Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Allah Leman Sam’a yardım etsin…

25 Haziran 2015

Son dönemde sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla Leman Sam beni şaşırtmaya devam ediyor.

Sam en son önceki gün Çin'de yapılan ‘Yulin' isimli köpek eti yeme festivalini protesto eden tweet'ler attı.

Ve şöyle yazdı: “Çinlilerin küçük bir kısmı hariç hepsi asalak bitkiler sınıfındandır; kötü ve anormal üreyen mikroplardır, doğa onları halledecektir”

Sam'ın neden bu kadar öfkelendiğini rahatlıkla anlıyorum.

Kahrolası festival dünya insanlarının ortak hafızasına gerçekten dünyanın en kalpsiz görüntülerini hediye etti.

Bu korkunç etkinliğin benim bünyemde de yarattığı öfkeyle gidip oraları basmak ve kafeslerin içinde kıvranan kedileri, köpekleri kurtarmak istedim.

Yalnız da değildim çünkü bunu tüm dünya yapmak istedi.

Ama olmadı.

Yulin insanları yüzlerce yıllık geleneğinden vazgeçmedi. Bu geleneğe duyulan öfkeyi gerçekten tüm kalbimle anlıyorum. Ama Leman Sam kadar kalbini kötülükle doldurup, koskoca ülkenin bir yerinde gerçekleşen bu vahşet için milyarlarca insanın ölmesini istemeyi hem anlayamıyorum hem de hiçbir mantıklı sebeple açıklayamıyorum.

Bu bakış açısı bana biraz ikiyüzlü geliyor açıkçası.

rahsan-gulsan-sli-2

Böyle bakıldığında hepimizin hemen ölmesi gerekiyor. Ülkemiz dahil dünyanın dört bir yanındaki mezbahalarda çok sevimli inekler, dünya tatlısı kuzular, gözüne bakınca kendinizi iyi hissettiğiniz koyunlar kesiliyor.

Ama Sam sadece evcil hayvan katliamlarında bu denli öfkeyle doluyor.

Kendisini herhangi bir mezbahanın kapısında aktivist olarak görmedim bugüne kadar.

Bu ikiyüzlülük çoğumuzda var. Etleri yutuyoruz ama kedi ve köpeklerin canı yanınca atıyoruz kendimizi ortaya.

İnsanoğlunun çözemediği bir paradoks bu.

Etçil miyiz, otçul muyuz?

Diş yapımız otçul hayvanlar gibi olduğundan bizim de otçul olduğumuz teorisi çok yaygın. Ama günlük hayat öyle akmıyor. Bu iş tartışmaya açık ama depremde ölen ve yaralanan insanların ardından öfke kusmayı, tüm bir ülke halkının doğa tarafından katledilmesini arzu etmeyi anlayamıyorum.

İki kedi sahibi biri olarak hayvanları ölesiye seviyorum.

Ama kalbime bu kadar büyük kötülük sokamıyorum.

Her şeye rağmen iyi insanların da var olduğunu, hayatlarını hayvanların rahatına ve onları korumaya adamış çok insan olduğunu biliyorum.

Acımasız genellemelerdeki katıksız öfke beni rahatsız ediyor. Umarım Leman Sam da bu kötücül havasından vazgeçer.

Kesin zeytin ağaçlarını, kesin!

Milletçe zeytinyağı kullanmayı biraz geç keşfettik.

Bunun ilk sebebi tabii ki fiyatının hep ayçiçek yağından yüksek olmasıydı.

Ama artık o günler çok geride kaldı.

Bugün birçok marka, farklı lezzet ve sunuma sahip, farklı damak zevklerine hitap eden pek çok zeytinyağı seçeneği sunuyor.

Çeşit fazla ama fiyatlar yine de çok yüksek.

Litresi 20 lirayı bulmuş.

Gerçekten zeytinyağını günlük hayatımıza aktif olarak sokabilmemiz için bu çok yüksek bir fiyat.

rahsan-gulsan-sli

Yüksek fiyatın sebebi ise dünya zeytin üretiminde yaşanan ‘daralma' ve bu daralmayı bekleyen üretici ve toptancıların piyasaya ürün sürmek yerine fiyatların artmasını beklemesiymiş.

İkinci sebep gerçekten bize çok yakışıyor. Ama benim asıl dikkatimi çeken sebep dünyada zeytin üretiminin daralması.

İspanya yılda 1.5 milyon ton, İtalya 650 bin ton ile dünyanın ilk iki büyük zeytinyağı üreticisiymiş.

Biz ise yılda 92 bin ton zeytin üretip bunun 15-20 bin tonunu ihraç ediyormuşuz. Hepimizin aklına hemen Yırca köyünde kesilen yüzlerce zeytin ağacı geldi, değil mi?

Ki bu sadece bildiğimiz.

Dünyada tarım değer kazandıkça biz tarım alanlarımızdaki ağaçları budayıp, kesip üzerine bir de beton döküyoruz.

Ülkenin tarım politikasını bu hale getirenlere yazıklar olsun!

Tebrikler sana Yağmur Sarıoğlu!

Futbolcu eşleri konusunda sadece ülkemizde değil tüm dünyada yaygın bir anlayış var.

Yaşam tarzları genellikle birbirine benzeyen, kapalı arkadaş grupları arasında yaşamayı seven, lüks tüketimi hayatının başköşesine koymuş ve ne yazık ki çoğunlukla üretmeyen kadınlar geliyor gözümüzün önüne.

Ki bu artık değişmek üzere. Dün okuduğum bir haber tam da bu bakımdan çok hoşuma gitti.

Galatasaraylı Sabri Sarıoğlu'nun eşi Yağmur Sarıoğlu son birkaç yıldır kafaya pilot olmayı takmış ve bu konuda eğitim almış.

Şimdi de yolcu taşıyan ticari bir havayolu şirketinde yardımcı pilot olarak göreve başlamış.

rahsan-gulsan-sli-6

Tebrikler Yağmur!

Hem futbolcu eşi klişesini yıktığın hem de kadınların var olmakta zorlandığı bir meslekte kendini bu şekilde kabul ettirebildiğin için.

Umarım bir gün uçuşta denk geliriz ve sen uçağı maharetle yönlendirirken kadınlar olarak gururumuz biraz daha artar!

Restorasyon için 420 yıllık duvarı yıkan kafa!

Ya bir bitin artık arkadaş…

Bu ülkenin tarihi mirasına neredeyse IŞİD kadar zarar veriyorsunuz.

Hatırlarsanız AKP ile birlikte tuhaf bir restorasyon anlayışı peyda olduğunu daha önce de yazmıştım.

Restore edilen yapıyı adeta yıkıp sıfırlıyorlar, yeniden yapıyorlar ve bunun adına da restorasyon diyorlar.

Ve her seferinde tarihi eserlere bir öncekinden daha büyük zarar vermeyi başarıyorlar.

Dün televizyonda gördüğüm habere inanamadım.

Bursa'da tam 432 yıllık Sinan Paşa Medresesi'nde yapılan restorasyon çalışmaları sırasında kamyon rahat girsin diye medresenin duvarını yıkmışlar.

rahsan-gulsan-sli-5

Ya olacak şey değil!

Arkadaş nasıl kıydınız o kapı gibi duran duvara…

Haberciler mikrofonu uzatınca restorasyon projesini üstlenen firmanın yetkilisi “Duvarda çatlaklar vardı, zorunluluktan yıktık, taşları numaraladık” diyor ama görüntülerde ezilmiş, toprak olmuş taşlar var. Bayağı balyozlarla girişmişler tarihi duvara.

Bursa Belediyesi'nin açıklaması ise şirketi yalancı çıkarıyor: “Alana kamyon sokacak yer olmadığından duvar yıkılmıştır!”

Bu tarihi binaya kıyan herkese yazıklar olsun!

İnsan sırtında taşır o taşları da yine de kıyamaz o duvarı hunharca yıkmaya!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more