Sözcü Plus Giriş
NİLAY ÖRNEK

Haftada iki günlük diyet mi olurmuş? Olmuş!

10 Ekim 2015

Türkiye'de gazeteci titrine sahip birinin adını ‘gugılladığınızda', bikinili haber fotoğraflarını görmek sizi çok da şaşırtmayabilir.

Ama İngiltere'de bu şaşırtıcıdır.

Ancak 49 yaşındaki İngiliz gazeteci Mimi Spencer'ın adını ‘gugılladığımızda', bir genç kıza gönderme yapan vücuduyla bikinili fotoğraflarını görebiliyoruz.

Nedeni, İngiliz doktor Michael Mosley'in ‘icadı olan' ‘The Fast Diet' ya da ‘5:2 Diyeti' adı verilen rejimi deneyimleyip, ikisinin de anlatıldığı bir kitap yazmış olması.

Ben de bu diyeti, ‘Food and Drink Future Forum'da, yakın geleceğin yiyecek ve içecek trendleri üzerine yaptığı incelemelerin sonuçlarını açıklayan Chris Sanderson'ın “İngiltere'deki yeni diyet çılgınlığı” diyerek bahsetmesiyle duyup araştırdım.

PAZARTESİ VE PERŞEMBE

Birkaç satırla özetleyeyim:

Haftada iki gün, kadınsanız 500, erkekseniz 600 kalori ile yetiniyor, beş gün dilediğinizi yiyor ve haftada yarım kilo yağ kaybediyorsunuz.

O iki gün kaloriyi tutturmanız yeter; yoksa ‘onu yeme, bunu içme' anlayışı bu diyette yok.

Diyetin ismindeki ‘Fast' kelimesi İngilizce'deki iki anlamına da vurgu yapıyor: Hızlı ve oruç.  Diyetin ana fikri de oruçtan geliyor.

nilay-ornek-sli-2

Sınırlı beslenilecek iki günün ard arda getirilmemesi öneriliyor. Dr. Mosley, kendisi için pazartesi ve perşembe günlerini tercih ediyor.

AZ VE ÖZ ÖĞÜN

Az kalori alacağınız günler yiyeceğinizin ne olduğu kadar bunları günün hangi saatlerinde yiyeceğiniz de önemli… Dr. Mosley, gün içinde azar azar ve sık sık beslenmeyi değil, bir ya da iki ana öğünle yeme işinin bitirilmesini tavsiye ediyor.

http://thefastdiet.co.uk/ adresini bayağı iyi hazırlamışlar. Diyeti çok ayrıntılı anlatıyor, sorulara yanıt veriyor, araştırma sonuçlarını paylaşıyor. Kendi vücut yapınıza göre ne yapmanız gerektiğini de görüyorsunuz. Tabii ki İngilizce.

‘The Fast Diet'in kitabı Türkçe'ye de çevrilmiş. Adı ‘Haftada 2 Gün Yeter'.

Ben, sağlıklı insanların bol hareketle, sadece şeker ve beyaz undan kıstıklarında diyete ihtiyacı olmadığına inananlardanım. Doktor değilim; bu tür tavsiyelerden de imtina ederim. Bu diyeti yapan bir doktor… Ama Dukan da doktorun Fransızıydı; bugün yöntemini tartışıyoruz!

Ha ben “Böyle de tam Türk usulü bir diyet varmış” diye işaret ederim, o ayrı… Kendim yapar mıyım? I-ıh!

nilay-ornek-sli-3

Yeni trend: Atıklardan gurme mönü!

Farklı sektörlerde trend öngörülerini Londra, Melbourne ve New York'taki etkinliklerde paylaşan ‘The Future Laboratory' (Gelecek Laboratuvarı) adlı kuruluş geçtiğimiz çarşamba günü ilk kez Türkiye'deydi. Marka yönetim ve tasarım danışmanlık şirketi BrandSeers'in İstanbul'a getirdiği ekip ‘Food & Drink Futures Forum 2015'te, yeme içme trendleri konusundaki öngörülerini paylaştı.

Etkinlik ‘geleceğin, hatta gelecek beş yılın' trendleri olarak sunulsa da, daha çok, minik minik başlayan, popülerleşmekte olan akımları anlatıyor, farklılıkları yakalıyor ve yaşadıklarımızı özetliyordu.

Türkiye verileri de birleştirilince oldukça faydalı bir hal aldı.

Sonuç olarak, geçen hafta yazdığım ‘İstanbul'da yeme içme çok pahalı' tespitimde ısrarcı olarak söyleyebilirim ki, İstanbul tüm dünyadaki gelişmeleri hızla takip edip uygulayan bir şehir. (Üçüncü nesil kahve işi çok az Avrupa şehrinde bizdeki gibi yaygın.)

nilay-ornek-sli-4

ŞEFLERİN GÖZÜ ÇÖPTE!

Neyse, ben bir trendi ‘cımbızlayıp' anlatayım.

‘Tarladan sofraya' akımının popülaritesi azaldı; şimdiki yıldız: ‘Trash to table' yani çöpten, ‘atıktan sofraya' akımı.

Zaten sebze, meyve ya da hayvanın her yerinin kullanılması her zaman temel esas ama bunun yanı sıra bir pazar sonrası kalanlar ya da restoran atıkları da değerlendiriliyor artık. Hem de kimi zaman şef restoranlarında.

Geçtiğimiz mart ayında, New York'ta bir ‘pop-up' restoran faaliyet gösterdi: Wasted (heba olmuş!)

Şef Dan Barber, konuk şeflerle ve pazarcılardan büyük marketlere, restoranlardan kafelere pek çok katılımcının artıklarıyla ‘fine dining' yemekler yaptı. Onun posası, bunun kenarından yemekler çıktı…

Bu sadece bir örnek. Şimdi temiz çöp konteynırları içine masaların kurulduğu örnekler bile mevcut.

nilay-ornek-sli-5

Organik sıktı ‘temiz' verelim!

Gelecek Yeme İçme Forumu'ndan birkaç not…

Organik kelimesi sıktı ve çoğu zaman yalan. Yeni kelime ‘temiz'!

Fast food markaları da şeflerle buluşmaya, daha masum ürün ve yöntemler kullanmaya başlayacak.

Vejetaryen olanlardan çok, çoğunlukla öyle beslenip arada et ve balık yiyenler (Flexitarian beslenme) artacak.

Çinlilerin latte bağımlılığı inek sayısını yetersiz kılıyormuş! ‘Moo-less milk' yani ‘ineksiz süt' ve yapay et üretiminin başlayıp artacağı öngörüler arasında.

Öze dön dön bitmeyecek.

nilay-ornek-sli-6

Teknoloji daima! Lays, ABD'de cips paketlerinin üzerine bir barkod koymuş, okutup patatesin hangi tarladan alındığını görebiliyorsunuz. Amazon ise ‘Dush button' ürününüz bittiğinde kendi kendine sipariş veriyor; kahveden tuvalet kağıdına ürünler kapınıza geliyor. Sofrada teknolojik takılıp ailesiyle sosyalleşmeyi ve hatta yemeği unutan gençler için ‘sinyal bozucu' karabiberlik de var mesela. Böyle daha çoook ürünümüz olacak.

Hayatını köylerde araştırma yaparak geçiren Metro Kültür Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Nilhan Aras'ın söylediği gibi, ‘köy yumurtası, köy bazlaması, köy emeği' gibi, başında ‘köy' olan her şeye atlamamayı öğreneceğiz; inşallah! Çünkü kimi zaman doğru ürün kullanılmadığından, kimi zaman da yapanın eli iyi olmadığından. Her ‘köyde yapılan', en iyi ve lezzetlidir algısı da yanlış.