Sözcü Plus Giriş
NİLAY ÖRNEK

Unutmadıysan göster kuzum

30 Mayıs 2015 Yazarlar

Her gün bir unutmadık isyanı ya da unutmayacağız sözüyle hatırlıyoruz aslında unuttuklarımızı. Nasıl ki ayrılık da sevdaya dahilse, bir şey yapmamak da unutmaya dahildir belki…

Şimdilerde eskisi kadar görüşemediğim bir arkadaşım var; 17 yıldır da tanırım…

Burcu'da daima imrendiğim acayip bir şey vardı.

O, başın derde girdiğinde ya da canın sıkkınken arayıp seninle uzun uzun konuşmaz, senin başına gelen şeyde senden daha üzgün gibi durmaz. Direkt eyleme geçer.

Sevgilinden mi ayrıldın; zorla da olsa seni çıkarır, kendi evine götürür, çay çorba yapar, dedikoduya girer, ne yapar eder seni iyi eder.

Kaza mı geçirdin, en kısa sürede olay yerindedir.

2 yılda 2 kere görüş fark etmez, Burcu konsantredir. Ve Burcu'nun birkaç ani çıkışı, an kurtarışı vardır ki nice nazik davete, ince söze, karta ve çiçeğe yeğdir.

Kanserden kurtulan babamı bir trafik kazasında kaybettiğimizde, ben Amerika'da olduğum için, annemle morga giren de nasılsa odur.

“Bir ihtiyacın olursa, ne olursa olsun, ne saatte olursa ara!” demek de bir şeydir ama harekete geçmek her şeydir!

KİME YALAN SÖYLÜYORUZ?

Şimdi her gün sosyal medyada bir başka unutma ya da unutmadık görüyorum.

Sosyal medyada karalar bağlıyoruz ama Soma'yı 365 günün 300'ünde anmadık, kimseye yardım etmedik, sorumluların ya da tekme atanların ceza alması için tweet atmaktan başka bir şey yapamadık. Bence biraz da unuttuk.

Ve şimdi birkaç gündür Gezi'nin yıldönümü nedeniyle çıkardık “Unutma!” afişlerini…

KONUŞMA, YAP!

Gezi'de tam da özendiğim arkadaşım gibiydim. Gereken zamanda gereken yerde olan, gerekeni söyleyen, insanlığından utanmamak bile değil, gurur duyacağı şeyler yapan, korkmayan, kendini, doğayı, yaşadığı yeri ve arkadaşlarını seven, bir arada olmayı, yaşamayı bilen… İçime sindi!

Ha sonrasında ne oldu; yayın yönetmeni ve yazar olarak görev yaptığım iki gazetede de ‘Gezi' olduğu gerekçesiyle işimden oldum. Bu, en basit, anlatılabilir ve somut olanı.

Şimdi Instagram'da bana “Hayat sana güzel” diyenlere mavi kalplerle yanıt veriyor olsam da, çok şey yaşadım, yaşıyorum. Ve hislerimin çok azını da ifade etsem unutmuyorum.

Bazen “Unutmadım!” demenin en iyi yolu Burcu gibi davranmak ve fazla konuşmadan gerekli olan zamanda doğru olanı yapmak.

Mutluluk için biraz karanlık!

Belki de mutlu olmak istemek bir mutsuz olma nedenidir. Biri keşfetmeye ve öğrenmeye meraklı ise mutluluk garantidir!

ABD merkezli kamuoyu araştırma şirketi Gallup'un geçtiğimiz ay yayınladığı ve 143 ülkenin yer aldığı ‘mutluluk' araştırmasında ‘en mutlu' 10 ülke de Latin Amerika'dan çıkmış. Türkiye ise savaşla boğuşan ülkeleri bile geride bırakıp, dünya ortalamasını da aşağı çekerek mutsuzlukta üçüncü olmayı başarmıştı.

nilay-ornek-sli-2

Bu sonucu veren anketin soruları basitti: Bir gün önce ne kadar güldünüz? Bir gün önce ne kadar iyi dinlendiniz? İnsanlar tarafından saygıyla karşılanıyor musunuz? Bir gün önce ilginç bir şey öğrediniz mi?

İşte geçtiğimiz hafta Allianz Türkiye'nin davetlisi olarak Türkiye'ye gelen, sürdürülebilir mutluluk, anlamlı yaşam, liderlik gibi konularda guru sayılan isimlerden ABD'li Prof. Dr. Todd B. Kashdan da özellikle anketteki bu son soruya odaklanıyor.

Merak etmeyi, keşfetmeyi, öğrenmeyi mutluluk için olmazsa olmazlardan biri sayıyor.

Zaten en ünlü  kitabının adı da ‘Curious?' yani ‘Merak'.

BU İŞ ÇOK ZOR YONCA

Profesör Todd, mutluluk için fazla uğraştıkça mutlu olunamadığını söylüyor. İnsanlar iyi insan ya da mutlu kişi olmak için kendilerini kastıkça, kötü olarak adlandırılan bencillik, kendini beğenmişlik ya da sinirlilik gibi özelliklerini bastırmaya çalıştıkça mutluluğun önüne de duvar örüyor. Üstelik dozunda bir narsisizim ya da bencillik bizi mutlu da ediyor. Mutsuz etmek istemem ama Türkiye-merak ilişkisi söz konusu olunca bir Bülent Ortaçgil şarkısının nakaratı plağıma takılı kalıyor: “Bu iş çok zor Yonca / Çünkü insanlar günler boyunca hiç sormadan durur…”,

Mehmet Gürs'ü takdir ederken Changa'nın hakkını da yemeyelim

Bu yıl Mehmet Gürs'ün yılı olacak sanki.

Ben yazmıştım; 9 Temmuz'da, 17 ülkeden, dünyanın en ünlü şeflerinden 37'si bir günlüğüne restoran değiş tokuşu yapacak. Hatta evlerini de değiştirecek, birbirlerinin köpeklerini dolaştırıp, çiçeklerini de sulayacaklar! Bu çok önemli 37 şeften biri de Mehmet Gürs; bu bir…

Gürs kafayı taktığı 3. nesil kahve işinde başarılı oldu; ‘Kronotrop' aldı yürüyor; bu iki…

nilay-ornek-sli-5

Ve en önemlisi, Gürs'ün restoranı Mikla, gastronomi dünyasının açıklanmasını dört gözle beklediği ‘Dünyanın En İyi 50 Restoranı' listesinin ikinci yarısına, yani 51 – 100 listesine 96. sıradan girdi. Bu da üç… Kocaman bir alkış.

Ancak bu durumu öğrenen pek çok sevgili ‘gastronot', durumu ‘bir ilk' olarak duyurdu.

Oysa http://www.theworlds50best.com/ adresine girip ilgili listenin 2002 yılına bakılırsa, 39. sırada tanıdık bir isim görülüyor. Önceden Taksim Sıraselviler'de hizmet verip şimdilerde sadece Sakıp Sabancı Müzesi'nde yer alan Changa (şimdi MüzedeChanga)! Takdir edelim, hak da yemeyelim!

Kahve için elini cüzdanına götürme!

Yıldızı yükselmişken kahveyle ilgili binlerce fikir geliştirildi. Bunlardan en ilginci ise bir akıllı telefon uygulaması olan ‘Cups.On.Me'. Daha önce saatlik araç kiralama şirketi Yoyo'yu kuran ekipten Berkman Çavuşoğlu şimdi de karşımıza günlük kahve alışverişimizi alternatif ödeme sistemleriyle bütünleştiren bir sistemle ortaya çıktı.

nilay-ornek-sli-6

Sistem şöyle çalışıyor: Uygulamayı akıllı telefonunuza yükleyip kendinize ön ödemeli ‘kahve avans parası' satın alıyorsunuz. Anlaşmalı olan yeni nesil kahvecilere gittiğinizde de siparişinizi program üzerinden girip baristaya söylüyorsunuz. Kasada size söylenen şifreyi de girdiniz mi ödeme gerçekleşiyor. Yanınızda para olmadan kahvenizi içebiliyorsunuz.

Yazılım Türk kafadarların işi olmakla birlikte yakın zamanda yurtdışına da açılacak. Ne dersiniz, teknoloji ihraç etmiş sayılır mıyız?

YAZARIN TÜM YAZILARI