Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

RTÜK uyuşturucu sempatizanı mı?

2 Şubat 2015 Yazarlar

Neredeyse son on yıldır RTÜK ile yaşıyoruz. Onlarca absürd kararına tanık olduk. Mesela çizgi filmlere cezalar verdi. Fatmagül'ün Suçu Ne dizisine porno muamelesi yapmaya kalktı.

Çok uzak değil, daha bir ay önce Kanal D'de yayınlanan Ben Bilmem Eşim Bilir isimli yarışma programına aklımızın alamayacağı bir ceza verdi.

Yarışma sırasında eşlerin başka eşlerle dans etmesini, aile yapısını gevşek bulduğu ve her izlediği şeyi evinde taklit edecek kadar ‘ahlaksızlığa açık' olduğunu düşündüğü Türk ailesini korumak amacıyla büyük cezaya çarptırdı!

Bizi bizden daha iyi tanıyan, zaaflarımızı bizden çok daha iyi bilen ve günlük hayatlarımızı onun kuralları ile yaşamamız konusunda ısrarcı olan RTÜK ne hikmetse şimdi uyuşturucuyu övmenin Türk aile yapısı açısından bir sıkıntı olmadığını düşünüyor.

Hem de son günlerde ülkemizin başına gelen en büyük felaketlerden biri Bonzai'nin!

Hani kullananların ikinci seferde bağımlı olduğu, onun etkisi altındayken sokakta yatıp soğuğu hissetmediği için sabah donmuş cesetlerinin bulunduğu bela!

ATV'de yayınlanan Kaçak dizisinde bir karakter diğerine “Seni rahatlatacak bir şey, Bonzai kullandın mı?” diye sorup hayır cevabı alınca cebinden çıkarıp “O zaman mutlaka denemelisin” dediği sahne RTÜK uzmanları tarafından ve hayli de haklı olarak problemli bulunmuş.

rahsan-gulsan-sli

Cezanın oylandığı üst kurulda ise AKP'li üyeler aniden özgürlükçü kesilmiş.

Şefkatle oylamışlar ATV aleyhindeki ceza meselesini ve bu sahnede suç unsuru görmemişler.

Basit bir öpüşme sahnesini porno gibi ve hiçbirimizin algılamadığı bir şehvetle sayfalarca anlatıp dünyanın cezasını kesen kafa, ATV'yi kollayıvermiş.

Hem de Bonzai gibi başımıza musallat olmuş bir belaya karşı.

Yaşasın Türk usulü, sevdiğini kayırmalı muhafazakarlık!

Bizim albinolar da tehlikede Sayın Davutoğlu!

Türkiye Tanzanya Büyükelçisi Ali Davutoğlu hayırlı bir işe kalkışmış.

O bölgede uzuvlarını kesip yanında taşımanın ya da yemenin şans getirdiğine inanılan albinolara sahip çıkmak için eşi Yeşim Davutoğlu ile birlikte kolları sıvamış.

Ve 500 albinonun hayatını kurtaracak bir sistem oluşturma çabasına girmiş.

Bir ülkenin bazı konularda yardıma koşması ve büyüklüğünü göstermesi çok güzel bir hareket. Ama ülkemizden binlerce kilometre ötedeki bir ülkenin hayatı tehlikedeki insanına böylesi şefkatle sahip çıkan devletin, ülkemizin albinoları sayılan, yani onları dövmenin, öldürmenin neredeyse suç sayılmadığı kadınlarına karşı böyle duyarsız kalmasını hazmetmek zor. Şimdi yine oy peşine düştüler ve hatırlayacaklar kadınları.

rahsan-gulsan-sli-2

Ama görüyorum ki Tazmanya'nın zavallı albinoları kadar bile değerimiz yok.

Yok işte…

Yapmayın, Emirgan Korusu'na kıymayın

Emirgan Korusu şehr-i İstanbul'umuzun beton tırpanından kendini iyi kötü kurtarabilmiş az sayıdaki bölgelerinden biri.

Ama şimdi o da betona yeniliyor.

Devlete ait olan ve korunun bitişinde yer alan 158 dönüm yeşil alan satılıyormuş.

Milliyet'ten Güngör Uras Abi'mizin yazısına göre AVM ve rezidans yapılsın diye TOKİ satışa çıkarmış bu araziyi.

Yapmayın ağalar, yapmayın beyler.

Bu beton aşkından vazgeçin, bu gidişin dönüşü yok.

Kentin en değerli, halkın kullanımına açık topraklarına beton döktürme sevdası aklınızı yedi adeta. 158 milyon dolar ediyormuş o arazi. Büyük para gibi geliyor ama vatandaşın hayatına etkisi, oranın yeşil alan olarak kalmasının değeri parayla ölçülemez.

rahsan-gulsan-sli-3

Bu yeşil alanları pahalı evlerle zenginlere açmak daha cazip geliyor sanırım.

Zaten itirazımız da hep buna.

Herhalde en sonunda beton yemeye başlayacaklar bu sevdayla. Yeşil alan, tarla, mera falan kalmayacak çünkü…

YAZARIN TÜM YAZILARI