Sözcü Plus Giriş

Uğur Dündar, Gökmen Ulu'nun gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İktidar, seçim takvimine gelen Cumhuriyet Bayramı tatilini uzattı. Dündar, bu durum için “Bayrak taşımayı bile suç sayan iktidar birden cumhuriyet sever oldu. Bu kadar ikiyüzlülük olur mu Allah aşkına?” dedi…

Türkiye dün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 92. yılını kutladı. Ülkede yaşananlar ve Türkiye'nin geldiği durum bayram sevincini bile doyasıya yaşamamıza engeldi. Coşku, hüzne karıştı… Tüm bunları konuşmak için bir araya geldik Soruşturmacı Gazeteci Uğur Dündar'la… Gündeme dair çok çarpıcı tespitler yaptı. Seçim atmosferini değerlendirdi. Uğur Dündar'ın öngörüsüne göre sandıktan 7 Haziran'da olduğu gibi yine koalisyon çıkacak. Peki ya sonra? İşte soruşturmacı gazeteci Uğur Dündar'ın anlattıkları:

– Seçim öncesine denk gelen Cumhuriyet Bayramı tatili uzatıldı. Beş günlük tatil hiç görülmedik bir uygulama. Bu tatil imkanı seçmeni nasıl etkiler?
29 Ekim 2012'de, Ankara'da Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak ve cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk'e sevgi ve saygısını göstermek için insanlar Birinci Meclis önünde toplanmışlar, ancak güvenlik güçlerinin sert müdahalesi ile karşılaşmışlardı. Müdahale öylesine acımasızdı ki, ellerinde bayrak tutan yaşlı kadınlar yerlerde sürüklenmiş, acımasızlığın bu kadarı da olmaz dedirten görüntüler sahnelenmişti. Bu olay hafızalardaki yerini koruyor. Şimdi ise bakıyoruz, Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamayı ve hatta bayrak taşımayı suç sayan iktidar, bugünlerde birdenbire cumhuriyet sever görünüme büründü. Seçim takvimine denk düştüğü için tatili dört güne çıkardı. Buna devlet okullarında okuyan çocuklarımızı da dahil edersek tatil beş gün yapıldı. Sırf, bazı seçmenler sandığa gitmesinler, seyahate çıksınlar diye, görünürde sahte bir cumhuriyet sevgisi sahneleniyor. Burada amaç, sandığa gidip gitmemekte kararsız olan seçmenleri oy vermekten caydırmak. Önceki seçimlere bakıldığında sandığa gitmeyen seçmen kitlesinin yüzde 55'inin CHP seçmeni olduğu görülüyor ve bu AKP'nin işine geliyor. Onları tatile teşvik etmek istiyor. Bu kadar ikiyüzlülük olur mu Allah aşkına?

AKP'NİN ‘400 VEKİL' HAYALİ

– Seçim atmosferini nasıl buluyorsunuz?
Çok kısa bir zamana sıkıştırılan propaganda dönemi ve toplumda ‘Bu seçim de nereden çıktı' algısını yaratmaya yönelik bir çaba öne çıkıyor. Tüm bunlara rağmen, kamuoyu yoklamaları, bırakın Tayyip Erdoğan'ın 400 vekil hayalini, AKP'nin tek başına iktidar bile olamayacağını gösteriyor.
– Büyük olasılıkla bir koalisyon tablosu çıkacak. O zaman ne olacak?
AKP'liler şimdiden yeni bir seçimi daha telaffuz etmeye başladılar. Aslında bu, dayatmanın, antidemokratik uygulamaların, demokrasi teamüllerini yok saymanın ve gücü paylaşma konusundaki dediğim dedikçiliğin tezahüründen başka bir şey değildir. AKP frenleri boşalmış bir kamyon gibi, tehlikeler saçarak giden ve Türkiye'yi daha büyük tehlikelere sürükleyen bir serüven yaşıyor. Bir başka ifade ile AKP artık ters yumruk almış bir boksör gibi, ne yapacağını şaşırmış durumda. Yıkık vaziyette. Arada gonglar imdadına yetişiyor. Ama uzatmaları oynuyoruz.

MÜTHİŞ BİR YARILMA VAR

– AKP içinde, partinin kurucularının ve önemli isimlerinin de bulunduğu geniş bir kesimin rahatsızlığı ayyuka çıktı. AKP'de neler oluyor?
Kendi aralarında müthiş bir yarılma halindeler. Özellikle pisliğe bulaşmamış olanlar çok rahatsız. İktidar tek başına devam etmediği sürece AKP kaçınılmaz olarak bir parçalanma sürecine girer. Çünkü görüldü ki AKP'nin bir ideolojisi yok. Onları şu anda bir arada tutan iktidar olanakları. İktidar olmanın sağladığı çıkarlar ortadan kalktığında dağılacaklar. Ayrıca pisliğe bulaşmamış olan istisnalar ile yargıya hesap vermek durumunda kalmak istemeyenler de kendilerini kurtarma çabasına girecekler.

HESAP SORULMAYACAK MI?

– AKP'nin içinde yer alabileceği olası bir koalisyon hükümeti kurulur ise bu iktidar döneminde işlenen suçların hesabı ne olacak?
Asla yanlarına kâr kalmamalı. Ekonomideki bozulma ve toplumdaki dengeler güçlü bir koalisyon oluşmasını talep ediyor. Küresel beklenti de bu doğrultuda. Akla AKP ve CHP koalisyonu geliyor. Fakat, anayasa ilga edilmiş, hukuksuzluk almış başını gitmiş, yolsuzluklar ayyuka çıkmış… Bunların hesabı sorulmayacak mı? Eğer bunlar yok sayılır, “Yeni bir sayfa açıp, yola koyulalım” denilir ise bunu diyen kaybeder. Eğer CHP böyle derse o zaman Cumhuriyet Halk Partisi parçalanır.

TÜRKİYE VAHŞİ BATI GİBİ

– CHP Genel Merkezi'nin önünde tabanca ile beş el ateş edilmesi hakkındaki değerlendirmeniz nedir?
Teksas'ta her şey olabilir. Ne yazık ki buna acı acı gülüyoruz. Türkiye'yi vahşi Batı'ya döndürdüler. Şu anki atmosfer her an her şeyin olabileceğini düşündürtüyor. Kim garanti edebilir ki korkunç bir patlama daha olmayacağını? Şu anda IŞİD'li canlı bombalar aramızda dolaşıyor.

Her hukuksuzluğun karşısında dururuz

– Ko­za İpek Gru­bu'na el ko­nul­ma­sı­na ba­kı­şı­nız ne­dir?
Ce­ma­at de­ni­len gru­bun geç­miş­te mağ­dur et­ti­ği ki­şi­ler­den bi­ri­yim. Bi­ze if­ti­ra­lar atıl­dı, yaf­ta­la­ma­ya ça­lış­tı­lar, Er­ge­ne­kon­cu ilan et­ti­ler. Or­ga­ni­ze suç ör­gü­tü id­di­ası ile din­len­dik, ta­ki­be alın­dık. Bu if­ti­ra ve kö­tü­lük­le­re rağ­men, bi­ze zu­lüm ya­pıl­dı di­ye, bi­ze bun­la­rı re­va gö­ren­le­re ya­pı­lan hak­sız­lık ve hu­kuk­suz­luk­la­rı as­la re­va gör­me­yiz. Her ki­me hu­kuk­suz­luk ya­pı­lı­yor­sa onun kar­şı­sın­da du­ru­ruz. Akın İpe­k'­in sa­hi­bi ol­du­ğu ya­yın gru­bu­na yö­ne­lik ope­ras­yo­nu da ba­sın öz­gür­lü­ğü­ne vu­ru­lan bir dar­be ola­rak ni­te­len­di­ri­yor ve bu ya­yın ku­ru­luş­la­rı­nın ik­ti­da­rın bo­ra­za­nı ha­li­ne ge­ti­ri­le­ce­ği bir gi­ri­şim ola­rak gö­rü­yo­rum.

ÇIKAR ORTADAN KALKINCA AKP PARÇALANIR
Uğur Dündar, AKP'de yaşanan rahatsızlığı, “Onları şu anda bir arada tutan iktidar olanakları. İktidar olmanın sağladığı çıkarlar ortadan kalktığında dağılacaklar” sözleriyle değerlendirdi.

Cadı avıyla bağımsız olan basını yıldırmak istiyorlar

– Ankara katliamı ve benzeri olaylar sonrasında konulan yayın yasaklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sansür olarak değerlendiriyorum. Halkın gerçekleri bilmemesi isteniyor. Zaten basın halka iktidarın istediklerini duyuruyor. Önemli olan iktidarın bilinmesini istemediği gerçeklerin halk tarafından bilinmesi ve basının asıl mevcudiyet nedeni de o. Bunu yapabilen kaç tane bağımsız yayın kuruluşu var? Başta SÖZCÜ olmak üzere bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki bağımsız basına dahi tahammül edemiyor, susturmak için iktidarın bütün enstrümanları ile baskı kuruyorlar. Vergi cezaları uyguluyor, hapis istemli suç duyuruları yapıyor, davalar açıyor, halkın vergisi ile besledikleri ve Ak Trol denilen binlerce sosyal medya hesap sahibi mütecavize iktidardan hoşnut olmayanlara hakaretler, küfürler yağdırtıyor, gazete basıyor, evinin önünde gazeteci dövüyor, cadı avı ile bağımsız basını yıldırmak istiyorlar. Böyle bir ceberut yaklaşım hiçbir dönemde görülmemiştir.

YARIN: HÜKÜMETİN GÖREMEDİĞİ GERÇEKLER NELER?

Yayınlanma Tarihi:05:32,