“İç Güvenlik” değil “Hiç Güvenlik” yasası

“İç Güvenlik Paketi” tasarısı neler getiriyor, neler götürüyor?
Getirdiği bir şey yok ama götürdüğü çok!
Bir cümleyle anlatmak gerekirse; “Yasa bütün özgürlükleri götürüyor!
İktidar partisi, seçim arifesinde siyasal iktidara karşı çıkılmasını, toplantı ve gösteri yapılmasını, aleyhte slogan atılmasını, sert ifadeli pankartlar taşınmasını yasaklamak istiyor!
Polisin yetkileri, dikta rejimlerinde olduğu gibi, artırılıyor, evlerin basılması, aramaların, gözaltına alınmaların kolaylaştırılması sağlanıyor.
Bu tasarı yasalaşırsa, zaten sert olan polis, her türlü şiddeti daha kolay yapabilecek ve belki de birçok kişi bu nedenle hayattan kopabilecek!
“Yapılmak istenen bir rejim değişikliğidir!” diyen İstanbul Barosu'nun gazete ilanlarıyla açıkladığı şu tespitler çok ürkütücüdür.

* * *

“Kimsenin nefes alamayacağı, bir korku düzeni, koyu bir faşizm ve diktatörlük amaçlanıyor…
Sonuçta “İç Güvenlik” adı altında gelinecek nokta, iktidarın kendi siyasi amaçları çerçevesinde, yargının devre dışı kaldığı ve yürütmeye teslim olduğu, kişi ve hukuk güvenliğinin kalmayacağı bir ‘HİÇ GÜVENLİK' ortamını yaratacak, kalıcı ve sürekli bir sıkıyönetim olacaktır!
Bu yöndeki bir düzenlemeyi tanımayacağımızı, yurttaşların hak ve özgürlüklerini koruma adına Anayasal-demokratik yöntemlerle sonuna kadar bununla mücadele edeceğimizi ve direneceğimizi ilan ediyoruz.”

* * *

İşin doğrusu: Türkiye Cumhuriyeti tarihinde özgürlükleri hiç bu kadar budayıcı, hürriyet karşıtı bir yasa çıkarılmaya teşebbüs edilmemişti.
AKP ve yandaşları demek ki, demokrasi tramvayından inecek durağa geldiler…
Bilindiği gibi Erdoğan, 1996 yılında “Demokrasi bir tramvaydır. Gittiğimiz yere kadar gider, orada ineriz. Demokrasi amaç değil, araçtır.” demişti.
Durum bundan ibarettir!

İlkesizlik diz boyu!

Televizyonlarda çeşitli programlara katılıp, iktidara veryansın eden bir avukat var. Adı lâzım değil…
Amacımız onu teşhir etmek değil, bir kısım insanlarımızın ilkesizliğini anlatmak!
Adamı dinlerken insan “Helâl olsun, iktidarı nasıl eleştiriyor, onları nasıl silkeliyor” diyor. İyi de..
Bir de bakıyoruz, zehir zemberek konuşan, iktidar ve yandaşlarını yerden yere vuran o avukat, ayakkabı kutusundan milyonlarca dolar çıkan banka müdürünün avukatlığını üzerine almış…
Nerede kaldı o ateş gibi yakıcı konuşmalar?
Tatlı parayı, yüksek avukatlık ücretini görünce yolsuzluk iddialarının hepsi sıfır mı oldu? Nasıl savunacaksın onu?
Gerçi meslek gereği bir avukat (hırlı-hırsız demeden) herkesin vekâletini üzerine alabilir ama o zaman da televizyonlara çıkıp öyle konuşmaz, atıp tutmaz, sureti haktan görünüp ahkâm kesmez!
Ülkemiz, ilkesizlikten bu hale geldi zaten!

Yabancı düşkünlüğü!

Futbolumuzun durumu nasıl?
Pek parlak olduğunu söyleyemeyiz.
Yabancılar oynuyor, biz seyrediyoruz…
Eskiden yabancı futbolcu sayısında sınır vardı. Şimdi tamamen serbest bırakıldı.
Antrenörlerin de birçoğu yabancı… Derken efendim, şimdi de “Yabancı hakem” istenmeye başlandı.
Bizim hakemler kötüymüş, ya çok hata yapıyor ya da tarafsız kalamıyorlarmış!
Biz, çok mu yeteneksiz bir milletiz?
İyi futbolcu, iyi antrenör, iyi hakem yetiştirmekten aciz miyiz?
Alışkanlık haline gelip de, yalnız futbolda değil, her şey de “yabancı” istenirse ne olacak?
Yabancı polis, yabancı bankacı, yabancı yönetici… Derken efendim, yabacı parlamenter, yabancı bakan, yabancı başbakan filan…
“Olmaz” demeyin. Bizim ulus olarak birbirimize güvenimiz kalmadı. Kendi kendimize tokat atıp duruyoruz!
Allah, sonumuzu hayırlı eder inşallah!

Te­bes­süm

Sarı saçlı, mavi gözlü çocuk…
Seçim gezisine çıkan siyasetçi, kentten uzakta bir köyü ziyaret eder. Annesinin kucağında, masmavi gözlü, sarı saçlı, tombul yanaklı çok güzel bir bebeği görerek onu okşar ve nezaketen annesine sorar:
“Ne güzel gözleri var oğlunuzun… Babasının gözlerine mi benziyor?”
Kadın dudağını bükerek:
“Valla bilmiyorum beyim” der “Akşam oluyordu, tarlada hava karanlıktı, o yüzden gözlerinin rengini fark edememişim!”

Gü­nün Sö­zü

Bir padişah, soytarı rolü oynasa foyası hemen ortaya çıkar. Fakat bir soytarı yıllarca
padişahlık koltuğunda oturabilir!

Loading...