Nasıl köleleştirildik?

“Borç, köleliğin başlangıcıdır” der Victor Hugo… Biz başlangıcı çoktan geçtik. Bundan sonra köleler gibi çalışmalıyız ki, kazandığımız her kuruşu efendilerimize verip özgürlüğümüzü tekrar kazanabilelim.
Nasıl köleleştik? Önce geleceğimizi sattık. Sadece devlet değil, şirketler de sattı. Gelecekteki gelirlerimizi ipotekleyip karşılığında milyarlarca dolarlık borç aldık. 2014 yılında yurtdışından aldığımız kısa ve uzun vadeli borçların toplamı 400 milyar doları geçti. Faizi hariç!
Ve arkasından hepimiz… İktidar yolu açtı, peşinden vatandaş dağları aştı. Yıllar yılı insanları başarı palavrasıyla kandırıldılar. Borcu teşvik ettiler. Şimdi kitleler harcamak için değil, borçlarını ödemek için para kazanıyorlar.

81 ilin 77'si borçla yaşıyor

Şöyle ki: Banka ne yapar? Vatandaştan mevduat adı altında para toplar, o parayı ihtiyacı olana kredi adı altında borç verir.
İyi güzel de yatırılan mevduat istenen kredi miktarına yetmezse, yani az ise ne olur? Banka gider, yurtdışından borç bulur, Merkez Bankası'na verir bozdurur, onu dağıtır… Biz de oturup başka ülkenin vatandaşlarının parasını yer, karşılığında onlara faiz öderiz.
Konuya girelim… Kaç ilimiz var? 81 adet… Ve bu 81 il içerisinde sadece 4'ünün tasarrufu, borcundan daha fazla… Diğer açıdan bakarsak 77 tanesinden alınan kredi, o ilde yatırılan mevduatın üzerinde…
Açıklayayım… Mesela lider Gaziantep… Bu ilimizde bankalara yatan her 100 lira mevduata karşılık 352 lira kredi çekilmiş. Banka aradaki 252 lirayı nereden vermiş?
Türkiye'nin diğer illerinde toplanan paradan da diyemiyoruz! Hemen hepsi borçlu durumda…

Köle gibi çalışıp, ödeyeceksin

İkinci Şanlıurfa'da 100 lira yatan mevduat karşılığı 325 lira kredi verilmiş. Liste kredi lehine 78'inci ilimize kadar uzayıp gidiyor.
Tasarrufları borcundan bir nebze de olsa fazla olan dört il ise Zonguldak, Tunceli, Aksaray ve Ankara… Fazla dediysek Ankara'nın 100 lira mevduatına karşılık 98.5 lira kredisi var. Kendini ucu ucuna kurtarıyor. Zonguldak, Tunceli, Aksaray'ın ortalaması da yüze karşı 84 civarında…
Ülkenin büyümesi belli, yaptığı yatırımlar belli… Yani içeriden ve dışarıdan alınan kredi ile gelecekte bize fazlasıyla geri dönecek yatırımlar falan yapılmıyor. Harcanıyor!
Ya sonrası? Bunca borcu alanlar yıllarca krediyi verenler için çalışacaklar. Türk öğün, çalış, kazan, önce faizini sonra anaparayı öde… Köle gibi…

Loading...