Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Periscope Sezen Aksu’nun düşmanı mı?

5 Mayıs 2015 Yazarlar

Twitter, kendisi hayatlarımızı değiştirdiği yetmezmiş gibi şimdi de “Periskop” adında bir uygulama çıkardı. Program henüz Android cihazlara açılmadığından kendi adıma tecrübe edemedim ama gördüğüm kadarıyla sadece Apple kullanıcılarına açık olmasına karşın hayli popüler bir uygulama.

Özellikle de meşhur kimseler, hayatlarını paylaşıp hayran kitlelerinin saflarını sıklaştırma çabasındalar.

Periskop kişisel canlı yayın aracı gibi bir şey. Tek farklı cep telefonunuza yüklenmiş olması.

Ünlülerimiz şimdilik tatlı tatlı paylaşıp “layk” alıyorlar.

Ama önceki gece itibariyle Periskop telif sahipleri için bir kâbusa dönüştü.

Boks sevenlerin heyecanla beklediği Pacquiao- Mayweather maçının canlı yayını tam bir Periskop çılgınlığına sahne oldu.

Amerika'da maçı öde ve izle sistemlerinde canlı izlemek 90-100 dolar arası bir fiyat olunca insanlar Periskop yayınlarının peşinde koşmaya başlamış.

Periskop ve benzeri bir program olan Meerkat da bir anda popülerleşmiş.

Periskop yayınlarının on binlerce beğeni aldığını fark eden merkez bu yayınları iptal etse de arayanlar yine korsan Periskop yayınları bulabilmiş.

İşte zurnanın zırt dediği yer de tam bu.

Bugün şöhretlerimizin en yakın dostlarından biri olan Periskop ülkemizde bir telif düşmanına dönüşmek üzere.

Biliyorsunuz Amerika kaynaklı bu yazılım kendi ülkesinde telif haklarına karşı en sert ve keskin koruma önlemlerini hemen alacaktır.

Olan yine bize olacaktır.

Sinemadan, konserden canlı yayınlar hemen popülerleşecektir. Maçlar, stadyumlarda kalabalık olduğu anda GSM operatörlerinin çökmesi yüzünden şimdilik güvende. Digiturk canlı etiketleme ile bir ölçüde bunun önüne geçebiliyor ama bu, telif hakları bakımından yeni bir tehdit.

Fikir eseri üreticilerimiz daha Youtube ile sorunlarını yeni çözüp, geriye dönük haklarının üzerine bir bardak soğuk su içmişken canlı yayın programları yeni darbe olacak gibi.

Sezen Aksu'nun Periskop'u yok belki ama bu furyadan en çok zarar görecek isimlerden biri olacağa benziyor. Tabii eğer bu kez sinema ve müzik endüstrisi yöneticileri popolarını kaldırıp erken davranıp Periskop'u kendileri açısından değerli bir mecraya dönüştürmeyi başaramazlarsa…

Hiç mi acımadınız mozaiklere?

Son dönemde restorasyon konusunda korkunç standartlar uygulanmaya başladı.

Farkında mısınız bilmiyorum ama restore ettikleri tarihi yapıları neredeyse yeniden inşa ederek hunharca yeniliyorlar.

Birkaç yıl önce Kemerburgaz'daki kemerlerin aynı bu yöntemle restore edildiğini fark edince o dönem çalıştığım gazete yazmış ve bu korkunç restorenin durdurulmasını sağlamıştım.

Ama yaptıkları kadarı bile küfür gibiydi bu esere. Yepyeni taşlar çaktılar hiç acımadan yüzlerce yıllık yapının bağrına.

Bu yüzden dün Hatay'dan gelen habere şaşırmadım ama çok üzüldüm.

Hatay'daki Yeni Arkeoloji Müzesi'nde yer alan bazı mozaiklerin korkunç şekilde restore edildiği ortaya çıkmış.

Çok acayip ama bunu, restorasyonu kontrol eden bir arkeolog değil yerel mozaik ustası Mehmet Daşkapan ortaya çıkarmış. Kendisi bu mozaiklerden ilham aldığı için sürekli müzeye gidip fotoğraflarını çekiyormuş mozaiklerin. Hatta bir kez taşınma sırasında mozaiğin yere düşüp parçalanmasına da tanık olmuş.

Nedense gözümün önünde İşid vari görüntüler canlanıyor.

rahsan-gulsan-sli-2

Belli ki haldır huldur taşımışlar “canım mozaikleri”… “Canım seramiklerin” insan hayatından değerli göründüğü bir ülkede normal diyebilirsiniz ama bir müzede restorasyon yapımı bu kadar beceriksizce gerçekleşiyorsa ve bu skandaldan en son haberi olan Kültür ve Turizm Bakanlığı oluyorsa durum umduğumuzdan daha vahim olabilir. Mesela orijinal mozaikler şu an bazı koleksiyonerlerin evlerini süslüyor olabilir.

Çünkü çok ilginç şekilde mozaiklerin hem formu bozulmuş hem de renkleri solmuş.

Tarihimize, çocuklarımıza vermek üzere emanetimiz olan kültürel zenginliğimize sahip çıkmayı beceremeyenlere yazıklar olsun!

Feridun Düzağaç neden suçlu anlamadım

HDP olmasın da kim olursa olsun, bir müzik insanının şarkısını izinsizce alıp seçim şarkısına dönüştürmek suçtur.

Söz konusu şarkıyı yazan insanın muvaffakatnamesi olmadan yapılan her izinsiz kullanımı yasada belirlenen şekilde suç sayılır.

Feridun Düzağaç'ın F.D. isimli şarkısı HDP tarafından izinsizce seçim şarkısı yapılmış ve sanatçı çok da efendi bir şekilde, kimseyi kırmadan dökmeden halini anlatıp bu harekete onay vermediğini anlatmış.

Demiş ki: “Fikren izlerken hiç rahatsızlık hissetmediğim gibi hoşuma gitmiş olsa da dinleyenlerin masalsı (siyasetten ve hamasetten uzak duygu dünyalarında başka anlamlar yüklenmiş şarkıların başta reklamlar olmak üzere başka alanlarda kullanılmasına karşı olan ve bundan rahatsızlık duyan bir şarkı yazarı olarak geç de olsa talep edilen izin için başta Sevgili Selahattin Demirtaş fikredenler ve bu kararımdan kırgınlık duyabilecek tüm dostların affına sığınıyor ve affımı rica ediyorum…”

Açıklama bu zarafetle devam ediyor.

Ama bu açıklamanın ardından öyle bir fırtına koptu ve Feridun Düzağaç bir anda bir linç rüzgarına kapıldı ki sebebini gerçekten anlamak mümkün değil.

Her alanda özgürlük ve demokrasi vaat eden bir partinin telif hakkını hiçe saymasının hiç hükmü yokmuş gibi Düzağaç kötü insan oldu.

Ve Twitter'ini kapatmak zorunda kaldı.

Hakikaten hiç anlamıyorum bu tepkiyi:

Arkadaşım mecbur mu şarkısını bu oldu bitti ile kurban etmeye?

Şarkıyı yazan ve gönül kubbemizde ayrı bir yer edinmiş olan ozanın entelektüel üretimi üzerinde söz hakkı yok mu?

YAZARIN TÜM YAZILARI