Kadın cinayetleri kadının kaderi değil

Gülsüm Kav, yeni mücadele alanını işaret etti.

Kadın cinayetleri kadının kaderi değil

Özlem GÜRSES

Özgecan'ın öldürülmesi görülmemiş bir öfke yarattı… Üzerinden 10 gün geçti. Bu sürede 8 kadın daha öldürüldü. Bu bitip tükenmeyen kâbusu, Kadın Cinayetlerini Durdurma Platformu kurucusu Gülsüm Kav ile görüştük.

Karanlık, puslu bir şubat günü… Oldum olası sevmem şubat ayını. Bu ülkede ölümlerin ayı. Yine öyle oldu. Özgecan'ı aldı bu sefer. Kahpece, vahşice, zalimce… Bir gün önce binlerce kadının “yeter artık” diye bağırdığı İstiklal Caddesi'nde yürürken “Bu kez bazı şeyler değişecek mi ?” diye düşünüyorum. Bilmiyorum… Güvenemiyorum. Yine de…
“Yalnız yürümeyeceksin Özgecan…” Bunu yazarken bile gözyaşlarımı tutamazken nasıl yapacağız bilmiyorum ama bir yolunu bulacağız, bu ülkede artık bir şeyler değişecek!..

– Kimsiniz ?
Kadın Cinayetlerini Durdurma Platformu Kurucusu ve Temsilcisi Gülsüm Kav. Eskişehir Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu bir hekimim. Başka bir dünya mümkün diyenlerdenim, sosyalistim…
– Kadın cinayetlerine dair veriler nasıl ?
Geçtiğimiz sene 294 kadın hayatını kaybetti. Bu ancak buzdağının görünen yüzü, tarafımıza ulaşan ailelerden ve basından derlenen rakam. Bilgi edinme kanununa dayanarak biz her yıl asıl bu kayıtları tutması gerekenlere soruyoruz. Kadın cinayetlerinin temelinde kadınların modern hak arayışı yatıyor. Daha fazla kadının haklarını fark etmesi ve talep etmesi durumu… Konya'nın bir köyünde eskiden boşanmayı aklına bile getiremeyecek bir kadının, Dilber'in bunu artık talep etmesi. Ya da Siirt'te bir öğretmenin “boşanabilirim” güveniyle harekete geçmesi.. Erkekler buna ayak diriyor.
– Siyasetçilerin dilinin değişmesi, yeni yasaların çıkması durumu değiştiriyor mu?
Elbette. Örneğin geçen kasım ayında mücadele çok yükseldi, çok baskı yaratıldı ve o aya ait veriler yarı yarıya düşmüş, azalmış.

ODTÜ'lüler Özgecan için yürüdü!ODTÜ’lüler Özgecan için yürüdü!

 

– Tüm baskılara rağmen kadınların talepleri ve zihniyeti ileri gitti son 10 yıl içinde?
Bu bir tarihsel süreçti, dünyadaki diğer ülkelerde de yaşanmış bir süreç. Bizde bu tarihsel an son derece muhafazakar ve her Allah'ın günü kadınların varlığına ve haklarına saldıran bir siyasetle geçince bu ikisinin çakışması bu kaçınılmaz sonucu doğurdu. Burada kadın haklarına saygılı, onların önünü açan başka bir yönetim olsaydı başka bir politika, böyle bir kanla değil, toplumun çok ilerlediği bambaşka, daha üretken bir Türkiye'ye varırdık. Kadın cinayetleri sanki bir doğa kanunuymuş gibi, giderilemez, çözülemez bir sorunmuş gibi bir bakışla ele alınıyor, sanki bir kader gibi kabul etmemiz isteniyor… Şimdi de bunun böyle normalleştirilmesine karşı mücadele ediyoruz.
– Ne bekliyordunuz mesela Cumhurbaşkanından, Başbakandan, Bakanlıktan ?
Öncelikle her gün kadınların haklarına saldırmamak! AKP'ye oy veren kadınlar da bunu istiyor. Bakanlığın isminden Kadın kelimesinin çıkartılması bile olağanüstü bir konudur, inanın şiddet bundan da güç bulmuştur. Arınç'ın kahkaha atan kadınları hedef göstermemesi, Erdoğan'ın fıtrattan söz etmemesi…
– Özgecan cinayetinde bir şey oldu Türkiye'de ne oldu ?
Sabır taşı çatladı… Kadınlar ölüyordu, toplum buna hiç tepki vermiyor da değildi, veriyordu ama Özgecan'ın bu kadar vahşi bir şekilde hayatını kaybetmiş olması biriken öfkeyi taşırdı, toplumun vicdanı ayağa kalktı.

 

CHP'li, MHP'li, AKP'li ve DÖH'lü kadınlar bir arada

– Kadın Cinayetlerini Durdurma Platformu nasıl çalışıyor ?
Biz platform olarak çok sayıda ilde “kadın cinayetleri” dava takibi yapıyoruz Türkiye sathında. Siirt ve Diyarbakır davalarında daha çok Demokratik Özgürlük Hareketi'nden arkadaşlarımız oluyor, Ege bölgesinde CHP Kadın Kollarından arkadaşlarımız geliyor. Eskişehir'de mesela MHP'den vekil Ruhsar Demiral'ın çok destek verdiği durumlar oldu. AKP noktasında Konya'daki Gülşah Öğretmen davasında muhafazakar kesim destek verdi…
– Platforma nasıl üye olunuyor ?
Internet sitemizde “çalışmalara katılmak istiyorum” diye bir buton var, orayı tıkladıklarında platform çalışanları herkese geri dönüş yapıyor.
– Mali konular nasıl çözülüyor?
Başlıca sıkıntımız. Kişisel katkılarla, aidatlarla, gönüllülükle yürüyor.
– Platformun temel amacı ne ?
Türkiye sathındaki bu alanda tüm davaların takipçisi olmak, bu süreçlerle ilgili bir kamuoyu oluşturmak, sürekli bir farkındalık yaratmak ve kurumlar üzerinde etkiyi güçlendirmek. Yoksa sığınma evi açmak, özel güvenlik sağlamak gibi bir çalışmamız yok, bunlar zaten devletin elinde ve sorumluluğunda. Buraya da kolay gelmedik! İlk kurulduğumuzda “kadın cinayeti” diye özel bir sorun bile kabul görmüyordu. Kadın cinayeti, yani kadınların sırf cinsiyetleri nedeni ile öldürülüyor oluşları herhangi bir adli olay, 3. sayfa haberi gibi ele alınıyordu. Önce biz bu olayı gerçek ismiyle toplumun kabul etmesini sağlamakta başarılı olduk. Artık herkes bunun “kadın cinayeti” olduğunu adıyla biliyor, kabul ediyor, öyle kullanıyor.

Kadın eylemine müdahaleKadın eylemine müdahale

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...