Sözcü Plus Giriş

“Yaşananlar yönetimden kaynaklanan bir krizdir”

CHP’nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke Sözcü'ye çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Güncellenme: 13:14, 19/02/2015
“Yaşananlar yönetimden kaynaklanan bir krizdir”

CHP'nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, eskiden döviz piyasalarında ve faizde ani sıçramalar olduğu zaman buna kriz dendiğini belirterek, “Bir süredir böyle demediğimiz bir Türkiye'de yaşıyoruz. Ama bu durum bir iktisatçı olarak benim için krizdir. Daha fecisi; bu kriz yönetimden kaynaklanan bir krizdir” dedi.

Ak­tif si­ya­set­te 5 ayı ge­ri­de bı­ra­kan ve mil­let­ve­kil­li­ği aday aday­lı­ğı için Bil­kent Üni­ver­si­te­si İk­ti­sa­di ve İda­ri Bi­lim­ler Fa­kül­te­si De­kan Yar­dım­cı­lı­ğı gö­re­vin­den is­ti­fa eden CHP Ge­nel Baş­kan Yar­dım­cı­sı Se­lin Sa­yek Bö­ke, “e­ko­no­mi­nin kur­ma­yı­” ol­ma­ya aday. Ama biz Bö­ke ile CHP ik­ti­da­rın­da eko­no­mi na­sıl kur­tu­lu­ru de­ğil, Tür­ki­ye eko­no­mi­si­nin tam da bu­gün iti­ba­rıy­la ne­re­ye git­ti­ği­ni ko­nuş­tuk.
– Do­lar 2.50 psi­ko­lo­jik sı­nı­rı­nı aş­tı. Bir ik­ti­sat­çı ola­rak do­la­rın sey­ri­ni siz na­sıl yo­rum­lu­yor­su­nuz?
Do­lar­da­ki bu yük­se­liş nor­mal de­ğil. Esa­sın­da bu ön­le­ne­bi­lir bir şey­di. Ama ön­le­ne­me­di. Çün­kü Tür­ki­ye'nin bir si­ya­si ris­ki var ve bu risk de cum­hur­baş­ka­nı­nın ken­di­si. Do­la­yı­sıy­la dö­viz­de­ki oy­na­ma da cum­hur­baş­ka­nı­nın ken­di­sin­den ve eko­no­mi yö­ne­ti­min­den kay­nak­la­nı­yor.

“TÜR­Kİ­YE BÜ­YÜ­YE­Mİ­YOR”

-Ya­ni Tür­ki­ye'de bir eko­no­mik so­run ol­du­ğu için do­lar fır­la­ma­dı öy­le mi?

El­bet­te eko­no­mi­de bir so­run var. Ama bir yan­dan da eko­no­mik ola­rak kö­tü yö­ne­tim­den kay­nak­lı cid­di bir risk oluş­muş va­zi­yet­te. Eko­no­mik so­run­la­rın üze­ri­ne o risk bi­nin­ce, dö­viz böy­le iki haf­ta­da 2.50'nin üze­ri­ne çı­ka­bi­li­yor ve ne ola­ca­ğı­nı ön­gö­re­mi­yo­ruz. Çün­kü cum­hur­baş­ka­nı­nın ne di­ye­ce­ği­ni bil­mi­yo­ruz. Biz eko­no­mi­de­ki so­mut ve­ri­ler üze­rin­den bir eko­no­mik du­rum de­ğer­len­dir­me­si ya­pı­yor ol­sak de­rim ki; şu an­da Tür­ki­ye bü­yü­me­di­ği için dö­viz ku­ru­na bas­kı ol­ma­sı nor­mal. Ama bun­la­rı tar­tı­şa­bi­le­ce­ği­miz bir ül­ke ol­mak­tan çık­tı Tür­ki­ye.

-Ne za­man çık­tı?

Tür­ki­ye 2007'den be­ri bü­yü­me an­la­mın­da cid­di bi­çim­de ya­vaş­la­dı­ğı bir dö­ne­me gir­di. İş­siz­lik za­ten hiç­bir za­man düş­me­miş­ti. Ge­lir da­ğı­lı­mın­da­ki eşit­siz­lik da­ha da göz­le gö­rü­lür bir ha­le gel­di. 2007 son­ra­sın­da ya­şan­ma­ya baş­la­nan ya­lan­cı ba­ha­rın da ar­tık di­bi­ne ge­lin­di. Ben bu du­ru­mu ya­vaş ya­vaş ölen kalp has­ta­sı­nın du­ru­mu­na ben­ze­ti­yo­rum. Ama bu­ra­dan ame­li­yat­la mı çı­ka­ca­ğız, yok­sa stend ta­ka­rak mı çı­ka­ca­ğız ko­nu­su ha­ki­ka­ten çok kri­tik.

“ARTAN DÖ­VİZ ENF­LAS­YO­NA BAS­KI YA­PI­YOR”

-Bu tab­lo­ya ba­ka­rak so­ru­yo­rum; ta­rih eko­no­mik kriz­ler­le anı­lan 2001 ve 2008'den son­ra 2015'i de ya­za­cak mı?

Biz es­ki­den dö­viz pi­ya­sa­la­rın­da ve fa­iz­de ani sıç­ra­ma­lar ol­du­ğu za­man bu­na kriz der­dik. Bir sü­re­dir böy­le de­me­di­ği­miz bir Tür­ki­ye'de ya­şı­yo­ruz. Ama bu du­rum bir ik­ti­sat­çı ola­rak be­nim için bir kriz­dir. Çün­kü re­fah ya­ra­tı­mı dur­muş, eko­no­mi­de bir re­el ak­ti­vi­te gö­rül­mü­yor, ya da çok za­yıf, bu­nun­la bir­lik­te fi­yat­lar­da sıç­ra­ma­lar var. Eğer bu se­çim­ler­de Tür­ki­ye ay­nı yö­ne­tim ya­pı­sı ile de­vam et­me­ye ka­rar ve­rir­se, o za­man ta­rih 2015'i de kö­tü se­nar­yo ile ya­za­bi­lir. Eğer bu se­çim­ler­de ye­ni bir eko­no­mik an­la­yış ve ye­ni bir zih­ni­yet yö­ne­ti­me ge­lir­se, o za­man yi­ne zor bir se­ne olur, ama o zor se­ne­yi açık kalp ame­li­ya­tı ye­ri­ne stend ta­ka­rak at­la­ta­bi­li­riz.

-Pe­ki ni­ye hiç kim­se de­va­lü­as­yon­dan söz et­mi­yor?

Şöy­le söy­le­ye­yim, şu an­da­ki du­ru­mu­muz es­ki bil­di­ği­miz kriz­le­re en ya­kın ol­du­ğu­muz du­rum. Dö­viz ku­ru bu ka­dar sıç­ra­dı­ğın­da ön­ce enf­las­yo­na bas­kı ya­pı­yor. Ya­ni Türk li­ra­sı­nın her yüz­de 10'luk de­ğer kay­bı, enf­las­yo­nu 1,5 pu­an art­tı­rı­yor. Bu­nun­la be­ra­ber şir­ket­le­rin du­ru­mu da iç açı­cı de­ğil. Şu an­da özel sek­tör­de­ki şir­ket­le­rin 179 mil­yar do­lar açık po­zis­yo­nu var. Dö­viz­de­ki her oy­na­ma, bu şir­ket­le­rin var­lık­la­rı­nın eri­yor ol­ma­sı an­la­mı­na ge­li­yor. Ya­ni dö­viz pi­ya­sa­sın­da­ki bu sı­kı­şık­lık ve sı­kın­tı, re­el sek­tö­rün borç yü­kü­nü art­ı­rı­yor. Bu du­rum tü­ke­ti­ci­nin ge­li­ri­ni kı­sıt­la­ma­ya baş­lar­sa, ki gör­dü­ğü­müz şey tam da bu. İş­te o za­man sa­de­ce fi­yat de­ği­şik­li­ği ol­maz, gün­lük ha­ya­tı­mız­da iş bul­ma­mız­dan, aş bul­ma­mı­za, do­la­yı­sıy­la ya­rı­na da­ir umut bes­le­me­mi­ze de en­gel oluş­tu­rur. Bu bir kriz­dir. Da­ha da fe­ci­si; bu bir yö­ne­tim kri­zin­den kay­nak­la­nan bir kriz­dir ki, Tür­ki­ye'de şu an­da ya­şa­nan da as­lın­da tam ma­na­sıy­la bu­dur.

“Çil­le­r'­le sa­de­ce fi­zi­ği­miz ben­zi­yor”

Es­ki Baş­ba­kan­lar­dan Tan­su Çil­le­r'­e ben­zer­li­ği ile il­gi­li Se­lin Sa­yek Bö­ke, “Sa­de­ce fi­zi­ği­miz ben­zi­yor. Si­ya­se­ten hem­fi­kir ol­ma­dı­ğım çok yö­nü var. Ama bir yan­dan da Tür­ki-ye'­de ka­dın­la­rın bel­li sta­tü­le­re gel­me­si an­la­mın­da önem­li ka­pı­lar aç­mış bir isim
Tan­su Çil­le­r” de­di.

-Mer­kez Ban­ka­sı Baş­ka­nı'nın du­ru­şu­nu na­sıl de­ğer­len­di­ri­yor­su­nuz?

Mer­kez Ban­ka­sı ku­rum ola­rak, ya­ni ki­şi­den ba­ğım­sız ola­rak Tür­ki­ye'de en yük­sek kre­di­bi­li­te ka­zan­mış olan eko­no­mik ku­rum­lar­dan bir ta­ne­siy­di. Pi­ya­sa oyun­cu­la­rı­na sor­du­ğu­nuz­da ve ge­nel al­gı­ya bak­tı­ğı­nız­da in­san­lar Mer­kez Ban­ka­sı'na gü­ve­ni­yor­lar­dı. Fa­kat bir sü­re­dir bu du­ru­şun­da cid­di ola­rak uğ­ra­dı­ğı eroz­yo­na ken­di­si se­bep ol­du. Ya­ni, cum­hur­baş­ka­nı “ya­p” di­ye bas­tır­dı­ğı za­man, “yap­ma­ya­ca­ğı­m” di­ye eko­no­mik ola­rak di­ret­me­di­ği için ve er­ken bir şe­kil­de fai­zi dü­şür­me­ye baş­la­dı­ğı için, her ne ka­dar kre­di­bi­li­te kay­bı­nı cum­hur­baş­ka­nı ya­rat­mış gi­bi gö­zük­se de, Mer­kez Ban­ka­sı Baş­ka­nı'nın ter­ci­hi de bu si­ya­si ya­pı­nın is­te­ği­ne göz yum­mak ol­du. Do­la­yı­sıy­la Sa­yın Baş­çı'nın şu an­da­ki du­ru­şu ba­na bir şey ifa­de et­mi­yor. Or­ta­da kay­be­dil­miş bir kre­di­bi­li­te var.

-Kü­çük ya­tı­rım­cı­ya kü­çük bir tü­yo is­te­se­m…

İk­ti­sat­çı­lar bun­la­rı bil­mez. Biz so­mut ve­ri­ler­le yol gös­te­ri­ci bil­gi­yi or­ta­ya çı­ka­ra­bi­li­yo­ruz. Ama özel­lik­le bu de­re­ce be­lir­siz pi­ya­sa­lar­da doğ­ru­su­nu is­ter­se­niz ben hiç­bir yö­ner­ge­ye gü­ve­ne­rek bak­mam.

-El­de­ki­ni avuç­ta­ki­ni yas­tık al­tın­da mı sak­la­ya­lım?

(Gü­lü­yor) Ga­li­ba en ga­ran­ti­si o. Bir de bu dönemde borç­lan­ma­mak ge­re­ki­yor.

-Siz ta­sar­ruf­la­rı­nı­zı na­sıl de­ğer­len­di­ri­yor­su­nuz?

Ben şu dö­nem­de ne ol­du­ğu­nu bir ik­ti­sat­çı ola­rak net bir şe­kil­de an­la­ya­mı­yo­rum. Do­la­yı­sıy­la yaşanan bu be­lir­siz or­tam­da hiç­bir ala­nda bü­yük de­ği­şik­lik yap­mam. Çün­kü
ben bi­le fi­nan­sal ya­tı­rım ola­rak ne ya­pa­ca­ğı­mı bil­mi­yo­rum. Bek­le ve gör di­yo­rum ken­di ken­di­me.

-Ali Ba­ba­can ve Meh­met Şim­şek üze­rin­den AKP ik­ti­da­rı­nın eko­no­mi­de­ki en bü­yük ba­şa­rı­sı ve ba­şa­rı­sız­lı­ğı siz­ce ne­dir?

Bu so­ru­ya bu­gün­den ge­ri­ye doğ­ru gi­de­rek ya­nıt ver­mek en doğ­ru­su. Şu an­da­ki sus­kun­luk ve ka­bul­len­miş­lik­le­ri­ni çok ya­dır­gı­yo­rum. Tür­ki­ye'de her şey tı­kan­mış, eko­no­mi bat­mış gi­di­yor, onun dü­me­nin­de otu­ran iki ki­şi de ses­siz­ce bu­nu iz­li­yor. Bir de bi­ze ken­di ken­di­le­ri­ni şi­ka­yet edi­yor­lar! Ali Ba­ba­ca­n'­ın çı­kıp, “Hu­ku­kun üs­tün­lü­ğü ge­rek­li­di­r” de­me­si­ni açık­ça­sı ben ya­dır­gı­yo­rum. 2001'den 2007'ye ka­dar bir ön­ce­ki o be­ğen­me­dik­le­ri koa­lis­yon hü­kü­me­ti­nin var olan eko­no­mik prog­ra­mı­nı uy­gu­la­mış ve bu uy­gu­la­ma­la­rı ba­şa­rı ha­ne­le­ri­ne ya­zıl­mış olan bu isim­le­rin, bu­gün dö­nüp yap­ma­sı ge­re­ken, “Bu­ra­da bir so­run va­r” de­mek­ti. Bu­nu de­me­dik­le­ri gi­bi, ye­ni bir prog­ram da üre­te­me­di­ler.