Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Kim diktatör, kim diktatör değil!

28 Ekim 2015

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine “Diktatör” denilmesine çok kızıyor.
Erdoğan'ın yetki verdiği avukatlar, onu diktatörlükle suçlayan birçok kişi için “Cumhurbaşkanı'na hakaret” iddiasıyla davalar açtı ve açıyor!
Cumhurbaşkanı'na hakaret etmenin cezası 4 yıla kadar hapis!
“Diktatör” sözcüğü hakaret midir, değil midir, bu tartışmalı. Diktatörler, sonuçta devlet adamlarıdır. Tarihte de, günümüzde de diktatör olmakla övünen siyasetçiler bile vardır.
Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'yi ziyareti sırasında Finli bir gazetecinin “Siz diktatör müsünüz?” şeklindeki sorusuna:
“Diktatör olsam siz bana bu soruyu sorabilir miydiniz?” diye cevap verdi.
Düz mantık olarak doğru bir cevaptır bu…
Gerçekten Hitler, Mussolini, Stalin, Saddam, Çavuşesku, Salazar, Franko, vesaire… Bunlar diktatördü ve kimse onlara böyle bir soru soramazdı!
Soran olursa, sonları malûm! Zindan, sürgün, ya da kurşuna dizilmek!

* * *

Erdoğan'ın cevabı “Ben bunları yapıyor muyum? Bakın siz karşıma geçmiş, diktatör olup olmadığımı sorabiliyorsunuz. O halde diktatör olmam söz konusu değildir.” demek istiyor.
Ancak… Kendisini eleştirenlere karşı çok sert davrandığı da, açtığı davalardan bellidir.
Halen “Cumhurbaşkanı'na hakaret iddiası ile” birçok insan hapiste, 200 kadar insan yargılanıyor, ayrıca yüzlerce soruşturma da devam ediyor
Hapsi istenenler arasında birçok ünlü yazar ve gazeteci de var.

* * *

Ayrıca… Kendisini eleştiren gazeteciler için söylediklerini de unutmamak lâzım. Gazete patronlarına “Onların maaşlarını siz veriyorsunuz. Sizi dinlemezlerse ‘Bizim dükkânda size yer yok' diye kapının önüne koyarsınız” diyerek birçok köşe yazarının işten atılmasına sebep olduğu da biliniyor.
Yalnız Türkiye'de değil, tüm dünyada bunun bir benzeri yok.
Hal böyle olunca, özellikle Batı ülkelerinde, Türkiye'deki yönetime bakış açısı değişiyor, ülkede demokrasinin varlığına inanılmıyor!
Finlandiyalı gazeteci de kalkıp, milyonlarca televizyon izleyicisinin önünde Erdoğan'ın sinirlenmesine aldırış etmeden, “Siz diktatör müsünüz?” diye sorabiliyor!
Erdoğan'ın, bir özeleştiri yapıp “Hakkımda neden böyle bir kanaat oluştu?” diye düşünmesi gerekmiyor mu?

Bu kafalar MHP'yi çok yıpratıyor!

Seçim yakın olduğu için MHP aleyhine tek kelime bile yazmak istemiyordum ama… Konu Atatürk olunca dayanamıyorum.
Siz MHP'yi Cumhuriyet değerlerine ve Atatürk ilkelerine bağlı bir parti sanıyorsunuz değil mi? Ben de öyle düşünüyorum ama zaman zaman bazı MHP'lilerin saçmalıkları görünce bu kanaatim sarsılıyor!
TRT sürekli olarak Atatürk ve silah arkadaşları aleyhine çirkin yayınlar yapıyor. İşte bir örnek:
“27 yıl tanrılar gibi konuştular, firavunlar gibi saltanat sürdüler, eğlence âlemlerinde yediler, içtiler, kustular. Köylüyü ‘efendi sensin' diye soydular. Ne utandılar, ne doydular!”
Bu yalan ve iftira dolu sözler Atatürk, İnönü ve onların silah arkadaşları için…
Tam bir rezilce ifade!

* * *

İsmet İnönü'nün torunu CHP Milletvekili Gülsün Bilgehan, hakaret dolu programı (RTÜK'e) Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na şikâyet etti. Fakat…
RTÜK “İfade özgürlüğü” diye reddetti.
Yapılan oylamada 4 AKP'li üyenin bu rezilce sözler için öyle bir karar vermesi normal de, onları MHP'li üyenin desteklemesi kepazelik!
MHP, böyle Atatürk düşmanı insanlara nasıl görev verebiliyor?
Oylamada HDP bile “Programda Atatürk'e hakaret edilmiştir” diye oy kullanırken, MHP, terörist diye suçladığı HDP kadar bile olamadı!
Yazıklar olsun!

Gü­nün Sö­zü

Hayat bizi 4 işlemle dener:
Gerçekle çarpar, ayrılıkla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda ‘topla kendini' der.