Sözcü Plus Giriş

Sedat Şahin ve grubuna yönelik Cuma günü yapılan operasyonlarda gözaltına alınan 19 kişi’den 11’i dün Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından 11 kişi tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi.

“BABAM BENİ YASADIŞI İŞLERDEN UZAK TUTMUŞTUR”

Sedat Şahin’in babası olduğunu söyleyen Erkan Şahin, Yüksek öğrenim görmüş bir insanım. Babam da beni yasa dışı işlerden uzak tutmuştur. Zaten birçok hastalığım var. Tedavi görmekteyim, evimden dahi çıkmayan, bir iş yapmaya mecalim yoktur. Öldürülen Vedat Şahin benim amcamdır. Taziye nedeniyle birçok şahıs evimize gidip gelmiştir. Ben Saral Ailesi ile ilgili eyleme yönelik bir çalışma yapıldığına dair bilgi sahibi değilim” dedi.

“KİMSEYE HERHANGİ BİR TALİMAT VERMEDİM”

Mustafa Tuna Gülümsel’de yakalandığı ileri sürülen belgelerle bir ilgisinin olmadığını söyleyen Erkan Şahin, “Babamın arkadaşı olduğu için kendisini tanırım ve zaman zaman da telefonla görüşürüz. Mercedes Vito marka araçta yapılan aramaya ilişkin bir bilgim bulunmamaktadır. Yakalanan silahlarla da bir irtibatımı yoktur. Arama sırasında babamın evinde misafir olarak bulunan Bilgin Önder’in üzerinden silah çıktığı söylendi. Ancak ben görmedim. Serkan Güngördü isimli şahıs ise perdecelik yapmaktadır. 13 Mart 2015’de de ziyaret amaçlı evimize gelmiştir. Ben telefonla yaptığım görüşmelerde suç teşkil eden herhangi bir görüşmede bulunmadım. Silahlı suç örgütülü yöneticisi olmam mümkün değildir. Sağlığım da buna elverişli değildir. Volkan Aykaç isimli sahısı da tanımıyorum. Tanımadığım bir kişiye Mustafa Tuna Gülümsel’e vermek üzere herhangi bir şey teslim etmemde söz konusu değildir. Örgüt yöneticisi olarak kimseye herhangi bir emir veya talimat vermedim. Yakalanan silahlarla da bir ilgim yoktur suçsuzumö dedi.

“EYLEM HAZIRLIĞI İÇİNDE OLMADIM”

Şüpheli Mehmet Şahin, Sedat Şahin’in amcasının oğlu olduğunu belirterek, akrabalık ilişkisi dışında bir iş ilişkim bulunmamaktadır. Yasadışı herhangi bir işle uğraşmam için bir sebep bulunmamaktadır” dedi. Öldürülen Vedat Şahin’in de amcasının oğlu olduğunu kaydeden Mehmet Şahin, “Ben Burhanettin Saral ve adamlarına yönelik bir eylem hazırlığı yapıldığını duymadım. Böyle bir hazırlığın içinde de olmadım. Yakalanan silahlarla da bir ilgim bulunmamaktadır. Suçsuzum” diye konuştu.

“5 TABANCA VE 2 KALAŞNİKOF BANA AİTTİR”

Seda Şahin ve Saral grubundan kimseyi tanımadığını belirten Volkan Aykaç da, “Aramızda da herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde kimseden emir ve talimat almadım. Araçta ele geçirilen 5 tabanca ve 2 kalaşnikof tüfek te bana aittir. Ben İstanbul’da araç kiralama işi yapıyordum. Ancak işimi devrettim. Memleketim olan Kastamonu’ya gidecektim. Silahları da memlekete gittiğim için yanımda götürecektim. Ancak yapılan aramada ele geçirildi” dedi.
Saral grubu ile ilgili ele geçirilen belgelerin merak nedeniyle internet ortamından temin ettiği belgeler olduğunu söyleyen Volkan Aykaç, “Yasa dışı bir faaliyet için bunları toplamadım. Bu yönde kimseden de talimat almadım. Mustafa Tuna Gülümsel arkadaşımdır. Zaman zaman yanına giderim. Ehliyeti bulunmadığı için de ara sırada şoförlüğünü yaparım. Beni kendisine para getirmem için Günyüzü Konaklarında bir adrese gönderdi. Belirttiği adreste 2 bin TL parayı zarf içinde Z. K. isimli şahıstan alarak kendisine getirdim” dedi.

“SİLAH MERAKIM OLDUĞU İÇİN TEMİN ETMİŞTİM”

Şüpheli Serkan Durna da suçlamaları redderek, örgüt faaliyeti çerçevesinde kimseden emir ya da talimat almadığını söyledi. Durna, “Florya ve Beykoz’da yapılan aramalarda ele geçirilen tabancalardan şarjorlü olan simit wesson bana aittir. Silah merakım olduğu için temin etmiştim. Diğer iki silah yaklaşık olarak 2014 yılının eylül ayında Ferdi Topal tarafından emanetten bana bırakılmış silahlardır. Ancak Ferdi Topal 24 Aralık 2014 tarihinde öldürüldüğü için bu silahları iade şansım olmadı. Aramada ele geçen 12.000 dolar para da bir arkadaşıma yardım amacıyla satmış olduğum aracının bedeli olarak kendisine verilmek üzere almış olduğum paradır. Ben Burhanettin Saral ve adamlarına yönelik eylem iddiasıyla el konulan belge ve fotoğraflar konusunda da bilgi sahibi değilim. Böyle bir hazırlık olduğunu da bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

“KENDİME YELEK ALIP KULLANMAYA BAŞLADIM”

Mustafa Tuna Gülümsel, “ Sedat Şahin ve daha önce aynı cezaevinde kalmam nedeniyle tanırım. Vedat Şahin ve Ferdi Topal’ın öldürülmesi olayını öğrenmem üzerine hastaneye gittim. Basından takip ettiğim kadarıyla eylemi Sarallar grubunun gerçekleştirdiğinin öğrendim. Sarallar grubu ile hareket eden Mert Altan Sarıyıldız’ın benimle ilgili bilgi topladığını öğrenmem üzerine de polise başvurdum. Kendime çelik yelek alıp kullanmaya başladım. Sedat Şahin’in kurduğu iddia olunan örgüte üye değilim. Bu yönde kimseden emir ya da talimat almadım ve yerine getirmedim. Sarallar grubuna yönelik olarak Volkan Aykaç’ın aracında yakalanan silahlarla bir ilgim yoktur. Serkan Durna da arkadaşımdır. Evime de gidip gelir. Evimdeyken yakalanan silah ta kendisine aittir. Bana ait değildir. Züftü Kocaman’dan Volkan Aykaç 2 bin Tl parayı zarf içinde Zülfü Kocaman’dan alıp getirdi. Evimde ele geçen paralarda yasal işlerim neticesinde elde ettiğim paralardır. 30.000 Euro araç satışında aldığım paradır. Buna ilişkin belgeyi ileride ibraz edeceğim. 07 … 44 plakalı aracın evimin önüne geldiği doğrudur. Ancak bu araçta yakalanan silahlarla bir ilgim bulunmamaktadır” şeklinde konuştu.

SAĞLIK NEDENİYLE SERBEST BIRAKTI

8. Sulh Ceza Hakimliği verdiği kararda, şüphelilerden Erkan Şahin ve Mehmet Şahin’in suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütü yönetmek suçundan tutuklanmalarının talep edildiğini belirterek bu suçun katalog suçlardan olduğunu, Vedat Şahin ve Ferdi Topal’ın öldürülmesine ilişkin dosyada elde edilen istihbari, teknik deliller ve ihbar tutanakları üzerine yapılan aramada ele geçirilen silahların vahim nitelikte olduğunu belirtti. Olayda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir delillerin bulunduğunu belirten hakimlik, “Ancak sorgu sırasında gözlemlenen şüphelilerin sağlık durumu ve avukatları tarafından sunulan sağlık rapor ve belgeleri dikkate alındığında tutuklama tedbirinin şüpheliler yönünden ağır ve hayati sonuçlar doğurabileceği, bu yönüyle tutuklama tedbirinin orantılı olmadığının anlaşıldığından tutuklama talepklerinin reddine karar verildi” denildi. Hakimlik iki şüpheli hakkında tutuklama talebini reddederek yurtdışına çıkış yasağı konulmasına ve haftada bir adresine en yakın karakola imza atmalarına karar verdi.

3 KİŞİ TUTUKLANDI

Hakimlik, şüphelilerden Mustafa Tuna Gülümsel, Serkan Durna ve Volkan Aykaç’ın ise haklarında kuvvetli suç şüphesini gösterir delillerin bulunduğunu belirterek şüphelilerin kaçma ve delilleri karartma şüphelerinin bulunduğunu gerekçesiyle örgüte üye olmak ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından tutuklanmalarına karar verdi.

SEDAT ŞAHİN DE ARANIYOR

Gözaltına alınan kişilerin, 24 Aralık 2014 günü öldürülen Vedat Şahin’in intikamını almak için saldırı hazırlığı yaptığı iddia ediliyor. Sedat Şahin’in ise arandığı öğrenildi.

DHA