Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Anneciğim, geldi yine o güzel gün…

8 Mayıs 2015 Yazarlar

Anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan…

Bu şarkı çıktığında annemi çok da anladığım bir dönemde değildim açıkçası.

Sert bir hayat mücadelesinin içindeydim ve ailemden uzak yaşıyordum.

Daha çok yanımda olmasını istiyordum belki, belki de hayatta onun yaşadığı hayal kırıklıkları vs. gibi şeylerin acısını benden çıkardığını düşünüyordum.

Sonra zaman nasıl geçti bilemiyorum ama sanırım bu konuda yalnız değilim, kendimi bir anda 40 yaşımda buldum.

Yanlış anlamayın bundan hiç de memnunsuzluk filan hissetmiyorum.

Sadece 40 yaşımdaki kendimi anlamaya çalışıyorum.

Ama kendimi annemi daha iyi anlar buluyorum.

Belki hayatımız aynı değil, ayrı kentlerde ve bambaşka kültürel çevrelerde yaşıyoruz ama onu şimdi daha iyi anlıyorum.

Hele de en çok kendi çocukluğumu anlamaya, kendimi tanıma yolculuğumda asıl çocukluğumun hayaleti etrafında dolaşmamam gerektiğini anladığımdan beri daha iyi anlıyorum onu.

Babamla birlikte nasıl yalnız olduklarını, hayat mücadelesindeki bu yalnızlıklarında kardeşimle beni ellerinden gelenin en iyisi değil, kendilerini aşan bir öngörü ve vizyon ile nasıl yetiştirdiklerini şimdi daha net görebiliyorum.

Başka hayatların içine girdikçe bunu daha da değerli buluyorum.

Sevgim zaten aynı ama saygım daha da artıyor sanırım.

Tabii her ne kadar şimdi araları tatsız olsa da teyzelerimi de unutmamak gerek bu annelik anılarım arasında.

Anneler Günü her ne kadar kapitalize edilmeye çalışılsa da en keyifli günlerden biri belki de şu kısacık hayatımızda.

Etrafımızda korkunç bir hızla döndüğünü düşündüğümüz dünyayı durdurup anne sevgimizi onurlandırmayı başardığımız bir gün işte.

E daha ne olsun.

Annesini mezarı başında ziyaret etmek durumunda olanların annelerine rahmet yolluyorum buradan.

Ama biz annesine ya da hayatındaki anne figürü kimse ona sarılma lüksüne sahip olanlar vaktimiz varken doya doya bu lüksün tadını çıkarsak iyi olur.

Çünkü hayat kısa, yarın kimin vaktinin dolacağı belli değil.

Tüm annelerin ellerinden ve gözlerinden öperim.

Tabii kendi annemin de…

Eee bir de yönetmeni var Sıla ile Özcan'ın

Malumunuz bir içecek firmasının çektiği televizyon reklamı milli mesele oldu.

Sıla ve Özcan Deniz'in rol aldığı reklamın başarısızlığı konuşuluyor, yazılıyor.

Kendi adıma o kadar sarsılmadığımı itiraf etmeliyim açıkçası.

Yani bir içecek firmasının reklamının başarısını o kadar da bünyeme tasa edemeyeceğim.

Ama bu reklamın başarısızlığını tartışan arkadaşlar bu prodüksiyonun başında bir yönetmen olduğunu atlıyor gibime geliyor sanki.

rahsan-gulsan-sli-3

O iki isim de bir yönetmenin gördüğü hayali canlandırmaya çalıştılar. Sanırım sonucun başarısızlığı konusunda biraz yönetmenin de suçu vardır değil mi?

Daha önce dans performansına tanık olmadığımız iki sanatçıyı hem de bir Hint filmi koreografisiyle dans ettirmeye çalıştırmak ve bunun iki prova sonrasında “mükemmel” seviyeye geleceğine inanmak biraz fazlaca Türk işi olmuş gibi geliyor bana.

Hint Filmi izlemeyi sevenlere tavsiyeler

Malum, Sıla ve Özcan Deniz'in reklamı bir Hint filminin çok sevilen sahnesinin uyarlanması.

Hint sineması ya da başka bir deyişle Bollywood eskinin o çok küçümsediğimiz halinden çok uzakta.

Bir kere müthiş izleyici rakamları sayesinde çok güçlü bir ekonomik altyapıya sahip.

Ve ticari filmleri bir yana oluşturdukları müthiş bir hikaye anlatım ve görsel dilleri var.

Şimdi Sıla ve Özcan Deniz'in reklamı sayesinde herkes”3” isimli film için Dhanush'un  “Why This Kolaveri Di” şarkısının orijinal versiyonunu izlemiş oldu. Bilmiyorum ama pek bir sevildi gibi geldi bana şarkının orijinal hali ve dansı.

rahsan-gulsan-sli-4

Eğer canınız hafta sonu bildik tarzınızın dışına çıkıp yeni sinema keşifleri yapmak isterse size birkaç Hint filmi önerebilirim.

Mesela “3 İdiots.” Arkadaşlık ve vefa üzerine mükemmel bir filmdir. Rajkumar Hirani'nin filmi hem çok komik hem de duygusal bir film.

Bence buradan başlamalısınız keşfe.

Ama yolunuza muhakkak “P.K” ile devam etmelisiniz.

Yine bir Rajkumar Hirani şaheseri olan film, Hindistan'a düşen bir uzaylı üzerinden inanç sistemini o kadar güzel anlatıyor ki; Hint sinemasını küçümsediğiniz için kendinizden pek de hoşlanmayabilirsiniz bir süre.

Filmin başrolündeki Aamir Khan ise insanı kendisine hayran bırakıyor (ki kendisi 3 Idiots filminin de yıldızı).

Filmin müzikleri ise nefis! Şöyle söyleyeyim, telefonum bir süredir filmin ana şarkısı olan “Love is a Waste of Time” melodisi ile çalıyor.

Bu iki filmle hafta sonunuzu şenlendirin, memnun kalırsınız derim.

Rengi tutturduk peki ya tipi?

Kültür Bakanlığı rengi solan, tipleri bozulan yüzlerce yıllık mozaikler ile ilgili açıklama yapmış.

Ama tabii ki her zamanki gibi hiçbir hatanın sorumluluğunu üstlenmeden, bu skandalı ortaya çıkaran herkesi azarlayarak, paylayarak.

Sanki bir müzeden bir başka müzeye mozaikleri taşıyamamak, mozaikleri soldurmak ve tabii ki en fenası mozaiklerin formunu bozmak bizim suçumuz!

Bu skandalı ortaya çıkaran mozaik ustasının mı yoksa haberleştirip hepimizin malı olan mozaiklerimizin akıbeti ile ilgili hesap sormamızı sağlayan gazeteci arkadaşlarımın mı suçlu olduğunu gerçekten çok merak ediyorum.

Göz var izan var.

rahsan-gulsan-sli

Bakanlığın dünkü azarlı, fırçalı açıklamasında renklerin vernik işleminin yenilenmesiyle toparlanacağı belirtilmiş.

Ama form bozuklukları olayı ortaya çıkaran mozaik ustasının fotoğraflarda oynadığı şeklinde açıklanmaya çalışılmış.

Yani o usta ciddi ciddi yalancılıkla suçlanmış.

Bakanlık onu bunu suçlayacağına eğer haklıysa kaldırsın söz konusu mozaikler üzerindeki örtüyü, hep birlikte bakıp karar verelim kim yalan söylüyor.

Ama bu bir an evvel açıklığa kavuşturulsun.

Hep birlikte kimin yalancı olduğunu öğrenelim de yanlış kişiye veya kuruma atarlanmayalım.

Kimden hesap sormamız gerektiğini de bilelim.

YAZARIN TÜM YAZILARI