Sözcü Plus Giriş
NİLAY ÖRNEK

Boğaz’da birdenbire ‘biten’ binaların sırrı ne?

31 Ekim 2015

(Tabii ki başlıktaki sırrın açılımını çoğumuz biliyoruz. Çok para, görgüsüzlük, tarihe saygısızlık. Ama tam tersine, ‘tarihe saygıyı' yeniden canlandırma durumu da yok değil.)

 

Türkiye'nin en başarılı rehberlerinden Saffet Emre Tonguç'un bazı meşhur rotaları var; Kapalıçarşı ya da Boğaz gibi.
Boğaz'da yalıları anlatarak yaptığı esprili, bol dedikodulu, eğlenceli turu ilk aldığım günün ertesi, koşarak gazetenin magazin ekibine gidip “Tura katılıp yazmalısınız. Harika bilgiler, leziz dedikodular var” dediğimi hatırlıyorum. E tabii para var, skandal var… Yalın varsa, olay da var.
Hâlâ her turda, biraz da katılımcı çeşitliliğinin etkisiyle, ayrı bir haber çıkıyor.
Birkaçtır Saffet'in “Şuradaki binanın birden nasıl ortaya çıktığını biliyor musunuz?” diyerek bir yöntem anlattığını fark ettim.

 
yildizÖNCE FOTOĞRAFINI BULUYORSUNUZ

 
Mesela Boğaz'da ya da o çevrede bir arazi aldınız diyelim; orada bir yapı var ya da yok. Eski İstanbul arşiv ve fotoğraflarından bölgedeki orijinal yapıyı buluyorsunuz. Fotoğrafı satın alıyorsunuz ve sonra da bununla başvurularınızı yapıp, gerekli izinleri alıp, çizimleri yaptırıp ‘restütisyon' üzeri ‘rekonstrüksiyon' ile gıcır gıcır, tarihi görünümlü bir yapıya sahip olabiliyorsunuz.
Restütisyon, tarihi bir yapının eldeki bilgilere yani tarihi resimlere, gravürlere, fotoğraflara ya da yazılı anlatımlara göre aslına uygun olarak çizimi.

 
saffet-emre-tonguçİKİSİ YENİDEN YAPILACAK

 
Restütisyonun yapı olarak inşa edilmesinin adı da rekonstrüksiyon. ‘Yeniden kurma' anlamındaki kelime malum cerrahide de kullanılıyor.
Mesela 1940'lı yıllarda yanarak yok olan Ortaköy'deki Zekiye Sultan Yalısı'yla 1869'da İstanbul-Edirne demiryolu yapımı sırasında yıkılan Sarayburnu'ndaki Yalı Köşkü yeniden inşa edilecek.
Tabii ‘yapıyorsunuz', ‘ediyorsunuz' lafın gelişi… Parası, alanı, gustosu olanların işi bu. Yine de tarihi yapıların düzgün bir şekilde canlandırıldığını bilmek de önemli.

 

Manzaralı yer için kapısında sıra olunan 7-24 açık kütüphane!

 

Ben biraz meraklıyımdır geçmişe.
İlk önce kendi mahallemden başlarım işe. Sokağımın adı nereden geliyor, eskiden buralarda neler varmış, araştırırım.
Araştırırken başka şeyler de öğrenirim tabii.

 

kütüphane
Bir de eski gazete kupürü bakarım çok. 80'lerde gazetelerde neler haberdi? 90'larda neler yazılıyordu? Kimler meşhurdu? Bakarken pek bir eğlenir, hafıza tazelerim.

 
YALANCI DEDEKTÖRÜ

 
Yalancıları görmek için de iyidir bu; mesela dönenleri, değişenleri, iyileşen ya da kötü yola gidenleri. Yıllardır hiç hayatımızdan çıkmayanları ya da bir girip sonra sırra kadem basmış olanları.
Geçtiğimiz günlerde de bir pazar günü, en sevdiğim yerlerden birine gittim; Atatürk Kitaplığı'na.
Atatürk Kitaplığı 7-24 açık.
İnterneti de fena değil. En azından kartpostal arşivinin bir kısmı yüklenmiş. Çok kullanıcı dostu olmayan bir yapıda da olsa, bayağı iyi, çok güzel fotoğraflar görmek mümkün.
Ben de seçim öncesinde, geçtiğimiz senelerde ortam nasıldı diye görmek için geçtiğimiz pazar kitaplığa gittim. Ama önünde uzun mu uzun bir sıra.
Yarım saat bekledim ve sıranın nedenini sordum. “İçerisi tamamen dolu. Birinin çıkmasını bekliyoruz. Biri çıktığında onun yerine başka biri girebiliyor” dediler.
Önyargılarım var sanırım. Türkiye'de bir kütüphane önünde böyle sıra olması beni şaşırttı açıkçası.
O sırada bir kız çıktı ama yerine sıranın önündeki genç girmedi; uzun kalacakmış çünkü manzaralı masa tercih ediyormuş. Sırasını arkasındaki genç hanıma verdi!

 
İYİ ARŞİVLER LİSTESİ

 
Bu arada, Alman Konsolosluğu içindeki Alman Arkeoloji Enstitüsü'nde, fotoğraf arşiviyle ilgilenen çok kıymetli bir hanım var.
Sadece şahsi merakla, gelenlerden aldığı bilgilerle harika bir ‘değerli arşivler listesi' biriktirmiş.
Kimi internet üzerinden ulaşabileceğiniz, kimi de eski nesil arşivler.
Hanımefendi elindeki listenin çıkışını almış ilgilenenlere de veriyor. Ülkesinin, şehrinin, insanlarının eski halini görmek ve bugünlere nasıl geldiğimizi anlamak değilse de anlamaya çalışmak için bu arşivler birebir; tavsiye edilir. Tabii ki ‘okumayı bilene'.