Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Kırk yaş kararları geldi hanııım:)

4 Şubat 2015 Yazarlar

Biliyorsun sevgili okur, son birkaç gündür bu satırları kırk yaşına gelmiş bir kimse olarak kaleme alıyorum.

Çok saçma ama insan kırk yaşına girince daha önce düşünmediği birçok şeyi düşünmeye başlıyor.

Kararlar almaya çalışıyor. Sanırım hayatı elinden kaçırma, yaşayamadıklarını tamamlama korkusu baskın geliyor.

Kafamda bazı kararlar dönüp duruyor.

Genellikle bunları gerçekleştirebilen biri değilimdir ama sizinle paylaşırsam belki mecburen uygularım diye düşünüyorum…

Daha az evet diyeceğim. Yapmak istemediğim şeyleri insanları kırmamak adına üzerime yük edinmeyeceğim. Sanırım artık “ben”, “siz”den biraz daha önemli.

Yüreğime, hayatıma yük insanları sırf onlara acıdığım için taşımaktan vazgeçeceğim.

Kimseyi idare etmeyeceğim, idare etmem gereken insanları yaşam çemberimden uzaklaştıracağım.

Eee… Bu kadar mı?

Vallahi kırkını bizden önce geçen köşe yazarları öyle bir hazırlamışlar ki bizi alınan kararlara, bir rüya görüp Nirvana'ya ulaşmaya.

Ben deniyorum, zorluyorum, ıkınıyorum ama ı-ıh bunlardan fazlası çıkmıyor.

Çünkü kırk yaşıma kadar kendime, karakterime, hayata bakışıma, hayatımı ve ilişkilerimi yaşama tarzıma öyle kendime göre yatırımlar yapmışım ki hiç değişesim gelmiyor.

Evet karşımdakini kırmamak adına lafımı kanla yutkunduğum oluyor, evet hâlâ çocuk saflığında insanlara inanıyorum, evet hâlâ içimde Mersin'den getirdiğim taşralılığım var ama bu benim ve iyi ki böyleyim.

rahsan-gulsan-sli

Kırk yaş insanın gözünü açıyor,biraz sakinleştiriyor sanki.

Başıma gelen her şeyden elime kalan güzel anıları biriktirip kötüleri arkadaki güneş görmeyen ve kapısı kapatılınca bir daha açılamayan odalarına kapatıyorum zihnimin.

Hiçbir kötülüğü içimde tutamam, bu gezegende kalan ve her saniyesi değerli zamanımı fesatlıklara harcayamam.

Kendimi seviyorum ve kalan bölümde kendimle iyi geçinmek ve çok hırpalamamak niyetindeyim.

“Benim dengemi bozmayınız” yeter…

Edirne bu ülkenin kenti değil mi?

Her yıl bu sefaleti, faciayı yaşıyor bu insanlar.

Bulgaristan baraj kapaklarını açınca bizim insanımız büyük felaketin kurbanı oluyor.

Hayatını kaybedenler, evini, yuvasını, dükkanını kısaca tüm yaşam imkanlarını kaybedenler bizim vatandaşımız değil sanki.

Teknoloji öyle bir yere gelmiş ki alınamayacak önlem yok.

rahsan-gulsan-sli-3

Üstelik beklenmedik, yüzyılda bir gelen bir doğa afetini de yaşamıyoruz.

E o halde neden Edirne'nin her yıl sular altında kalışını naklen izliyoruz?

Yok mu bu insanların derdini çözecek yetkili insan bu ülkede?

Ha ha ha, ay çok tatlısın RTÜK

Sanırım RTÜK'ün bizi eğlendirmek ve ülkenin çirkin gündeminden kurtarmak gibi gizli bir görevi var.

Dünkü gazetelerde yer alan “RTÜK affetmedi” kıvamındaki haberleri okuyunca çok güldüm. Kurul patlatmış cezayı TV8'de yayınlanan “Bu Tarz Benim” programına.

Ama gerekçe evlere şenlik:

“…Yarışmacıların birbiriyle dalga geçtikleri, birbirlerini küçük düşürmeye çalıştıkları ve karşılıklı ağız dalaşına girdikleri bölümlerin programın ekibi tarafından ön plana çıkarılarak izleyiciye sunulduğu görülmüştür. Eleme gecesinde Maria'nın giydiği kıyafeti beğenmeyen Özden, söz alarak Maria için, ‘www nokta yine mi korkunç oldum nokta kom” diyerek dalga geçmiş, Maria da Özden'in kıyafeti için ‘www nokta yarı çıplak nokta kom” diyerek cevap vermiştir…”

rahsan-gulsan-sli-4

Hahahahahah:)

Hakikaten komik. Ceza programa değil aslında küresel televizyonculuğa kesiliyor.

İzleyici, koyun değil. Televizyonda birbirine RTÜK baskısı altında “hanımefendi bir şekilde” çemkiren kadınları görünce dönüp birbirine çemkirmiyor.

Ha tabii bir de uzaktan kumanda diye şahane bir cihaz icat oldu inanmazsın sevgili RTÜK, insanlar neyi izleyip neyi izlemeyeceğine kendileri karar verebiliyor.

YAZARIN TÜM YAZILARI