Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Kahrolsun “bağzı” kuğular!

12 Haziran 2015 Yazarlar

Aslında kocaman bir şaka gibi.

Sanki bu ‘şaka gibi' tanımlaması hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu.

Belki de bir olaya şaka gibi deyip geçince, o olayın saçmalığının etkisini de azaltmış oluyoruz.

Beren Saat iki gündür şaka gibi bir şey yaşıyor.

Saat, dört gün önce yani seçim sonuçlarını öğrendiğimiz zamanlarda sosyal medyada bir kuğu fotoğrafı paylaşmış.

O kadar güzel bir fotoğraf ki insanın baktıkça bakası geliyor.

Kocaman bembeyaz bir kuğu, sırtına iki minik yavrusunu almış ve suyun içinde onları bir yerden bir yere taşıyor.

Beren Saat bu fotoğrafın da altına “World's most lovely boat ever” yani ”Dünyanın en tatlı gemisi” yazmış.

Vay arkadaş işte bundan sonrası işin ‘şaka gibi' kısmı.

Ben bu yazıyı yazarken fotoğrafın altında 1074 yorum vardı.

Halkların demokratik kardeşliğinden girmişler, MHP- CHP- HDP koalisyonundan çıkmışlar.

Bu tatlı fotoğrafa yapılan yorumlardaki kin ve nefret akışını anlatmaya kelimeler yetmez.

Hatta yazının başından beri tekrarlayıp durduğum şaka gibi tanımlaması bile durumu tanımlamak için yetersiz kalıyor.

Tamam toplumca gerçekten çok gerildiğimiz bir seçim süreci atlattık.

Sinirler harap oldu.

Ötekileştirici, nobran siyaset yüzünden hiç olmadığımız kadar keskin hatlarla ayrışmaya başladık.

Ama içinde politikaya dair en küçük bir gönderme bile olmayan bir fotoğrafa yorum yaparken bu denli çirkinleşebiliyoruz ya, Allah hepimize sabırlar versin.

Kuğu ve iki yavrusunun huzur dolu fotoğrafına bakanlar da bu yorumları yapıyorsa alimallah gerçekten reaksiyon verilesi bir şey görünce neler yapacağız kimbilir…

Poyraz Karayel süper gidiyor!

Son iki sezondur yeni reyting sisteminin de etkisiyle, televizyonda çok tutan işler benim ilgi alanıma pek giremedi.

Fakat bu sezon yayınlanan işler içinde ‘Poyraz Karayel' dizisi favorim oldu.

Dizinin yönetmeni, senaristleri ve kurgu ekibi harika bir iş çıkarıyor.

Tabii ki oyuncuları da unutmamak gerek.

Diziye en son katılan Azra Akın dışında kadro neredeyse süper!

rahsan-gulsan-sli-2

İlker Kaleli, Burçin Terzioğlu, Musa Uzunlar (kesinlikle süper!) keyifle izlenen bir performans sergiliyor.

Ama tabii ki senaryo çok önemli çünkü tüm oyunculara muhteşem bir performans sergileme fırsatı sunuyor.

Dizi süreleri çok uzun olmasına karşın, Ethem Özışık ve Ertan Kurtulan ülke televizyon standartları çerçevesinde çok iyi bir iş çıkarıyor.

Hele son birkaç haftadır neredeyse her bölüm sezon finali tadında.

Sezon finalinde nasıl da elimizi böğrümüzde bırakacaklarına eminim.

Senaristler her hafta sanki uzun metrajlı bir film yazarmışçasına çalışıyorlar.

Ama ikisinin de ellerine sağlık. Sezonun en keyifli işine imza attılar.

Umarım reyting sistemi normalleşince çalışmalarının karşılığını daha iyi alırlar.

Kısırkaya'da neler oluyor?

Bir iki gün önce fotoğraf çekmek için Kilyos tarafına gittim.

Bu mevsimde oralar İstanbul'un en sevdiğim yerlerindendir.

Denize bakarsın, enerjisi hiç bitmeyen dalgaları izlersin, günün her saati başka bir ışık vurur, devinim hiç bitmez.

Yine bu duyguları yaşamak ve İstanbul'dan birkaç saat kaçmak için attım kendimi oralara.

Ama sinirlerim çok daha fazla bozulmuş olarak geri döndüm.

Sinirimi bozan birinci neden, tabii ki bölgede korkunç bir hasar yaratan üçüncü köprü inşaatı.

Beton, yeşili öylesine acımasızca yok etmiş ki durumu kelimelerle anlatmak mümkün değil.

Üstelik bu görüntü, daha da büyüyecek bir hasarın sadece başlangıcı.

Sinirimi bozan bir başka neden de, Kısırkaya'ya yani İstanbul'un en güzel köşelerinden birine anlaşılmaz bir şekilde konuşlandırılmış olan dev hayvan barınağı var ki, o da gerçekten İBB'nin en tuhaf icraatlarından biri.

İlk kez gözlerimle gördüm.

Resmen Kısırkaya'yı imara açmışlar.

Barınak çok büyük ve hayvanseverlerin bu barınak ile ilgili ciddi endişeleri var.

İşin daha da tuhaf olan tarafı, orada bir barınak olmasına karşın etrafta karnı aç ve hastalıklı yüzlerce köpeğin dolaşıyor olması.

Dahası o bölgede ciddi bir inşaat hareketi var.

Mesela barınağın yüz metre ötesindeki sahil kısmını duvarlarla çevirmişler ve çevrilmiş alanın içinde yani sahilde iş makineleri inşaat halinde.

Belli ki Kısırkaya artık betonun pençesinde kıvranıp hayata gözlerini yumacak.

Bu şehri çok seven biri olarak bu duruma çok ama çok üzülüyorum.

YAZARIN TÜM YAZILARI