Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Her yeri griye boyamak istiyorlar!

19 Haziran 2015 Yazarlar

Çok ama çok güzel bir projeydi.

Dünyanın en önemli grafiti sanatçılarından ‘Jr' ülkemizde nefis bir çalışmaya imza atmıştı.

2011'de yaratıcı vizyonundan dolayı TED ödülüne layık görülen ve New York Times Meydanı'na yaptığı ‘Inside Out' projesiyle tüm dünyanın ilgisini çeken Jr isimli grafiti sanatçısı, Fatih Belediyesi ile ortak bir çalışma yapmış ve ‘Wrinkles of The City' isimli proje ile o çok etkileyici çizimlerini ülkemize taşımıştı.

Fotoğraf tadındaki çizimler koca binaların, yıkıntıların üzerlerine yerleştirilmiş dev insan yüzlerinden oluşuyordu.

Ve bu proje özellikle sosyal ağlarda tüm dünyanın dikkatini çekmişti.

Ama önceki gün internette konuyla ilgili tatsız fotoğraflar dolaşmaya başladı.

Bir yıkıntının üzerine yapılan çalışmalardan tekinin üzeri gri boyayla kapatılmıştı.

Bunu yapmak için vinç benzeri aygıtlar gerekeceğinden önce eseri zabıtalar boyadı iddiası ortaya atıldı.

Sonra Fatih Belediyesi bu projeyi kendisinin yaptırdığını ve söz konusu olaya kendilerinin de çok üzüldüğünü anlatan bir tweet attı.

Şöyle veya böyle birileri, artık kullanılmayan bir yıkıntının üzerine yapılmış bu muhteşem esere tahammül edemedi.

O ‘birileri' farklı, özgür, sınır tanımayan ve kalıba sığdırılamayan her şeye karşı.

Kendileri kadar sıkıcı olmayan her şeyin üzerine gri boya sürmek istiyorlar.

Hatta mümkünse beton dökmek eğilimindeler.

İstanbul'un bu kafayla yönetilmesinin neden olduğu bilanço hepimizin gözünün önünde.

Dünyanın en çirkin ve en beton meydanına sahibiz. Taksim Meydanı bu anlattığım olaya verilebilecek  en kanlı canlı örnek.

Biz zaten sanatı anlamakta ve değerlendirmekte çok da ileri değiliz.

Ama keşke yapılanı koruyabilsek. Bu bile yeter…

Beceremeyeceksen vazgeç e-devlet'ten!

Biliyorsunuz uzunca sayılabilecek bir süre önce e-devlet uygulamasına geçildi.

Artık güvenli işlemlerin mümkün olduğu, hepimizin kredi kartı bilgilerinin bile korunabildiği internet ortamında e-devlet şifremizi PTT şubelerinden bizzat gidip almamız gerekiyor.

Benim bugüne kadar şifre almam gerekmedi.

Açıkçası bunu yapmaktan hep de kaçtım.

Ama bir vize işlemi için SGK belgesi almam gerekince mecburen PTT kapılarına dayandım.

Fakat ne ilginç ki iki gündür koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin e-şifre veren sistemi çökmüş durumda.

Gerçekten şaka gibi.

Şifre veren bir sistemi iki günde kendine getirmeyi başaramayan devlet acaba bizlerin çok önemli kişisel bilgilerine nasıl sahip çıkıyordur ya da çıkabiliyor mudur diye düşünmeden duramıyorum.

Özel sektörde bir firmanın, mesela bir bankanın internet şifresi veren sistemi iki gün çökse firmanın yetkilileri taş üstünde taş bırakmaz.

Ama devlette iki gün süren sistem çökmesi gibi bir skandal yaşanıyor ve kimse oralı değil.

Vatandaş mağdur olmuş, işini gücünü yapamamış kimsenin umurunda değil.

Allah bu devletin sistemlerini siber saldırılardan korusun, ne diyeyim…

143 kediye daha çok üzülürdü toplum!

Kedileri çok severim. Evde iki kedi kızım var.

Onlar benim her şeyim, kıllarına zarar gelse canım yanar.

Mesela gazetede 143 kedi öldürüldü haberi görsem ayağa kalkarım.

Bu vahşeti yapanların en ağır şekilde cezalandırılması için elimden geleni yaparım.

Eminim toplumumuzun önemli bir bölümü de bu konuda ciddi hassasiyet gösterir.

rahsan-gulsan-sli

Aynı şeyi yıllardır kalemimden geldiğince, dilim döndüğünce kadınlara karşı işlenen şiddet suçları için de yapıyorum.

Ama görüyorum ki birilerinin kızları, anaları, bacıları öldürülürken kimse gerekli hassasiyeti göstermiyor.

Bir şeyler engel oluyor ve gösteremiyor.

İnternette, www.anitsayac.com adresinden girebildiğiniz bir dijital anıt sayacı yapılmış.

Bu anıtta 2008 yılından beri öldürülen kadınların isimleri yazılı.

Bir de sayaç var. Bu yıl sayaç 143'te. Yani yılın ilk altı ayı 143 kadın katledilmiş. Korkunç bir rakam bu.

Özgecan öldürüldüğünde yeri göğü inletenler nedense aynı duyarlılığı tüm kadınlara göstermiyor.

O halde Meclis'e dönelim.

Hadi kadın vekiller.

Hadi, partiler üstü bir inisiyatif oluşturun ve değişimi başlatın.

Dursun bu sayaçlar artık!

Bu bizde asla olmaz :(

Dün The Guardian gazetesinde ilginç bir haber vardı.

Londra Belediye Başkanı taksicilere küfrederken görüntülenmiş.

Çok fena bir haber.

Belediye başkanı bisikletinde takım elbisesiyle işe giderken yolda bir taksici ona laf atmış. Başkan da ona küfretmiş…

Bir dakika, bir dakika. Koskoca belediye başkanı simsiyah, cillop gibi bir makam aracına binmiyor muymuş?

İnsanı ürküten, zebellah gibi korumalar da mı yokmuş yanında?

Allah Allah…

Öyle makamsız, şatafatsız, halktan biri gibi hayat sürdüren belediye başkanı mı olur?

rahsan-gulsan-sli-3

İşte o bizde asla olmaz.

Ha bizde küfretmesine de gerek kalmaz zaten, laf sokan zavallı taksiciyi korumalar…

Ay Allah korusun…

YAZARIN TÜM YAZILARI