Sözcü Plus Giriş
NİLAY ÖRNEK

Bir umuttur ‘paracıklar’

2 Mayıs 2015 Yazarlar

Ekranlarda ‘duygu sömürülü reklam' patlaması yaşandığı şu günlerde Tolga Çevik'in yüzü olduğu, üzerine bayağı çalışılmış, bahar kokan, neşeli bir reklam var: Hopi. Boyner'in yeni markası. Alışverişte avantaj sağlamayı vaat eden bir akıllı telefon uygulaması.

 
Ve bence reklam da çok akıllı. Öyle ki, ben hızla geçen alt yazıları pek okuyamıyorum ve reklam bittiği anda Hopi'nin ne olduğunu pek anlamıyorum ama jingle sürekli “Gelsin, gelsin paracıklar” diyor. Ben de istiyorum paracıklarım olsun.

 
O reklam, yuvarlaklar, yüzler hipnotize oluyorum sanki. Bence de “Gelsin, gelsin paracıklar”… Bir de sonunda ‘uygulamayı yükleyen ilk 1 milyon kişiye 25 TL puan verilecek' gibi bir mesaj var ya! Herkes bayağı etkilenmiş olacak ki… Hepimizin umuda, biraz renge, neşeye ve tabii ki paraya o kadar ihtiyacı var ki…
App store ‘en çok indirilenler' listesinde Hopi, WhatsApp sonrası ikinci! Facebook ve Instagram'ı geçmiş yani. Şaka gibi! Zeki Müren de bizi izliyor mu; paracıklar gelecek mi?

 

esra-ozkuluDillerde name adın; irmik Hanım!

Geçtiğimiz günlerde Urla'daydım. Nasıl sevdim, nasıl anında “Ay buraya yerleşilir” dedim, ben bile bilmiyorum. Bu hafta sonu da ilki yapılacak Enginar Festivali var; fırsatı olan bahaneyle gitsin derim.
Neyse…
Öznemin adı Esra Özkutlu.
İstanbul doğumlu. 10 yıl ilaç sektöründe çalışmış, anne olmuş, eşinin işi nedeniyle gittiği İsviçre'de tatlı şefi olmayı kafaya koymuş. Paris Cordon Bleu'da eğitim almış. 2010'da İstanbul'a döndüklerinde ‘irmik hanım' adlı blogunda tarifler, pratik bilgiler vermeye başlamış, atölyeler düzenlemiş. Ve şimdi İzmir Urla'da bir mini mekanı var: İrmik Hanım Patisserie.
“Acıbademin kıymetini bilmeden makaronu yücelten”lere kızgın benim gibilerin kalbini feth edecek acıbadem kurabiyeleri, şeker hastalarının nefislerini köreltecek kuru meyvelerden şekersiz, glutensiz kurabiyeler ve tabii ki ‘damardan', çok havalı tatlılar yapıyor. Urla Sanat Sokağı'nda Paris'ten ışınlanmış gibi duran; pembeli, mavili güzel mekanda… Ve onun gibiler, biz büyük şehir yorgunlarına daima umut veriyor.

 

whatsappEskiden ‘çaldırıp kapatma' vardı!

WhatsApp çok yeni, ‘konuşma' özelliğini de devreye soktu. Bu demektir ki, telekomünikasyon şirketlerine daha az ihtiyaç duyacağız! Büyük olay. Özellikle de wireless kullandığımız yerlerde niye buradan aramayayım ki. Turkcell'in bir süredir uygulamada olan çok da rağbet görmeyen Bip'i belki şimdi daha işlevsel olabilir, çünkü o data da harcamadan internet üzerinden konuşmanı sağlıyormuş. Türkiye cep'ten çok konuştuğuna göre savaş da bayağı büyük olacak gibi.

 

taksiTaksi derdimize hangisi tuz basar?

Tacizcisi, yol bilmeyeni, kabası, aracı kokanı, kötü araç kullananı derken taksicilerden o kadar illallah demişiz ki, ne görsek sarılıyoruz.
Önce korsan taksi, ardından BiTaksi ve şimdi Uber var.
BiTaksi sizin için, kendi ağındaki taksileri çağırıyor. Zaman zaman indirimi var. Kredi kartıyla ödeme yapılabildiği ama en önemlisi şoför hakkında yorum bırakmayı mümkün kıldığı için güzel. Uber ise İstanbul'da kendi anlaştığı taşımacılık kuruluşlarıyla bir ulaşım ağı oluşturmuş. Orta sınıf sedan araçlardan lüks sınıf sedanlara pek çok araç seçeneği var.
Ancak yurtdışındaki gibi kişinin kendi aracını sisteme tanımlayıp müşteri kabul etmesi yani bireyler için Uber'in kazanç kapısı haline gelmesi seçeneği aktif değil. Bu kötü. Tabii ki 1 Mayıs'a kadar ilk kullanımlarda 40 TL indirim insanı denemeye sevk ediyordu..
İstanbul Büyükşehir Belediyesi de İsTaksi uygulamasıyla, yakında kredi kartıyla ödemeyi mümkün kılmaya çalışıyor.
Ama sonuçta derdimiz ödeme şeklinden çok, bize verilen hizmetin kalitesi!

 

cimÇam yenir mi? Yenir?

İsveç'te ağırlıklı olarak somon gibi yağlı balıklar, geyik eti (ve çeşitli av etleri), kök sebzeler, yaban mersininden kızılcığa taneli meyveler tüketiliyor malum. Ama güzel bir ipucu kaptım. Paylaşayım. İlkbaharda çam ağaçları taze filizler vermeye başladığında o minik yeşillerden toplayıp dondurucuya atın. Sonra yıl boyunca yiyin! İnanılmaz ferahlatıcı, yumuşacık, limonlu bir lezzet. İsveçli (muhteşem, şuraya yazıyorum Michelin alır) bir şef olan Marcus Jönsson Äberg'den öğrendim, tavsiye ederim.

YAZARIN TÜM YAZILARI