Sözcü Plus Giriş
MEHMET TÜRKER

Tayyip bir de Başkan olursa!..

12 Mart 2015

Önceki gün muhtarları yine kaçak sarayda toplamış anlatıyor:
“Başkanlık konuşulmaz yaşanır”
Ne kadar romantik…
“Aşk konuşulmaz yaşanır” gibi…
Eh bunun da en büyük aşkı başkanlık!..
Başkanlığı konuşmaya zaten gerek de yok…
Son olarak sadece MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Sadrazam Ahmet'in başına gelenlere bakın…
Merkez Bankası Başkanı'nı nasıl hırpaladığını, işi vatana ihanete kadar getirdiğini, doları da zıplattığını hatırlayın ve…
Bir de Başkan olursa neler yapacağını anlayın!..

* * *

Başkanlığı konuşmayalım, Tayyip her gün konuşuyor zaten…
Her çiçeğe konarak kendine göre bal yapacakmış…
Tayyip'e özel başkanlık sistemi!..
Daha önce kişiye özel yasaları nasıl çıkardıysa başkanlık da öyle olacak…
Onu daha başbakanlığı döneminde 23 Nisan Başbakanı olarak koltuğuna oturttuğu ilkokul öğrencisine söylemişti:
“Artık ister asar ister kesersin”
Başbakanlığı “ister asar ister keser” olarak gördükten sonra ya Başkan olursa…
Yandı gülüm keten helva…

* * *

Kendine özel Başbakanlık yapmıştı…
Mesela Ahmet de Başbakan oldu; onun da astığı astık kestiği kestik olması gerekmez mi?..
Hayır, Tayyip o modeli de alıp gitti kaçak saraya…
Ahmet ise, güya kendine bağlı bir müsteşarı milletvekili adayı bile yapamadı!..
Bir değil, iki değil, tam Beş Tepe'den sopanın ucu görününce, yelkenler suya indi…
Ama hakkını yemeyelim Ahmet de çok dirayetli canım…
“Hakan Fidan benim imzamla istifa etti, benim imzamla MİT'in başına döndü” diyor…
Valla sağlam irade!..
Kim takar Tayyip'i?!..

* * *

Tayyip toplamış muhtarları anlatıyor:
“Başkanlık diktatörlüktür, diyorlar… ABD'de, Fransa'da diktatörlük mü var?”
Muhtarlar ayakta alkışlıyor…
Başkanlık gelince Türkiye'nin ABD veya Fransa olacağını sandılar…
Demokrasi-yargı-kuvvetler ayrılığı…
Bunlar konuşulmaz, konuşulursa Tayyip kızar…
Bugünkü gibi sadece yaşanır!..

* * *

Tayyip haklı!..
Bu aşk gibidir, konuşulmaz yaşanır…
“Tayyip Tipi Başkanlık Sistemi” yaşandığı zaman daha iyi anlaşılacak…
Çünkü kazığın boyunu şimdiden bilmemize imkan yok…
Yiyince anlayacağız…

Dalan hasreti…

İstanbul'un kurucu Büyükşehir Belediye Başkanı ve efsaneleşen ismi Bedrettin Dalan yurda döndü ve ilk durağı Yeditepe Üniversitesi oldu…
Dalan, neredeyse temelini kendi kazdığı, tuğlalarını kendi koyduğu, betonunu kendi döktüğü, kendi elleriyle yeşertip büyüttüğü üniversitede büyük coşkuyla karşılandı…
Öğrenciler ve öğretim üyeleri Dalan'ı hasretle bağırlarına bastı…
Ve Dalan'ın yöneticilerden ilk isteği, yokluğunda duvarlara asılan fotoğraflarının indirilerek, Atatürk'ün resimlerinin asılması oldu…
Öğrencilerin elini öpmek için yarıştıkları Dalan şunları söyledi:
“Milletini bilen, özgüveni olan, dünyayı kucaklayan en az 100 bin öğrenci yetiştirdim. Bu benim ordum değil, Türkiye Cumhuriyeti ordusu, Atatürk'ün ordusudur”
Dalan, Ergenekon'dan hakkında yakalama kararı çıktığında yurtdışındaydı…
Türkiye'de olsaydı cezaevine girecek yılları heba olacak, hayatı karartılacak ve ülkeye yaptığı hizmetlerin karşılığı bu olacaktı…
Yurtdışında olması büyük şansı, çok sevdiği ülkesine hasret çekmesi büyük acısıydı…
Ülkene hoş geldin Bedrettin Dalan…