Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Cemil İpekçi bir Nurella eder mi?

3 Şubat 2015 Yazarlar

Yok, modaya bakışları ve üretimleri açısından karşılaştırmak benim haddime değil.

Her ikisi de mesleğine yenilikler getirmiş, kendi tarzlarını yaratmış ve bin kere de ispat etmiş isimler.

Özgünlükleri tartışılamaz.

Ama farklı kanallarda birebir aynı formatın iki neferi olunca televizyon performanslarını karşılaştırmamak elde değil.

Televizyonlarımızda “Bu Tarz Benim” fırtınası esiyorsa bunun müsebbibi Nur Yerlitaş'ın ufak çapta bir halk kahramanı olmasıdır diye düşünüyorum.

Onun bu programda varlığını fark etmem şöyle oldu…

Kanallararası trekking yaparken bir anda bir Metallica şarkısı (Yanlış hatırlamıyorsam Nothing Else Matters) duydum.

Nur, sanki bir Sibel Can şarkısı dinlercesine jest ve mimiklerle şarkıya eşlik ediyordu.

Bu ilginç televizyon şovuna kayıtsız kalmak mümkün değildi.

Metallica'nın ardından Türkçe bir şeyler çaldı. Nur istifini bozmadı.

Sonra da yarışma başladı ve az önce dünyanın en romantik kadını bir anda kelebek gibi uçup arı gibi sokan bir şeye dönüştü.

Televizyon karakterleri en çok, izleyici ile aşk-nefret ilişkisi kurunca başarılı oluyor.

Nurella bunu yakaladı. Üstelik ister inanın ister inanmayın, tüm sahiciliği ile yapıyor bunu. Günlük hayatta onunla bir gün geçirmiş olsanız anlardınız dediğimi.

Televizyon sahiciliği seviyor.

Sonra bir patırtı kütürtü koptu ve program yayınlanırken sezon ortasında başka kanala uçtu.

Show TV hemen formatı kopyalayıp kendi jürisini yarattı ve Nurella'nın yedeği olarak Cemil İpekçi sokuldu oyuna.

Cemil İpekçi ne yazık ki izlediğimiz performansı ile Nurella'ya yaklaşamıyor bile.

rahsan-gulsan-sli-2

Çünkü her kelimesinde önce kişisel imajını, mesleki kariyerini, karşısındakini, izleyeni, kısaca her şeyi düşünüyor.

Nurella'nın kendi dahil kimseyi (bunun tam aksi olmasına karşın) takmadığına izleyiciyi inandırma performansı ne yazık ki İpekçi'de yok.

İpekçi risk almıyor.

Dolayısıyla Pepsi reklamı için telefonu çalmıyor.

E malum Yedigün'ü Nurella kaptı!

Mahallenin namusu iş başında

Kız yerde kanlar içinde.

Gazeteler kanı mozaikleyince küçükleri şiddetten korumuş oluyoruz ama kalbi yanlış kişiye atan 19 yaşındaki Ceylan'ı ve kaynını koruyamıyor.

Baldızına aşık olup onu kaçıran Hamdullah ve Ceylan'ın katili olmuş “namus” yine.

Otogarda bıçaklanmışlar.

Hamdullah ölmüş, Ceylan can çekişiyor.

Ortada bir suç yok ama aile meclisi var.

Mahalleli ne der kaygısı var.

“Namusumuzu deterjan ile temizleyelim” var.

Sanırım geçen hafta mahkemelerle uğraşmayalım mahalle cezasını versin diyen AKP'li milletvekilinin gönlünden böyle görüntüler geçiyor.

rahsan-gulsan-sli

Allah hepimizin yardımcısı olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimden…

Haa bir de kan içen namusunuz batsın…

İBB'nin yanıtı halkı kandırmaktır bir yerde

Güngör Uras'ın Emirgan Korusu'nun yanındaki arazinin TOKİ tarafından satılacağı yazısı sosyal medyada büyük yankı buldu.

İş büyüyünce de iktidar yanlısı isimler hemen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Topbaş'ın açıklamasını yaymaya başladılar.

Açıklamada ‘o arazi satılmayacak' denmiyordu. Tam tersi, sanki kitleler yanlış anlamış gibi ‘Emirgan Korusu satılmıyor' deniyordu.

Yani Uras haklıydı. Emirgan Korusu'nun yanındaki arazi satılıktı.

Uras zaten “Koru'yu satıyorlar, odunu kapan koşsun” demiyordu.

“Orası da bir AVM + Rezidans ikilisine komşu oluyor, bölgenin tüm dokusu değişecek, yazıktır yapmayın” diyordu.

rahsan-gulsan-sli-3

Evet gerçekten yazıktır günahtır.
Ve bunun partizanlıkla filan da ilgisi yok.

Kenti azıcık sevenler İBB'nin kafa karıştıran mesajını yaymaya çalışmak yerine bu kentin kalan son bir iki dal yeşil alanına, tarihi dokusuna sahip çıksa. Hep muhafazakarlıklarını değil, bir kere de sözde demokratlıklarını bizimle paylaşsalar ne şahane olurdu…

YAZARIN TÜM YAZILARI