Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Şiddet konusunda Acun da sorumlu!

11 Haziran 2015

Çok değil kısa bir süre önce yazdım, “Survivor'da izlediğin sensin” diye.

Bakın bugünkü manşetimiz tam da bunu anlatıyor aslında.

Televizyonda izlediğimiz biziz. Ve içimize işleyen derdini şiddetle anlatma hali.

Bozok da bunun son halkası.

Lafı uzatmaya gerek yok.

Kafa atmak ne arkadaş?

Ve tabii bu durumdan Acun da sorumlu.

Daha önce benzer ittirmeler kaktırmalar olmuştu. Birer hafta oyunlardan men etmek güzel cezaydı.

Ama kafa atmaya müsamaha göstermemeliydi.

bozok-haber-ban

Bozok'u tıpkı Nihat Doğan-Pascal Nouma kavgasındaki gibi hemen adadan ilk uçakla yollamalıydı.

Survivor ülkenin çoluk çocuk en çok izlenen televizyon şovu.

Acun da bu ülkenin en çok örnek alınan isimlerinden biri.

İnsana şiddet uygulamanın affedilmez bir hareket olduğunun altını çizmeliydi. Oya bırakmamalıydı, ilk uçağa bindirmeliydi Bozok'u.

Bunu yapmayarak Bozok'un kafa atmasındaki tüm hatalara ortak olmuş oldu…

Sansürcü yasalar duruyor, farkındasınız değil mi?

Seçim sonuçlarıyla birlikte hepimiz uzun süre sonra yeniden geleceğe umutla bakar olduk.

Yıllardır üzerimize çöreklenen baskıcı, dediğim dedikçi, renk sevmeyen, farklılıklara karşı tahammülsüz rejimin biraz da olsa üzerimizden ağırlığının kalktığını düşünür olduk.

Bu halimiz sosyal medyaya da yansıdı.

Sosyal medya trafiği seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından ciddi oranda arttı.

Hepimizin çenesi düştü.

Tadınızı kaçırmak ve neşenizi bozmak istemem ama aslında henüz hiçbir şey değişmedi.

Tüm o baskıcı, muhalif olanı susturmaya yönelik, sabaha karşı torba yasaların içine sokuluverilen eklerle diktatörlükle yönetilen ülkelerdeki özgürlük standartlarını aratmayan standartlara sahip yasalar orada duruyor.

Başımızın belası 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair” yönetmelik orada bir kara gölge gibi oturuyor.

Olası bir problemde sizi avukatınızla buluşturmadan saatlerce bir yerlerde tutabilecek İç Güvenlik Yasası orada duruyor.

Bunun gibi tatsız örnekler çok.

O nedenle coşkunuzu tabii ki yaşayın ama bu yasaların hak ettiğimiz gelişmiş ülke standardında özgürlükler ve haklar tanıyan versiyonlara dönüştürülmesi için de yorun nefesinizi.

Yoksa Allah korusun korku bir köşede bizi yutmak için hazır bekliyor.

Görgüsüzlük abidesi hak ettiğini bulmalı

SÖZCÜ'nün haberiyle adeta bir sembole dönüştü Reza Zarrab'ın yalısı.

Kimsenin kimsenin malıyla bir ilgisi yok. Sembol olan, o yalıda yapılan hukuksuz ve kentin tarihi dokusuna zarar veren tadilat.

Neyin mi sembolü? Tabii ki AKP'nin bu kente ve ülkeye verdiği rant zararının.

Ve belli ki aynı yalı bir anlamda umudun da sembolü olacak.

Neyin mi? 13 yıldır ülkeye bu şekilde verilen zararın hesabının sorulmasının!

CHP'li vekiller seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz koalisyon tartışmalarına gömülmemişler ve hemen bir yazılı soru önergesi hazırlamışlar.

Bir vatandaş çatısında kiremit oynatsa 50 zabıta gidiyor, Reza Zarrab'a her şey serbest görünüyor diye başlayan metinde benim de altına imza attığım şu sorular var:

“Yalılar ile ilgili sorumlu kamu görevlileri tarafından kaçak yapılaşmayla ilgili yasal işlem yapılmış mıdır? Belediyemiz ilgili birimlerine gereken kanuni işlemlerin yapılması için yazı yazmış mıdır? Tarihi yalıda yapılan inşaat faaliyetleri ile ilgili ruhsat alınmış mıdır? Ruhsat hangi kamu kurumu tarafından verilmiştir? Anılan yalılarda yapılan inşaat faaliyetleri ile ilgili kontroller yapılmış mıdır? Tescilli tarihi eserde yapılan kaçak yapıları görmeyen kamu görevlileri ve mülk sahibiyle ilgili suç duyurusunda bulunulacak mıdır?”

Bu kadar güzel yazılmış bir soru önergesi ile ilk kez karşılaşmıyoruz.

Ama artık Meclis çoğunluğu bu soruların cevaplarını dikkate alacak şekilde oluşmuş durumda.

Zaten bize umut veren de bu…

Karaköy'ün eğlenceli haritası hazır!

Yabancı bir kente gittiğimde en sevdiğim şey elime bir keyif haritası geçirip elimden geldiğince yerel bir deneyim yaşamaya çalışmak.

Özellikle Avrupa ülkelerinde semtlerin çok güzel haritaları vardır. Keşif kolaylaşır, eğlence artar.

Biz henüz böyle haritalar yapmanın önemini kavrayamadık. İnternette bazı öneri siteleri ve uygulamaları oluştu ama bu mecralar zaman zaman çok yanıltıcı olabiliyor.

Karaköy'de çok hoşuma giden tam da bu tarz bir girişim meydana getirilmiş.

rahsan-gulsan-sli-2

LoKals Karaköy adını taşıyan proje, bir web sitesi ve bir mobil uygulamadan oluşan Karaköy'ün ilk geniş ölçekli semt haritası.

Karaköy'ün tarihi, esnafı, seyyar satıcıları ile yakın zamanda açılan mağazaları, kafeleri aynı haritada yer alıyor. Vault Karaköy The House Hotel'de tanıtılan proje 3 ayda bir güncellenerek hem web üzerinden, hem de mobil uygulama olarak yayınlanacak ve Karaköy'e dair hikayelerle zenginleştirilecek.

Umarım ünlü büyük mekânlar kadar simitçileri, esnaf lokantalarını yani Karaköy deneyimini tamamlayan yerel öğeleri de atlamazlar.

Gözüm üzerlerinde olacak:)