‘Aşk Yeniden’ şiddeti sevimli gösteriyor

Zaman zaman nefret etsek de, kızsak da akşam olduğunda çoğumuzun tek eğlencesi televizyon.

Tüm ailenin sobanın etrafında toplanıp masallarla, şarkılarla paylaşımlarda bulunduğu çağlar çok gerilerde tabii haliyle.

Bedava olması, yaşayamadığımız hayatlara bizi konuk etmesi televizyonu vazgeçilmez kılıyor.

Diziler de bu evrenin önemli parçaları.

İyi bir iş başlayınca gözümüzü dikiyoruz ister istemez.

Fox TV'de başlayan Aşk Yeniden ilk bölümündeki dozunda romantik komedi ile umut vermişti.

Önceki gece ikinci bölümünü izledim.

Ne yazık ki her zamanki şey oldu.  İyi yazılmış bir birinci bölümü izleyen, vasat ve nereye gideceğine karar veremeyen bir dizi çıktı karşıma.

Dizide Zeynep'in babası aynı bölüm boyunca üç kez adam kaçırdı. Önce Şevket'i kaçırtmıştı, sonra torununu kaçırıp bir de kaybetti ve bölüm sonunda da Şevket'in küçük kardeşini oğluyla evlendirmek için kaçırdı.

rahsan-gulsan-sli

Kusura bakmayın ama aynı bölümde hikayeyi bu kadar tekrar ettirecek kadar konusuz mu kaldınız?

Bir de kadınların hayatlarının bu kadar bıçak sırtında olduğu bir ülkede, küçük bir kız çocuğunun kaçırılmasını bir komedi unsuru olarak lanse etmeyi hem de bu kadar çok izlenen bir dizide nasıl içinize sindiriyorsunuz anlamak zor.

Reyting içinde yüzün ama benim açımdan kadına bu bakış açısıyla bu diziyi izlemek güçleşti.

Nasılsa heklendim deyince yırtıyor Nihat efendi!

Türk adalet sistemindeki açığı yakalamış olmanın verdiği rahatlıkla istediğini yapıyor Twitter üzerinden.

Abuk sabuk şeyler yazıp, muhatapları harekete geçince de önce yazdıklarını siliyor, ardından da “heklendim” diyor.

Çünkü biliyor ki Twitter IP numaralarını Türk adaletine vermiyor.

Bakanları, yüksek şahsiyetleri korumak için hesap engelliyor, tweet engelliyor ama sıradan vatandaş hakarete veya bir iftiraya kurban gidince oralı olmuyor.

Aynısı benim de başıma geldi.

İki yıl önce biri sahte bir tweet  hazırladı.

Nihat Doğan bunu retweet ederek kalabalıkları üzerime saldı. Gidip dava açtım.

Ne mi oldu peki?

rahsan-gulsan-sli-3

Aynen son birkaç gündür yaptıklarını yaptı.

Önce tweet'i sildi.

Sonra mahkemeye verdiği ifadede heklendim dedi.

Kendisi hakkında iki gündür yapılan suç duyurularında da aynısını yapacak.

Çünkü Twitter'ın IP vermediğini ve bu nedenle de suçun ispat edilemediğini çok iyi biliyor.

Sedef Kabaş, Fazıl Say gibi isimler yazdıklarından geri adım atmadıkları ve cesurca arkasında durdukları için yargılanıyorlar Twitter paylaşımları için. Sonra “erkekliğin kitabını yeniden…”

He canım he!

Yazın yağan kar hayatı felç etti

Belediyelerin ve devletin artık tek bildiği “Kar alarmı var, vatandaşlardan dikkat etmelerini bekliyoruz” mesajı yayınlayıp korku salmak.

Bu kadar.

Sonra günler öncesinden gelmesi artık saatine kadar bilinen kar yağdığında da sıcak afet yönetim merkezlerinde ellerinde çay, kameralardan insanların düştüğü halleri izliyorlar.

Bizler saatlerce, tuzlanmamış, temizlenmemiş yollarda canımızla boğuşurken uzaktan izlemek… Bu kar yazın aniden yağmadı arkadaş.

Senin işin hiç değilse ana arterleri açık tutmak.

rahsan-gulsan-sli-2

Dün Beşiktaş dahil hiçbir yerin sokaklarında sıcak saatlerde çalışma yapılmadı.  Kentin ulaşım sorununa çözüm olarak lanse edilen ve yapılırken biz karşı çıkanları ihanetle suçlayanlar onun yolunu bile açık tutamadılar.

İnsanlar karlar içinde bata çıka evlerine ulaşmaya çalıştı.

Hiçbirimiz bunu hak etmiyoruz. Yaşadığımız şey akıl dışı bir kar fırtınası değildi.

İstanbul'un buna yetecek makine parkı yoksa onca bütçe nereye harcanıyor?

Yani kar yönetimi okulları tatil etmekle olmuyor.

Loading...