Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

İslam ülkelerinin zavallılığı

Sevgili okuyucularım, dünyanın herhangi bir yerine gidin… Eğer orası fakir bir İslam ülkesi ise insanların perişanlığını, petrol zengini ise ilkelliğini göreceksiniz.
Sadece bunlar değil…
Bütün İslam ülkelerinde terörün ve ilkelliğin varlığını iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
Pakistan, Bangladeş, Yemen, Irak, Suriye, Mısır, Afganistan, Katar, Libya, Suudi Arabistan, Malezya…
Bugüne kadar İslam ülkelerine gidip dönen herkesten, Atatürk karşıtlarından bile aynı lafı duymuşumdur:
“Allah Atatürk'ten bin defa razı olsun, bizi bu ilkellikten kurtarmış. Onun değerini şimdi daha iyi anladık.”
Son Fransa olayına bakınız…
Gelen haberlere göre gazete baskını yapıp 12 kişiyi öldürenlerin üçü de yine Müslüman!

* * * *

Medyada her gün izliyoruz. Denizlerde Müslüman kaçaklarla dolu gemiler dolaşıyor. Çaresiz kalıp kendi ülkelerinden kaçan zavallıların bütün amacı bir Avrupa ülkesine kapağı atıp sığınmacı olmak.
Müslüman, Müslümandan kaçıyor.
Biz bile şu anda Suriye'den kaçan üç milyon kişiyi ağırlıyoruz. Sığınmacı Suriyeliler sefil ve perişan durumda.
Her İslam ülkesinde İslamcı terör örgütleri kol geziyor.
Bunların silahlı eylemleri sadece yaşadıkları ülkelerde değil, bütün ülkelerde yaygın.
Bombalıyor, silahla tarıyor, kafa ve kol kesiyor, insan kaçırıp tecavüz ediyor.
IŞİD, Müslüman Kardeşler, Taliban, Hizbullah, Boko Haram, El Kaide, Hamas, Ebu Nidal, İslami Cihad…

* * * *

Son Paris olayı sonrasında bizim hükümet yetkilileri rahatsız oldular -sanki onlar yapmış gibi- yine bağırıp çağırdılar:
“Bizim dinimizde terör yoktur. İslam'la terör bağdaşmaz!..”
İyi de kardeşim, dünyanın dört bir yanında terörü İslamcı örgütler yönetip yönlendiriyor. Masum insanları onlar öldürüyor.
Dahası var!..
Madem terörle İslam bağdaşmaz, Suriye'de Esad devrilsin diye çarpışan ve on binlerce kişinin ölümüne neden olan İslamcı örgütlere para, silah ve gıda yardımı yapan kimdi?
İki nutuk atıp “Biz teröre destek vermeyiz, terör eylemlerini kimden gelirse gelsin kınıyoruz” demek kolay.
Hele sınırımızdaki örgütleri bugüne kadar kim besledi?

* * * *

Terör baskısı altında yaşayan, çürük teknelere binip ülkelerinden kaçmak zorunda kalan, denizlerde boğulan insanlar arasında her nedense bir tek Hristiyan, Musevi, Budist vesaire yok!
Bu nasıl oluyor, piyango niçin hep bizim dinimize vuruyor?..
Çünkü Müslümanlar tarafından öyle bir İslam dünyası yaratıldı ki…
Orada eleştiri yasak, fikir ve ifade özgürlüğü yok, hiçbir özgürlük yok.
Her şey kan, silah ve baskıyla oluyor.
Kadın üçüncü sınıf vatandaş ve köle… Ezilmeye, horlanmaya ve örtünmeye mahkum.
Kimin elinde silah varsa güç onda.
Bütün amaç Müslümanı Müslümana kırdırıp orada İslam'ın kurallarını geçerli kılmak.
Sonra da bizde birileri ortaya çıkıp haykırıyor:
“Vay efendim, İslamla terör bağdaşmaz!..”
Sen terörist örgütlere el altından yardım edip Müslüman kanı döktüreceksin, sonra da böyle masallarla dünyayı uyutmaya kalkışacaksın.
Bunu yemezler.

HDP niçin kaçtı?

Sevgili okuyucularım, Meclis'te eski Bakan Bey'lerin isimlerinin karıştığı ve tümü belgelenen yolsuzluk-hırsızlık ve rüşvet olayları için Soruşturma Komisyonu kurulmuştu.
Yasalar ve içtüzük uyarınca komisyondaki milletvekili kelle sayısı şöyle olacaktı:
AKP 9, CHP 4, MHP 1 ve HDP 1.
Yani çoğunluk her zaman olduğu gibi iktidar partisinde, azınlık yine her zaman olduğu gibi muhalefet partilerinde.
Komisyon kuruldu, çalışmalarına güya başladı!
Zaman geçiyor ama bir arpa boyu yol alınamıyordu. AKP'li başkan mahkemeye başvurup dosyalar için yasak kararı aldırdı.
Sonra bir gün, durup dururken HDP'den açıklama geldi:
“Komisyon üyesi olarak seçtiğimiz milletvekilimizi geri çektik. Partimiz bundan sonra çalışmalara katılmayacaktır!”

* * * *

Bunun nedenini hiç kimse anlamadı. Bir protesto falan değildi. Ortada tutarlı bir gerekçe yoktu. O halde bu Kürtçü parti niçin kaçıyordu?
Bugüne kadar da somut bir şey ortaya çıkmadı.
Sen bir muhalefet partisi olarak görev yapıyorsun. Ortada çok büyük yolsuzluk ve rüşvet iddiaları var.
İşin içindekiler öyle sıradan kimseler değil.
Belgeler dersen, hepsi dört dörtlük.
Şu sorunun yanıtını bugüne kadar veremediler:
HDP böyle bir ortamda komisyondan niçin kaçtı?

* * * *

Bu ilginç kaçışın sadece bir tek nedeni olabilir:
AKP ile HDP arasında bir Güneydoğu pazarlığı yapıldı.
AKP, Güneydoğu, PKK ve Apo konusunda bazı ödünler vermeyi kabul etti ama karşılığında HDP'nin komisyondan çekilmesini istedi.
Onlar da, işlerine geldiği için bu durumu kabul ettiler.
Yapılan pazarlığın sonucu olarak hükümeti yolsuzluklar konusunda suçlamaktan korktular.
AKP, HDP isimli Kürtçü partiyi kucağına işte böyle oturtmuş oldu.

* * * *

Emin Çölaşan'ın notu: Vatandaşın biri dün Kılıçdaroğlu'na ayakkabı fırlattı. Ayakkabı kutusu fırlatsaydı çok daha anlamlı olurdu!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more