Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

Denetle ve dengele

14 Haziran 2015

Dışarıdan destekli veya içeriden katılmalı, öyle veya böyle yeni bir hükümet kurulacaktır. Kurulacak bu “çok ortaklı” hükümet, fıtratı icabı ömürsüz olacaktır. Ömrü ne olur, bilmiyorum. Ama bu yeni hükümetin 4 yıl görev başında kalamayacağı kesindir. Yani bir “erken seçim” ufuktadır. Hükümetin ortağı olacak siyasi partiler, bir yandan ülkenin cari işleri ve temel meseleleriyle meşgul olurken, diğer yandan olası bir erken seçimde oylarını artırmanın peşine düşebilir. Böyle bir ortamda “mali disiplinin” bozulabilir. Bu disiplinsizlik, ekonomik bir krize sebebiyet verebilir. Bu da “koalisyon eşittir kriz” gibi çok sakıncalı bir özdeşliğin zihinlerde pekişmesine sebep olur. Böyle bir özdeşlik yoktur veya olmamalıdır.

PARLAMENTER DEMOKRASİ MECLİS ÜSTÜNLÜĞÜNE DAYANIR
Adı üstünde parlamenter sistem, merkezinde “hükümet” değil parlamento yani “meclis” olan bir siyasi mimaridir. Yeniçağa gelinceye kadar milletler hep “krallık/başkanlık” kurmuştur. Halk, başımızda bir “reis” olsun, milleti ve devleti o yönetsin dedikçe, hep birileri reis olmuştur. Her ne kadar demokrasi “halkın kudreti”  anlamına gelse de, çoğu demokrasilerde, halkın kudretini temsil eden meclisin bizzat kendisi, pratik nedenlerle bu üstünlüğünü bir “reise” devretmiştir. Az sayıda demokratik ülkede meclis etkilidir. Mesela Türkiye'de meclis bir “Serbest Kürsü”dür. O kadar!

ANAYASAL İKTİSAT
İster tek, ister çok partili olsun, hükümetlerinin krize yol açan iktisadi tutarsızlıklarının temelinde, meclisin yasama ve hükümeti denetleme görevini layıkıyla yapmaması yatar. Hükümetleri hükümet yapan, onlara vergi toplama ve harcama yetkisidir. Hükümetlere harcama yetkisi veren de aslında, adı “Bütçe” olan bir “Kanun” dur. Kanunu da (her ne kadar taslağı hükümet hazırlasa da) neticede Meclis yapar. Meclis, bütçe kanunu yapmakla da kalmaz, “kanunsuz vergi olmaz” ilkesine göre, hükümetin bütçede yer almayan harcamaları yapmasına izin vermez. En az bunun kadar önemli olan diğer bir “denetleyici ve dengeleyici” mekanizma da “Bağımsız Merkez Bankası”dır. O da hükümetlerin “para basarak” yani halka “enflasyon vergisi salarak” Anayasa'yı çiğnemesine engel olur.

KOALİSYONUN BAŞARISI MECLİSTEN GEÇER

Türkiye yeni bir döneme girdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “başkanlık” iyidir dedi. Karşısındakiler, kötüdür dediler. Halk, muhalefete inandı,  başkanlığa geçit vermedi. Şimdi kendini gösterme sırası Erdoğan'a “seni başkan yaptırmayacağız” diyenlerdedir. Unutulmasın en büyük koalisyon “meclis”tir. Hükümet her zaman olacaktır. Parlamentarizmle, başkanlık aradaki esas fark “meclisin üstünlüğü” dür. Bu da uzlaşma demektir. Fıymak yok!
SON SÖZ: Yaptırmadıkların değil, yaptıkların önemlidir