Sözcü Plus Giriş

Günümüzde ekonomik şartların ve toplum yapısının değişmesiyle birlikte çocuğun bakımı ve eğitimi ile ilgili sorumluluklara babalar da en az anneler kadar dahil olmaya başlamıştır. Babanın korkulan bir otorite figürü olarak algılandığı, duygusal olarak soğuk ve mesafeli durduğu geleneksel yapının aksine günümüzde babalar da çocukların hem duygusal hem de beslenme, temizlik gibi fiziksel ihtiyaçlarına cevap vermektedir. Bu durum kadının toplum içindeki rolünün, ekonomik koşulların değişmesi ile ilişkilendirilse de babaların çocuk psikolojisi ile ilgili farkındalık ve bilinç kazanmasının da çocuklarıyla kurdukları ilişkinin farklılaşmasında etkisi büyüktür. Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesinden, uzman psikolog Pınar Kaya Türk, günümüzün çok sık rastlanan “anne gibi” olan babalarını değerlendiriyor;

Biyolojik dünya ve anne olmak

Kadınlarda anne olmayı teşvik eden etkenlerden biyolojik faktörler ağır bassa da erkekler için durum daha farklı. Erkekler baba olmayı sorumlulukların artması olarak değerlendirirken, hazır olmalarını belirleyen faktörlerin başında ekonomik faktörler geliyor. Anne ve bebeğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek, eş ile iyi bir ilişki içinde olmak erkekleri babalığa hazırlayan faktörlerin başında geliyor. Günümüz erkekleri açısından baba olma motivasyonunu değerlendirecek olursak kesin bir yargıya varmak ve genelleme yapmak oldukça zor.  Evlilik ve aile kurma fikrine çok uzak bakan erkekler olduğu gibi bir an önce baba olmanın sevincini yaşamak isteyen erkekler de var. Burada belirleyici faktör kişilik özellikleri oluyor. Kendini baba olmaya hazır hisseden erkekler de anneler gibi hamileliğin ilk anlarından itibaren ebeveyn olmanın bilinç ve sorumluluğunu hissetmeye başlıyor, babalar da anneler gibi hamilelik sürecinde ve sonrasında hormonal değişiklikler gösteriyor.

Yapılan araştırmalar eşleri ile birlikte hamilelik heyecanını yaşayan ve gün be gün kendini babalığa hazırlayan erkeklerde bebeğin doğumundan 3 hafta önce prolaktin hormonunun %20 oranında arttığını gösteriyor. Bununla birlikte doğumdan sonra, yeni babalar diğer erkekler ile kıyaslandığında testosteron hormonlarının azaldığı, östrojen hormonunun ise arttığı gözlemleniyor. Tabi ki bu değişiklikler baba adaylarının hamilelik süreci boyunca anne ile kurdukları yakın etkileşimin olumlu/ödüllendirici sonuçları. Doğa bireyleri iyi ebeveynliğe hazırlıyor.

Doğumdan sonraki bir yıllık sürece dikkat!

Doğumdan sonraki ilk bir yıllık süreç babaların gelecekte çocukları ile kuracakları ilişkinin temelini atıyor. Yapılan araştırmalar babaların da en az anneler kadar bebeğin verdiği sinyalleri algıladığını ve duyarlı olabildiğini gösteriyor. Bebeğin beslenme, temizlik, bakım gibi ihtiyaçlarının karşılanması, oyun oynatılması, bebekle konuşulması gibi daha çok kadına aitmiş gibi algılanan görevlerin babalar tarafından paylaşılması baba-çocuk iletişiminin tohumlarını ekiyor. Böylelikle geleneksel yapının otoriter-soğuk babalarının yerini çocukları ile ilgilenen, onların ihtiyaçlarını anlayan babalar almaya başlıyor. Tabi çocuk ile ilgilenmenin yanı sıra hem anne hem de baba açısından eş olarak birbirlerini de ihmal etmemeleri gerekiyor.

Rol model babalar

Çocukların ebeveynlerini rol-model olarak görmeye başladıkları 3-5 yaş arasındaki dönemde de yine babalara çok iş düşüyor. Erkek çocukları açısından baba benzemek istedikleri örnek insan oluyor. Kız çocukları açısından ise baba karşı cinsi temsil eden bir birey oluyor. Bu yüzden kız çocuklarının babaları ile kurdukları sağlıklı ilişki ilerideki eş seçimlerinde yönlendirici rol oynuyor. Kız çocukları kendilerine duydukları güvenin temelini bu yaş döneminde atarken, babalarını gözlemleyerek erkekler hakkında da fikir sahibi olmaya başlıyorlar.  Çocuktaki duygusal gelişimin yanı sıra bilişsel gelişimin üzerinde de babaların payı yadsınamaz. Öncelikle çocuk sahip olduğu IQ’nun bir bölümünü kalıtımsal olarak babadan alıyor. Bu altyapının üzerine yine baba ile etkileşimleri sonucu analitik düşünme yeteneği ve sözel beceriler de ekleniyor. Ayrıca yapılan araştırmalara göre babaları ile daha çok vakit geçiren çocuklar daha bağımsız ve kendine daha çok güveniyor, kendilerini daha iyi ifade ediyor, yabancı ortamlara girdiğinde çekingen davranmıyor. Çünkü annenin korumacı tutumunun aksine babalar çocukları yeni deneyimler için daha çok teşvik ediyor.

Çocukla kaliteli vakit geçirmek için;

Hem annenin hem de babanın çocuk ile baş başa vakit geçirmeye ihtiyacı vardır. Bu yüzden haftada en az bir gün anne günü, bir gün de baba günü yapın ve çocuk ile baş başa olun.

Çocuk ile paylaşılacak bu zaman diliminde yapılacak aktiviteleri çocuğun tercihine bırakın. Çocuk o dönemde ne yapmaya ihtiyaç duyuyorsa sizi yönlendirecektir.

Her anne ve baba adayı hamilelik döneminden itibaren çocuk gelişimi ve eğitimi ile ilgili kitaplar okuyabilir. Böylelikle hangi yaş döneminde çocuğun nelere ihtiyacı var, bu ihtiyaçlar nasıl karşılanabilir gibi konularda hazırlıklı olunur.

Babanın çocuk ile ilgilendiği zaman diliminde anne ilişkiye müdahale etmemelidir. Babayı “becerememek” ve “iyi yapamamakla” suçlamak baba-çocuk ilişkisini zedeleyeceği gibi babanın çocuğun bakımı ile ilgili kendine güvenini de zedeler.

Babaların da çocuğun okulu, arkadaşları, öğretmeni, ev ödevleri gibi konularda bilgi sahibi olması ve yakın takipte olması gerekir.

Anne babaların kurallar konusunda önceden anlaşmış ve fikir birliğine varmış olması gerekir.

Son olarak anne ve babanın eş olarak da kaliteli bir ilişkiye sahip olması gerekir.