Sözcü Plus Giriş
RAHŞAN GÜLŞAN

Şike soruşturması böyle yapılır!

29 Mayıs 2015 Yazarlar

Yurtdışında olunca insan bambaşka bir haber bülteni izlemenin keyfine varıyor.
Evet bu bir keyif çünkü gerçekten ilk on haberin birbiriyle çok çirkin şekilde kavga eden siyasiler olmasından çok bunalmışım.
Hem de çok!
Bu nedenle yurtdışında haber izlemek iyi geldi.
Haa bu arada tabii ki ülkemiz de dünyanın gündeminde. Yabancı haber kanalları ve gazeteler (Eyy CNN, Eyy BBC, Eyy New York Times) de seçim gündemimizi yakından takip ediyor.
Hatta BBC World, Konya'dan başladığı nefis bir seçim turuna çıktı bile.
Ama dün tüm dünyanın birinci gündemi FIFA'ya yapılan uluslararası yolsuzluk operasyonu idi.
Canlı yayında İsviçrelilerle birlikte operasyonu yapan ve söz konusu FIFA üst düzey yöneticilerinin 20 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalmasna yol açabilecek süreci başlatan Amerikalı soruşturma ekibinin toplantısına canlı yayında denk geldim.
“FIFA Yolsuzluk Dünya Kupası” yapmış diye başladılar ve “Bugün de biz FIFA'ya kırmızı kart gösteriyoruz” diye bitirdiler. Anlattıklarına göre son beş yıldır bu operasyonu planlıyorlarmış.
Öylesine net bulgular ve olaylar anlattılar ki inanılmazdı.
Mesela 2010'da Güney Afrika, Dünya Kupası için 10 milyon dolar rüşvet dağıtmış.
Dünyaca ünlü (adını vermediler) bir Amerikalı spor giyim ve ayakkabı firmasının Brezilya'dan bir takım ile yaptığı sponsorluk anlaşması ve 2011 FIFA başkanlık seçimi de yolsuzluk operasyonuna konu edilmiş.
Bu operasyonu izleyince ister istemez aklıma ülke futbolunu bitme noktasına getiren şike soruşturması geldi.
Yüzlerce sayfalık akıllara zarar iddialar vardı.
En unutamadığımsa Emenike'nin para sayma görüntülerinin olduğu iddiasıydı.
Sonuçta bu görüntüleri tıpkı Kabataş yalanı gibi hiç görmedik.
Ama Emenike dahil birçok insanın futbol kariyeriyle, hayatlarıyla, ailelerinin huzuruyla, şerefiyle oynandı.
Sinirim bozuldu.
Dünyanın öteki ucunda, Çin'de bile kaçamadım ülkemizin cinnet gündeminden.
Yok arkadaş, nereye gitsek yanımızda geliyor…

İstanbul'un fethinde İstanbul'un tadı yok

Bugün İstanbul'un fethedilişinin 562. yıldönümü.
Ama miting cumartesi gününe gelsin diye yarına alındı.
Şaka gibi ama gerçek.
İstanbul bizim gurur kaynağımızdı.
Hem de yüzyıllardır.
Ne zaman yurtdışına çıksam İstanbul'da yaşıyorum dediğimde muhakkak karşımdakinin şahane bir İstanbul anısı olurdu.
İstanbul'da yaşamak, bu şahane kentin minik de olsa bir parçası olmak çok ciddiye aldığım bir şeydi.
Ama son on yıldır kentimizin bağrına betondan bir hançer saplandı.

rahsan-gulsan-sli-2
Gözbebeğimiz Boğaz artık çook uzaklardan bile başını gösteren gökdelenlerin korkunç silueti altında eziliyor.
Tarihi yarımadaya bakınca o canım Mimar Sinan silueti yerine korkunç kuleler görüyoruz.
İstanbul'un son kalan ormanları günde binlerce ağaç olacak şekilde katlediliyor.
Bunu iktidardaki politikacılar yapıyor ama ceremesini hep birlikte çekmeye hazırlanıyoruz.
Son dönemde İstanbul'a AVM, gökdelen dışında kazandırılan tek bir dünya çapında anıt bina, heykel, park vs. yok:(
İşte o bakımdan demem o ki isterlerse cuma kutlasınlar isterlerse cumartesi.
İstanbul'u sevgili gözüyle değil rant gözüyle sevdikten sonra hiçbir önemi yok…

Dünyanın yarısı yanıyor, yarısı boğuluyor

İklim meselesinin hiç şakası yok.
Her şey fena karıştı.
Bakın Amerika Teksas'ta tüm zamanların en büyük sel felaketi yaşanıyor. Otomobiller, evler kağıt gibi sulara kapılıp gidiyor.
Hindistan'da ise korkunç bir sıcak dalgası var. Sıcaklıklar yer yer 50 dereceyi buluyor.
Ölü sayısı 800'ü geçmiş durumda.
Yani dünya alarm sinyalleri veriyor.

rahsan-gulsan--sli-3
İşte bu nedenle iki ağaç için bilmem neler yaptılar diyenlerin, çılgın projelerle Karadeniz'i Marmara'ya karıştırmayı planlayanların, seçim reklamlarında biz kesiyoruz ama onlar da Yalova'da kesti diyenlerin bu söylemleri her geçen gün daha da komikleşiyor.
Artık bu işin şakası yok. Ülkemizin yeşiline, doğasına sahip çıktık çıktık.
Yoksa doğa ana kesinlikle affetmiyor.

YAZARIN TÜM YAZILARI