Sözcü Plus Giriş
BURAK GÖRAL

Uzun heyecanlı bir gece…

23 Mayıs 2015 Yazarlar

Bazen çok iyi fikirlerden o kadar parlak filmler çıkamayabiliyor. “Gece Takibi” de öyle iţte, hikayesi ve oyuncuları daha iyi bir filmi hak ediyor aslında…

 

Schindler'in Listesi, “Michael Collins” ve “Cennetin Krallığı” gibi güçlü filmlerde dramatik rollerde izlemekten keyif aldığımız İrlandalı aktör Liam Neeson, oyuncu eşi Natasha Richardson'ı 2009 yılında bir kaza sonucunda kaybettiğinden beri kendisini tümüyle aksiyon filmlerine verdi. Şimdi senede 4-5 film çeken oyuncu, bir zamanların emektar aksiyon oyuncusu Charles Bronson gibi sürekli ailesini korumak için eline silah alan kahraman rollerinde karşımıza çıkmakta.

 

gece_takibi_71

 

“Gece Takibi”nde de alıştığımız Liam Neeson'ı izliyoruz. Bir ţekilde kader onu eline silah alıp oğlunu ve onun ailesini korumaya zorluyor. Ama film aslında bundan çok daha fazlasının yapılabileceği bir hikayeye sahip.
Shawn (Ed Harris) ve Jimmy (Liam Neeson) beraber büyümüş ve bir dönem suç dünyasında nam salmış iki eski arkadaş. Bir süre sonra kafası patronluğa daha yatkın olan Shawn diğerini aţmış. Jimmy onun adamı olarak kalmış, onun için suç işlemiş, adam öldürmüş. Yıllar sonra Shawn temiz işler yapan bir işadamına dönüşmüş, Jimmy ise ailesini terk ettiğiyle kalıp kendisini yalnız ve isteksiz bir adam olarak yaşamaya mahkum etmiş. İkisinin de birer oğlu var. Shawn'ın oğlu Danny suça meyilli tam bir baş belasıdır. Jimmy'nin oğlu Mike ise karısı ve küçük kızlarıyla namuslu bir hayat yaşayan bir limuzin şoförüdür. Ancak bütün huzuru Danny'nin işlediği cinayete şans eseri tanık olmasıyla bozulur. İki eski dost, oğulları üzerinden büyük bir hesaplaşmaya girişirler.
İki iyi aktörün bu karşı karşıya geldiği filmin hakkını veremeyen bir yönetmenlik anlayışı var filmde. Daha önce iki Liam Neeson aksiyonu daha çeken İspanyol yönetmen Jaume Collet-Serra mesela Michael Mann'in Al Pacino ve Robert De Niro'yu karşı karşıya getirdiği “Heat” filmindeki gibi bir estetiğe ulaşamıyor hiç. Daha en başta hikayeyi sondan başlatmak bile filmi yaralıyor. Bu bir gecede geçen hikayeyi neredeyse tüm finali tahmin ederek izlemeye baţlıyoruz. Jimmy onunla konuşmak istemeyen oğlu Mike'ı korumak için bütün gece Shawn'ın adamlarıyla çarpışıyor. Ancak karakterlerin dramatik konumları yeterince işlenemeyince çok da etkilenemiyorsunuz. Zaten bir zaman sınırlaması var, her şeyin bir gecede olup bitmesi gerekiyor. Bu da senaryonun çok daha ustalıkla ve incelikle yazılmasını gerektiriyor. Ancak aksiyon ve gerilime yaslanınca, karakterlerin, özellikle de iki babanın ruh hallerini pek yansıtamıyor film. Yönetmen hikayenin yanlış taraflarında vakit kaybediyor. Hikayenin polis karakterini olaylara iyi dahil edemediği gibi Jimmy'nin kendi kendine serzeniţlerde bulunmasını da yeterli görüyor.
“Gece Takibi” yine de sürükleyici bir film olarak izletiyor kendisini. Ancak çok daha etkileyici ve güçlü bir dram olabilirdi…

 

Nihayet farklı bir komedi!

 

Malum, ülke sinemasının filmlerinin yüzde 90'ı memlekette bütün olan bitene karşı üç maymunu oynamakta. Birkaç tanesi hariç komedi filmlerinin neredeyse hepsi suya sabuna dokunmayan sulu komediler. Oysa bir zamanlar ne komediler vardı ki ülkedeki pek çok toplumsal sorunu mizahla yoğurup unutulmaz taşlamalar yaptılar: “Zübük”, “Kibar Feyzo”, “Faize Hücum”, “Değirmen”, “Züğürt Ağa”, “Muhsin Bey” vs. Sermayenin el değiştirmesi, ekonominin giderek iç tüketime ve inşaata bağlanması, çevreye verilen zararın maksimum düzeye ulaşması ve ‘yeni zengin' lerin yarattığı görgüsüzlükler aslında zengin ve sert eleştiriler barındırabilecek mizah malzemeleri sinema için.

 

 

komedi-71

 

Buralardan beslenen hikayesiyle “Oflu Hoca'yı Aramak”, ülkemizde pek de sık rastlamadığımız bir komedi film türü olan ‘sahte belgesel' (mockumentary) türünde bir komedi. Bir inţaat ţirketinin sahibi olan Ali Bey'in (!) sponsorluğunda Karadeniz'in gizemlerini araştıran bir belgesel ekibinin araţtırdığı ilk konu; internete küfürlü ses kayıtları düţen ve merak edilen Oflu Hoca'dır. Ekip üyeleri Karadeniz bölgesinde Oflu Hoca'yı ararken enteresan olaylarla karşılaşırlar. Silahlara çok meraklı olan köylüler, HES'lere karţý örgütlenen genç kampçılar ve kız kaçıran ayılar bunlardan bazılarıdır!
“Oflu Hoca'yı Aramak”, kapitalizm karşıtı duruşuyla vurucu, ince mizahıyla son derece etkili ve çok eğlenceli bir film. Eğlencenin zirvesini ise HES'i protesto eden gençlerle devlet yetkililerinin karşılıklı oturdukları sahne oluşturuyor. Sadece bir iki yerinde biraz daha ekonomik olsa (mesela silah kullanan köylülerin lansmanı) ve son perdedeki ayılı kısımda, film boyunca korunan ince espri düzeyi kaba komediye doğru kaymasa daha iyi olacakmış.
Şimdiye dek yapılmış en muhalif komedi filmlerimizden biri olan “Oflu Hoca'yı Aramak”ı farklı bir komedi filmi izlemek isteyenlere tavsiye ederim…

 

80’lerden bugüne

 

1982 yapımı ilk “Poltergeist” filmi Türkiye'de de 1984'te “Kötü Ruh” adıyla gösterime çıkmıştı. Senaryosunda Steven Spielberg'ün de katkılarının olduğu filmde, mezarlık üzerine inşa edilmiş bir eve taşınan ailenin baţýndan geçen korkunç olaylar anlatılıyordu. Özellikle ailenin küçük kızını diğer tarafa kaçıran kötü ruhlara karşı verilen nefes nefese bir mücadele izliyorduk…

 

 

Kotu_ruh_71

 

2015 yapımı bu ‘yeniden çevrim' hikayeyi gayet iyi modernize ettiği gibi yer yer orijinalinden daha eğlenceli bir hale getirmeyi başarıyor. Ailenin babasının iţsizliğine rağmen bir arada kalmaya çalışmaları, ailenin üç çocuğunun da iyi yazılmış senaryoda doğru konumlandırılmış olmaları hikayenin tıkır tıkır iţlemesine yardımcı oluyor. Orijinal film daha ürperticiydi belki ama bu yeni “Kötü Ruh” özellikle ailenin babasını oynayan Sam Rockwell ve onun küçük kızını canlandıran Kennedi Clements'in sempatisiyle puan topluyor. Hikayenin hiçbir yeri benzerleri gibi dinsel bir temele bağlanmıyor. Hatta kötü ruhların o evin altında kalması, bir ţehircilik düzenbazlığından doğan bir lanetmiţ gibi de algılanabilir!
13 yaşından itibaren çocukların da aileleriyle beraber izleyebilecekleri bir korku filmi “Kötü Ruh”. Bu özelliğiyle de dikkat çekiyor.
Poltergeist: Kötü Ruh

Yönetmen: Gil Kenan
Oyuncular: Sam Rockwell, Rosemarie DeWitt, Jared Harris
Süre: 93 dakika

 

YAZARIN TÜM YAZILARI