Hepimiz Allah’a emanetiz

Kadının erkeğe emanet edildiği bir ailede büyümedim.

Hayata feminizm gözlüğünden baktığım noktalar var ama dinsiz de değilim.

Hayatımı dinin kurallarını merkeze koyup ona göre yönlendiren biri de değilim.

Dedim ya, yetiştiğim aile hayata din penceresinden bakan bir aile değildi.

Babamın tek bir ideali vardı benimle ilgili: Okuyup kendi hayatımı kurmam.

Kimseye ama kimseye muhtaç olmayacağım bir hayat kurmam onun için çok önemliydi.

Babam Kilis'in en ücra mahallelerinden birinde dünyaya gelmiş.

Okula 11 yaşında yazılmış. Ama mahallesinden üniversite kazanan tek çocuk olmuş.

Sonra Ankara Hukuk'ta okumuş. Ezilen, dayak yiyen, horlanan çok kadın görmüş.

Ama kendi babasından görmemiş anacığına şiddet.

Ve kendi kızlarının ezilmesini istememiş.

Doğu'dan gelen babam, kız kardeşimi ve beni böyle yetiştirdi.

Bizi önce Allah'a sonra kendimize emanet etti.

Bu hayat anlayışında çok da yalnız olduğumu zannetmiyorum.

Milyonlarca baba, kızını üniversiteye yollarken benzer konuşmalar yaptı.

rahsan-gulsan-sli

Birileri beğenmese de, bizi ötekileştirmeye çalışsa da, biz de bu ülkenin insanıyız ve üreten gücüyüz.

Sırtımızı hiçbir erkeğe yaslamadık, emeğimizle çalışıp bu ülke için her alanda katma değer oluşturduk.

O böbürlendiğiniz büyüme rakamlarında biz kadınların da teri ve emeği var.  Evet biz hayatımızı dini kurallara göre yönlendirmeyi reddediyoruz.

Ve bu ülkenin eşit vatandaşları olduğumuza inanıyoruz.

Kimse de bizi bu bakış açımızdan vazgeçiremez.

Keşke bizi bunları söylemeye de mecbur bırakmasa…

8 Saniye erkeğe emanet olmayı tartışıyor

Tam doğum günü gecemdi. Sinema ve reklam filmlerinin beğendiğim yönetmeni Ömer Faruk Sorak aradı.

Açıkçası Facebook'tan doğum günümü gördü de o nedenle arıyor zannettim.

“Yeni filmimin fragmanını görmedin herhalde” diye söze girdi.

“Görsen sesini çıkarırdın bence” dedi.

Görmemiştim. Utandım.

“Muhakkak izle, olumlu veya olumsuz fikrini paylaş benimle” dedi.

Ancak önceki gece izleyebildim.

Ve kelimenin tam anlamıyla büyülendim ekrandaki görüntülere.

rahsan-gulsan-sli-3

Efektlerin pürüzsüzlüğüne. Ve tabii kadına şiddeti anlatan bir film olmasına ayrıca bayıldım.

Filmde bir erkek bir kadına “Artık hiçbir şeyi kafana takmana gerek yok, sen bana emanetsin” deyince irkildim.

Tam da bu günün gündemini anlatıyor gibi görünüyor 8 Saniye.

Namus gibi kavramları didikliyor belli ki.

Ve fragmandan bunları çok ciddi sorguladığı belli.

27 Şubat önemli bir tarihe dönüştü benim için aniden.  Heyecanla bekliyorum 8 Saniye filmini.

 Metrobüs kocaman bir para tuzağı!

Yapılırken tüm gücümüzle haykırdık.

Bu kentin ihtiyacı olan toplu ulaşım çözümü lastiklerin üzerinde değildi.

Ama dinlemediler.

Önce yokuş çıkamayan dev otobüsler geldi.

Sonra en sevdikleri şeyi yaptılar; ihale açtılar.

rahsan-gulsan-sli-2

Yüzlerce otobüs satın aldılar.  Ülkenin trafiği tersten akan tek yolunda günde binlerce kilometre yol yapacak ve satın almanızla kalmayan yedek parçasına, yakıtına da dünyanın parasını harcamaya devam edeceğiniz bir sistem kurdular.

Milyonlarca İstanbullunun kullandığı yollardan şeritler çaldılar.  Otomobilin bozulsa çekebileceğin emniyet şeridi kalmadığından bir araç bozulunca işkenceye dönüyor trafik.

Ona paralel otobüs hatlarını kaldıracağız dediler yapamadılar. Ve iki gündür karda soğukta sefil olmuş insanlarımızı izliyoruz.

Bu mu modern Türkiye'nin vergi yükü altında ezilen insanının hak ettiği toplu taşıma sistemi?

Yazıklar olsun!

Loading...