyorum.. o temsili logo değişemezmi ya abi..
Sözcü de kimse yokmu bu logoyu değiştirecek.. yada eşit dilimli bir logo koysalar anket haberlerinin başlıklarına …nasıl olsa temsili resim..
Algı yaratıyorsunuz abi.. akp lehine.. abi aklıma sen geldin sana yazayım dedim..
Saygılarımla
Mehmet

__________________________________

Senin şu yazdığın yazıyı 10 yaşındaki çocuk bile yazar boş konuşuyorsun boş senin gibileri yazar diye gazetede çalıştırıyorlar neden acaba ben olsam işine son veririm basit yazılar basit örnekler hala akılllanmadınmı E. Çölaşan bu halk cahil değil kimin ne olduğunu çok iyi biliyor seninde ne olduğunu herkes biliyor
Koca bir yuuuuuuuuhhhh sana

bülent demir

__________________________________

Sevgili Emin abi, Türkiye Cumhuriyeti işte böyle rezil edilir başlıklı yazınızı ibretle okudum. Kendimi bu aşamada detaylı tanıtamayacağım ama şu kadarını söyleyeyim, size de çok hoşlanmadığınızı zaman zaman dile getirdiğiniz cemaate gönül vermiş bir insanım. Ama aynı zamanda sizi de çok seven -hatta bütün sözcü yazarlarını diyebilirim- yazılarınızı düzenli takip eden biriyim. Ha sevginize ihtiyacım yok diye düşünebilir, Allahım ben ne günah işledim de bir cemaatçi beni sevmiş diyebilirsiniz. Sevgimi kazandınız, çünkü benim de çok sevdiğim ülkemi seviyor ve kendinizi tehlikeye atma uğruna hayatınızın belki de her dakikasında ne katabilirim ülkeme diye düşünüyorsunuz. Bu sizi sevmem için yeterli, aynı zamanda cemaatin yapısı hakkında bir fikir veriyordur umarım bu sözlerim. Zira hiç kimseye hiç bir konuda dayatma yapılmaz. Arkadaşlarıma da rahatlıkla sizi yada kurucumuz ulu Atatürk’ü çok sevdiğimi ifade ederim, hiç kimse de benim fikrime karışmaz. Ha 25 yıldır hizmet içindeyim bir gün olsun Atatürk’ün eleştirildiğine şahit olmadım. Çünkü herkes işine bakar, düşmanımız bile olsa ölmüş ve yaşadığımız ülkeyi kurmuş kişilerin ki Atatürk düşmanımız asla değildir arkasından konuşmayız.

Uzun bir giriş oldu ama içinden geçilen şu dönemde bir kaç vicdanlı kalemin kaldığı bu süreçte, yine vicdan kokan, cemaati olmasa da en azından ülkemizin çıkarlarını düşünen bakış açısıyla kaleme aldığınız yazınız için size çok teşekkür ediyorum. Bu akşam sizin içinde dua edip Allah’tan vicdanlı olduğunuz için ve bugün yazdığınız yazının hatırına sizi cennetine almasını niyaz ettim. Umarım geçilen bu süreçten herkes dersini en güzel şekilde alır ve birlikte yaşayabileceğimiz daha müreffeh günlere kavuşuruz.

Saygılarımı sunarken, Yüce Allah’tan size hayırlı ve huzurlu ömürler vermesini niyaz ederim.

Not: Emin abi bunları sizi etkilemek için de yazdığımı düşünmeyin, öyle bişey aklınızdan geçerse affedersiniz …tir deyin mesajı silin gitsin. Okur yazılarında da yer vermezseniz mutlu olurum, ama takdir sizin. Inşallah bir gün karşılaşmak dileğiyle

Emin
__________________________________
Sayın Çölaşan
Yazılarınızı ilgi ile takip etmekte olup ve fikirlerinize de katılıyorum.
Sizin araştırmacı ve aktif gazeteciliğiniz sayesinde soruma cevap alabileceğimi ümit etmekteyim.
Bilindiği gibi Akkuyu nükleer santrali konusu AKP cephesi ve yandaşlarında aldı gidiyor, benim sorum ve endişem olan da radyoaktif atıkların ne olacağı konusu.
Apronda deve kesen zihniyet bunları akdenize gömmez umarım ….
Bu konuyu gündeme alıp bizlerin de aydınlanması hususunda bir adım atabilirmisiniz.
Saygılarımla

Levent
__________________________________
Sayın Emin Çölaşan;

Yazılarınızı ve kitaplarınızı gençliğimden beri ilgi ve merakla okurum.46 yaşındayım.İstanbul'da yaşadım,24 yıldır İzmir'deyim.İstanbul'dan geldiğimde burası nasıl büyükşehir demiştim.Halen etkin yönetildiğine inanmadığım şehir için üzülüyorum.Ama ne olursa olsun Chp için var olacak şehirde olmak da ayrı bir mutluluk benim için.

Bugünkü yazınızdaki Doktor Mehmet Bey'i 01/12/2014 günü trafik kazası geçiren eşimin durumundan dolayı tanıdım.Kaza sonucu acile getirilen eşim bu hastanede uzun süre kaldı.Yoğun bakımda 8 gün kadar kaldı.Bu süreçte hastaneyi bilmiyorum,hiçbir tanıdığım yok.Bir şekilde o dönem başhekim yardımcısı Dr.Mehmet Bayındır'ın adını öğrendim.Eskiden devlet hastanesi şimdi ise araştırma üniversite hastanesi olan bir yerde ssk'lı olan bizler için başhekim yardımcısına ulaşmak eskiden hayaldi.Ancak Mehmet Bey'in kapısı ve telefonu herkese açık.Gülen yüzü ,sevgi dolu kalbi önce hasta yakını olarak sizi iyileştiriyor.Sonra ise hastanız için ne yapılabilecekse yapıyor.
Hastanede yürüdüğü zaman etrafında sevgi çemberi halinde hastaları, hasta yakınları koşmakta.Evet haklısınız siyasi anlamda geçişleri çok olmuş.TMMB yer edinmek için çabalamış.Ama mesleki ve insani olarak da çok çalışmış.Milletvekili aday adayı olduğunu görünce sevindim.Böyle kişilerin mecliste olması çok güzel; ama Akp de görünce üzüldüm.Telefonla arayıp başarılar diledim ama Akp olduğu için de üzüldüğümü ifade ettim.

Vaktinizi aldım.Ancak Doktorumuz İzmir için çok faydalı bir insan.Keşke Chp ya da Mhp olsa idi.Ama parti ayırmaksızın insanlara yakın olan Doktorumuz, İzmir için zor bir sırada.Size çalışmalarınızda başarılar dilerim.08/06/2015 tarihi inşallah özgür,saygılı ve sevgi dolu olan bir Türkiye'ye günaydın demek istiyorum.Yine işe gelirken başım öne eğik ,bütün gece bir medet oranlar nasıl diye tüm şehirlere bakıp mutsuz ve umutsuz uyunmak istemiyorum.

Saygılarımla;

Aynur
__________________________________
Sayın Çölaşan;
Adayımızı tanıyalım başlığı altındaki yazınızı okudum. Bu yazınız beni çok etkiledi.
Şöyle ki: yazıda bahsedilen şahıs gibi benim gençliğim de Türk milliyetçiliği ana düşüncesi üzerine kuruluydu.
Allaha şükür yine Türk milliyetçisiyim. Milliyetçiliğimin yanında hiçbir zaman ırkçı olmadım.Türkiye Cumhuriyetini kuran Büyük Atatürk ve arkadaşlarının kurucu felsefesine bağlıyım.
Dindar sayılırım.İslam tarihi ve Türk tarihi ilgi alanımdadır. Akademik kariyerim yok ama bu konuda binlerce okuduğum kitaba sahibim.
Tahir Büyükkörükçüyü, Fetullah Güleni ve Saidi Nursiyi de okudum. Aklını kullanan ve islam konusunda biraz altyapısı olanlar için bu üç şahsın fikirlerinin hiç bir şey ifade etmeyeceği açık.
Bu üçünün yanında Seyyit Kutuplar ve halen televizyonlarda yandaş kanallarda arzı endam eden şahsiyetler maalesef gerçek islamı anlatmıyorlar. Bunları dinleyen ve bu konuda hiçbir birikimi olmayan üstüne
bir de akli muhakemeden yoksun insanlar işte bu bahsettiğin şahıs gibi oluyorlar. Siyasal islamcıların yüzde yüzüne yakınının da böyle olduğunu düşünüyorum.
Bu bakımdan ben özellikle okumayı seven eğitimli insanlarımıza Ankara Okulu Yayınlarını tavsiye etmek istiyorum. Başta sayın Prof Hüseyin ATAY olmak üzere, Prof. Yaşar Nuri Öztürk, Prof. Mehmet Azimli, Fazlurrahman Vb. gibi bilim insanlarının kitaplarını tavsiye ediyorum.
İslam konusunda altyapısı yetersiz insanlar kendilerine anlatılan hurafeleri din zannedip oldukça da radikalleşebiliyorlar.
Ve ne hazindir ki toplumumuz da hurafe anlatanlara itibar ediyor.
Selam ve saygılarımla.
Eyyup

Yayınlanma Tarihi:14:13,