Sözcü Plus Giriş

‘Kasanın anahtarı hırsızda..’

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, hırsızı merkeze koyan bir ekonomi politikasının var olduğunu belirtti.

Güncellenme: 19:09, 18/05/2015
‘Kasanın anahtarı hırsızda..’

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Ülkenin Hazinesi; onun anahtarı hırsızın elinde. Bu düzen değişmediği müddetçe, kasanın anahtarı hırsızda olduğu müddetçe, biz düze çıkamayız” dedi.

Seçim çalışmalarına dün Adana'da devam eden Demirtaş, Uğur Mumcu Meydanı'nda düzenlediği miting öncesi Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ile birlikte sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi. Demirtaş, şunları söyledi:

MEVZU SEÇİMİN ÖTESİ

“Sadece barajı aşmak için vatandaştan oy istemiyoruz. Parlemento’da sadece HDP’nin temsiliyeti için bu oyları istemiyoruz. Çünkü mevzu seçim kazanmanın çok ötesinde bir durum. Bir tarafta bizlere tek adamlığı ve ismi konulmamış bir diktatörlüğü dayatan, tekçi bir rejim altında yönetme gibi anlayışı bize dayatan, bir çizgi var. Bu çizgi maalesef 13 yıl boyunca eline geçirdiği her fırsatı hor kullanmış, hiçbir kalıcı, köklü çözüm projesi üretmemiş. Toplumun beklentisi, Kürt sorunundan Alevi sorununa, işsizlikten, Kıbrıs, Avrupa Birliği ve Ermeni meselesine kadar; bütün sorunların çözümünü 13 yıl boyunca toplum kredi vermiş ve çözmesini beklemiş. Aradan geçen 13 yıldan sonra şimdi çıkmış, hiçbir sorunu çözmeyen bir anlayış ‘beni başkan yapın' diyerek bu toplumdan oy istemeye çalışıyor. Bütün bunları kamplaştırarak, kutuplaştırarak yapmış. Bizi mezheplerimiz ve kimliklerimizle birbirine düşürecek, meydanlarda yuhalatacak şekilde bir kampanya yürütmüş. Ve bu çizgi şimdi Türkiye toplumundan oy istiyor.

FRENLEYECEĞİZ

Türkiye’yi içeride ve dışarıda adım adım felakete götüren, istikrarsızlığı ve güvensizliği her geçen gün toplumun önüne bir tehdit olarak koyan bu çizgiyi frenleyeceğiz. Umudu canlı tutmuş olacağız. Her yerde büyük insanlık değerlerini sahiplenen ‘güçlü bir toplum’ mesajı vermiş olacağız. Barış ve demokrasi olmadan ekonomi gelişmez. Demokrasisi ve ekonomisi at başı gelişmeyen ülkelerde de ya faşizm ya da kapitalizmin en vahşi uygulamaları gelişir. Biz ikisini birlikte geliştirme iddiasındayız.

KATARLILAR BATTI MI?

Siz işadamı olarak risk alırsınız. Yatırım yaparsınız ama sıfır riskle yurtdışından büyük sermayeler gelir; borsada, bankalarda size sadece fon satarlar. Paradan para kazanırlar. Siz Adana'da risk alır fabrika açarsınız, 50 kişiye de ekmek yedirirsiniz; hiçbir güvenceniz yoktur. Sadece Adana'da 10 yılda 55 büyük fabrika kapandı. Küçükleri, KOBİ'leri saymıyorum; binlerce… 55 ana sektörde fabrika kapandı. Katarlılar battı mı Türkiye'de? Batmazlar, yatırım yapmadılar, çünkü. Sıcak parasını getirdiler, bankaya, borsaya koydular.”