Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Tehlikeli aşk!

2 Şubat 2015 Yazarlar

Tayyip Bey'in “Başkanlık aşkı'' malûm… Yıllardır gönlünde yatan aslan bu… İlle de başkan olacak ve ülkeye tek başına hükmedecek!
Bu nedenle meydanlara çıkıp halktan AKP'ye oy istemeye başladı. Açık açık söylüyor ve “Başkanlık Sistemi Türkiye'yi muasır (çağdaş) medeniyetin üstüne çıkaracak'' diyor.
Oysa durum hiç de öyle değil!
* * *
Başkanlık Sistemi'' gelişmiş demokrasilerin işi… Hukukun üstün düzeyde olması ve yargı sisteminin çok iyi işlemesi gerekiyor.
Demokratik kurumları güçlü olmayan, “kuvvetler ayrılığı prensibi'' iyi uygulanamayan, hukukun üstünlüğüne saygı duyulmayan ülkelerde bu sistem yürümüyor, çoğu zaman diktatörlüğe dönüşüyor. (Güney Amerika ülkelerindeki gibi)…
Bizde belki padişahlığa dönüşür!
* * *
Dünyada 43 ülkede uygulanan Başkanlık Sistemi sadece Amerika'da, Yarı Başkanlık sistemi ise Fransa'da başarılı.
Diğer 40 ülkede ise durumu şöyle-böyle idare eden birkaç ülke hariç, tamamı dökülüyor! Sistem, kesinlikle iyi sonuç vermiyor!
Başkanlık'' Türkiye gibi demokrasisi gelişmemiş ülkelerde çok tehlikeli sonuçlar yaratabilecek sakıncalı bir sistem.
77 milyon insanımızın kaderi, (bizim gibi ülkelerde denetim mekanizması yetersiz olduğu için) seçilecek şahsın iki dudağı arasında kalacak!
BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE YÖNETİLEN 43 ÜLKE
* Amerika. * Fransa (Yarı Başkanlık). * Arjantin.
* Azerbaycan. * Afganistan. *Beyaz Rusya. * Bolivya.
* Brezilya. * Dominik. * Endonezya. * Ermenistan. * Ekvator. * El Salvador. * Filipinler. * Guatemala. * Güney Kore. * Haiti * Honduras.
* İran. * Kazakistan. * Kenya.
* Kıbrıs Rum Cumhuriyeti.
* Kolombiya. * Kosta Rika.
* Liberya. * Meksika.
* Nikaragua. * Nijerya.
* Panama. * Paraguay.
* Peru. * Seyşeller. * Sierra Leone. * Sri Lanka. * Sudan. * Surinam. * Şili. * Tanzanya. * Türkmenistan. * Uganda. * Uruguay. * Venezuela. * Zambiya.
Kendi kendimize soralım: Amerika ve Fransa hariç, bunlardan hangisi gibi olmak isteriz?

* * *

Bir Çılgın Türk!

Bir sü­re ön­ce “Şu Çıl­gın Türk­le­r'' ro­ma­nı­nın Rus­ça bas­kı­sı ko­nu­sun­da bir ya­zı yaz­mış ve bu uğur­da yıl­lar­dır ça­lı­şan Elek­trik Mü­hen­di­si-Araş­tır­ma­cı Ya­zar Se­mih Kal­ka­noğ­lu ile eşi Di­ana'­nın ça­ba­la­rın­dan söz et­miş­tim.
Se­mih Kal­ka­noğ­lu'n­dan mut­lu bir me­saj gel­di. Di­yor ki:
“Bu­gü­ne ka­dar pek çok şir­ke­te, iş ada­mı­na, ban­ka­ya vs. yap­tı­ğı­mız des­tek çağ­rı­la­rı­mı­za ne ya­zık ki olum­lu ce­vap ala­ma­mış­tık.
Sa­yın Rah­mi Tu­ran... Si­zin ya­zı­nız üze­ri­ne, Mos­ko­va'da bu ya­zı­yı oku­yan bir işa­da­mı, çok da­ha bü­yük ser­vet­le­re sa­hip Türk işa­dam­la­rı­nın yap­ma­dı­ğı­nı ya­pa­rak pro­je­ye bek­le­di­ği­miz des­te­ği sağ­la­mış bu­lu­nu­yor.''

* * *

“20 yıl­dır bü­yük bir şir­ke­tin sa­hi­bi ola­rak Rus­ya'da fa­ali­yet gös­te­ren Trab­zon­lu Ata­türk­çü İşa­da­mı Se­mih Al­tın­dağ ‘ger­çek bir Çıl­gın Tür­k' ol­du­ğu­nu gös­ter­di.
Se­mih Al­tın­dağ ‘Ben Ata­türk­çü bir ai­le­de ye­tiş­tim. Bu­gün bir Türk işa­da­mı isem, do­ğup bü­yü­dü­ğüm top­rak­la­ra be­nim bor­cum var. Bu des­tek­le bir neb­ze de ol­sa, va­zi­fe­mi yap­mış olu­yo­rum' di­yor.
Tur­gut Özak­ma­n'­ın ün­lü ki­ta­bı ‘Şu Çıl­gın Türk­le­r'­i ya­kın­da, Mos­ko­va­'nın en bü­yük ya­yı­nev­le­rin­den bi­rin­de Rus­ça bas­tı­ra­ca­ğız. Ne mut­lu Tür­k'­üm di­ye­ne.''

* * *

“Bu ara­da ki­ta­bın Rus­ya'da Rus­ça ba­sıl­ma­sı ko­nu­sun­da Tür­ki­ye'nin St. Pe­ters­burg Baş­kon­so­lo­su Kâ­zım Ça­vuşoğlu­'nun ga­rip tu­tu­mun­dan da söz et­me­li­yiz.
Ön­ce­le­ri, “Şu Çıl­gın Türk­le­r'' ki­ta­bı­nın Rus­ça ba­sı­mı için çok il­gi­li gö­rü­nen ve bu önem­li da­va­da yar­dım­cı ol­ma­ya söz ve­ren Baş­kon­so­los, da­ha son­ra, bir­denbi­re or­ta­dan kay­bol­du, Baş­kon­so­los­luk âde­ta du­var ol­du. Kâ­zım Bey te­le­fon­la­ra bi­le çık­ma­dı! Ya­zık!
An­ka­ra­'dan Baş­kon­so­lo­s'­a bas­kı mı gel­di, bi­ri­le­ri onu kor­kut­tu mu, kim­se an­la­ya­ma­dı!''

Te­bes­süm

Temel ile Fadime'nin nikâhı!

Nikâh memuru, Temel ile evlenme masasına oturan Fadime'ye:
“Nişanlınız çok içkili, bu nedenle nikâhınızı kıyamayacağım!'' der.
Fadime ona yalvararak bakar:
“Acı bana memur bey… N'olur kıy şu nikâhu!''
Memur “Nişanlınızın ayılmasını bekleyelim'' deyince Fadime:
“Etme eyleme memur bey'' der “Temel'i ayıkken getiremeyrum ki!''

GÜNÜN SÖZÜ

Yobazlar ve sahtekârlar ısırmaya hazır olmadan dişlerini göstermezler!

YAZARIN TÜM YAZILARI