Sözcü Plus Giriş
KEMAL BAYTAŞ

İçki içene selam verirseniz içki içmiş gibi günahkar olursunuz

17 Mayıs 2015 Yazarlar

Bir TV'nin sabah programında sakallı Prof. kimlikli bir din uleması;

İçki içen, oruç tutmayan bir kişiyi “selamünaleyküm” diye selamlamayın. Aksi halde siz de Tanrı'nın buyruğuna karşı çıkıp, içki içenle “aynı suç ve günahı işlemiş sayılır, Tanrı'nın gazabına uğrarsınız” diyor.
Bu hoca efendiye sormak lazım;
İçki içene selam vermek, “içki içmiş gibi günah sayılıyorsa” Tanrı'nın lanetlediği yetim hakkı yiyen, ülkeyi soyup, soğana çevirenlere, Gezi Parkı'nda “gençler camiye girip içki içtiler”, “Kabataş'ta 80 deri ceketli kişi türbanlı genç bir kıza tacizde bulundu” diye dinimizce en büyük günah sayılan iftira ve bühtanlarda bulunanlara “oy verenler” aynı suçu ve günahı işlemiş olmuyorlar mı?
Tarihte eşi görülmemiş “devlet soygununda” suçüstü yakalanan, devlet arazilerini,
sit alanlarını talan eden…
Din, iman pompalayarak halkı kandırarak, iktidara gelip, din ayetleriyle “Bakara-makara” diye alay edenlere “oy verenler” de bu din simsarları ya da hırsızların şeriki olup, aynı suç ve günahı işlemiş sayılmıyorlar mı?
Hoca efendiler neden bu konularda da fetvalar vermiyor?
Prof. kimlikli din adamları, Diyanet İşleri Başkanı yukarıda dile getirilen melanetleri
lanetleyen bir tek laf etmiyor. Camilerde hırsızlığın cehennemlik bir suç olduğuyla
ilgili vaazlar vermek yasaklanıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı “Cumhurbaşkanı tarafsız ve bir partiye resmen kayıtlı değilse mitinglerde Kur'an'ı elinde sallayarak konuşabilir” diyecek kadar iktidar partisinin sözcüsü olmaktan çekinmiyor. Aldığı arabanın fiyatında bile yalan söyleyebiliyorlar.

* * *

Müslüman insanlar, dış odaklı bir şer plan doğrultusunda azılı terör örgütlerini
silahlandırıp, yüz binlerce Müslüman'ın birbirini katletmesine neden olur mu?
Müslüman kişiler rüşvet alır, hırsızlık yapar, yetim hakkı yer mi?
Atatürk döneminde devlet katmanlarında bir tek hırsızlık olayına tanık olunmuyor. Bunlar yolsuzluklarda dünya rekorları kırıyor.
Atatürk kendi malı, Orman Çiftliğiarazisini devlete bağışlıyor.
Bunlar sit alanı devlet arazilerini zimmetlerine geçiriyor. Atatürk dinsiz, bunlar dindar oluyor.
Dün söylediğinin bu gün tam tersini söylüyorlar.
İstanbul belediye başkanı iken 3. Boğaz Köprüsü cinayettir diyor, şimdi 3. Köprü bizim olmazsa olmazımızdır diye ferman buyuruyor.
Başkanlık sistemi başta Amerika emperyalistlerinin bize dayattığı faşist, lanet bir sistemdir diyor, şimdi başkanlığın faziletlerinden söz ediyor.
Ülke halkını birbirine düşman ediyor, vatanı bölüyor. Kimse ona “bu gidiş sizi de ülkeyi de felakete götürecek” diyemiyor.
Aksine (on paralık çıkarlar uğruna) havuz medyası virüsleri, sözde bilgin, aydın,
yazar-çizer yaratıklar ve maalesef HSYK ve YSK muktedire has odabaşılık ve
amigoluk yapma yarışında oluyorlar.

* * *

Türk Milleti'nin kimyasını bozdu, tüm etik değerlerimizi yozlaştırdılar.
1980 İhtilali'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı'ydım. Kenan Evren'in hışmına uğrayanlardan biri de benim. Ancak, Evren olayında da ifrat ve tefrit yapılıyor.
O günleri yaşayanlar bilirler. Kan gölü haline getirilmiş ülkede askerin darbe yapması ulusça büyük bir coşkuyla karşılanmıştı. Türk halkı, “Evren'in iki yıl içinde yaptığı “faşizan icraatlarıyla birlikte kendisini de yetkilerle donatan” anayasayı 1982'de yüzde 92 evet oyuyla onaylamıştı.”
Şimdi aynı halkın “cenazesine hakaretler yağdırması” taaccüple karşılanıyor.
1982'de Ankara hudutları içinde bir belde halkı toplu halde İç İşleri'ne başvurup, ismi Çıkınağıl olan belde isminin değiştirilip, yerine Evren isminin verilerek beldelerinin gururlandırılıp, onurlandırılmasını talep ediyor.
Beldeye Evren ismi veriliyor. 1990 yılında da ilçe yapılıyor.
Birkaç yıl önce Evren'in yargılanması gündeme gelince aynı yöre halkı yine İçişleri Bakanlığı'na başvurup bu kez “ilçemize faşist, diktatör Evren isminin verilmesinden utanç duyuyoruz” diyor, Evren isminin değiştirilmesini talep ediyor..
Yüzde 92 oyla gelmiş Kenan Evren'in başına gelenler yüzde 52 oy aldı diye
gururlanıp, astığı astık, kestiği kestik olan Tayyip Erdoğan'a ibret olmalı.
Yarın iktidardan düştüğü an Türk halkı (Evren'e Brütüslük yapan) “Evren ilçesi
halkına” dönüşecektir.
Ancak, Evren döneminde başta laiklik, Cumhuriyet devrimleri bir bir yok edilmemiş, anayasal organlar bu denli katledilmemiş, toplumda bu denli kokuşmuşluk yaşanmamıştı.
Üstelik Evren vatan haini ve hırsız değildi. 1983'te hilesiz, hurdasız bir seçim yaptırmış,
iktidara Evren'in istemediği parti gelmişti.
Bir de şimdikilere bakınız. “Diktatörlükte Evren'e”, “adam fişleme, ispiyonculukta
Abdülhamit'e”, “Sevrcilikte Damat Ferit'e”, “seçim propagandası ve entrikalarında
Goebbels'e” rahmet okutuyorlar.

YAZARIN TÜM YAZILARI