Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

Artık orası AKP’nin Kızılay’ı oldu

17 Şubat 2015 Yazarlar

Türk Kızılayı, 147 yıllık bir geçmişe sahip. Dar günlerde, zor günlerde hep onun yetişeceğini biliriz. Ama, AKP ile birlikte Kızılay'ın bu özellikleri de giderek kayboluyor. Dahası, Kızılay Derneği giderek AKP'nin bir yardım kuruluşuna dönüşüyor. Tabii ki eski gücünü kaybederek, başka kuruluşların neredeyse himayesine girerek.
Yayınladıkları Türk Kızılayı dergisinde de bunun işaretleri görülüyor. Sayfalar, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'yle doldurulmuş. AKP Yöneticisi Yasin Aktay sayfalarından eksik olmuyor. Tamam bunları anladık da geçmişte Kızılay yöneticileriyle birbirlerine giren İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım'a dergide yer verilmesi ne oluyor?

SUÇLANAN KİŞİ BAŞ KÖŞEDE

Bunu niçin mi soruyorum? İnsani Yardım Vakfı'nın, Mavi Marmara gemisiyle Gazze'ye yardım götürme girişimi sırasında, vatandaşlarımız İsrailli askerlerin ateşi sonucu hayatını kaybetmişti. 17 Ocak 2011 tarihinde, dönemin Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Lütfü Akar, Kayseri'de yapılan Kızılay bölge toplantısında şunları söylemişti:
“Mavi Marmara ile götürülen yardım, Kızılay tarafından götürülmesi gerekirdi. Ancak, sadece propaganda için arkadaşlar, içine papazları, herkesi doldurdular oraya gittiler. En son 9 vatandaşımızın telef olmasına, şehit olmasına sebebiyet verdiler. Herkes şunu bilmelidir ki, Türk Kızılayı bu işleri asli işi olarak kabul eder.”
O dönemin Kızılay Genel Başkan Yardımcısı, şimdi Kızılay Genel Başkanlığı görevinde bulunan Ahmet Lütfü Akar'ın suçladığı vakıf başkanı, Kızılay dergisinde boy gösteriyor. Bülent Yıldırım, kendisiyle yapılan röportajda “Dünya üzerinde 4 yıl içinde çok şeyler değişti. Önce Allah'a, sonra Müslümanlara güveniyoruz. Onurlu bir mücadele veriyoruz; geri adım atmamak istemiyoruz. Şu anda 4. Dünya Savaşı yaşanıyor. Ama maalesef ölenlerin hepsi Müslüman” diyor.

KIZILAY'A GARSONLUK GÖREVİ

Türk Kızılay'ının içi alabildiğine karışık. Kimin, hangi yolla yönetim kurulu üyeliğine, sonra başkan yardımcılığına getirildiğinin öyküsü anlatılıyor. Afet ve Acil Durum (AFAD) Yönetimi Başkanlığı, AKP'li bir iş adamının yaptırdığı plazayı yıllığı 4 milyon liraya kiraladı. İşte, modern bir binadan yönetilen AFAD, Kızılay'ın yıllardır yaptığı hizmetleri yerine getirecek. Bu durumda Kızılay'ın gücü giderek azalıyor. AFAD Başkanı Fuat Oktay, Kızılay'ın bundan sonraki yerini “Kızılay, afet müdahalesi ve beslenme konusunda ana çözüm ortağımızdır. Diğer hizmet gruplarımızda da barınma, dağıtım, sağlık gibi alanlarda destek çözüm ortağımızdır” diye açıklıyor.
Bunun anlamı şu: Şimdiye kadar Kızılay'ın yaptığı tüm iş ve işlemlerin çok büyük bir bölümü artık AFAD tarafından yerine getirilecek. Şu anda bile Kızılay'ın getirildiği nokta, kan dışında fazla bir görevinin kalmadığıdır. Kızılay'ın yeni görevi daha çok yemek çıkarmak ve garsonluk görevi olacak.
Kızılay'a 150 yeni eleman alınmıştı. Kızılay'ın hafızası olan insanlara kendi rızasıyla emekliye ayrılırsa, 6 maaş ikramiye verilebileceği önerildi. Tabii ki verilen Kızılay'ın parasıdır. Birilerini emekliliğe zorlarken, yerlerine başka elemanlar doldurulması Kızılay'a gönül vermiş su insanları üzmez mi?
Suriye'den gelenler için kampların kurulmasını Kızılay başlattı. Ama bugün o kamplardan Kızılay değil, AFAD sorumlu. Oysa, bu tür organizasyonları Kızılay ve Kızılhaç yaparken, şimdi AFAD devrede. Vatandaşlardan AFAD yardım topluyor, organize ediyor, yeri gelirse Kızılay'a gelen yardıma bile el koyabiliyor. Dahasını söyleyelim, Kızılay'ın yaptırdığı çadırlar AFAD tarafından alındı. AFAD'ın izni olmadan Türk Kızılay'ı artık çadır bile kuramıyor.

BİRBİRLERİNE PARALELCİ SUÇLAMASI

17-25 Aralık operasyonundan sonra gündeme getirilen “paralel yapı” söylemi, şimdi Kızılay'ın da gündeminde. Bazı yöneticiler birbirlerini “Paralelci” diye suçluyor. Dahası, Kızılay'ın bu nedenle genel kurula gitmesi yolunda da yazılı başvurular yapılıyor.
Hükümet ise elini zaten Kızılay'ın üzerinden çekmiyor. Örneğin Tekirdağ-Edirne arasında Kızılay'ın bir deposu var. Bu depo, iki il için de önemli. İşte. Bu deponun bulunduğu yere 60 kilometre uzaklıkta yeni bir depo yeri alındı. Burayı alırken öyle bir şartname hazırlanmış ki tam anlamıyla “adrese teslim” anlamına geliyor. Alınan yer bir tekstil fabrikası binası çıkıyor. Ama sormak gerekir heangi AKP'linin yeri?
Kızılay'da, çalışanların hükümet ya da onlara yakın olanları eleştirmesi kesin işten çıkarma nedeni de oluyor. Örneğin Isparta Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Şerafettin Kılınçel'i, Reza Zarrab'ı eleştirdiği için işten çıkartan Kızılay Derneği, kefen giymiş AKP'lilerin fotoğrafını “aktroller”, diye paylaşan Kartal Kan Bağış Merkezi'nde görevli Dr. İlker Can Topçu'nun da aynı gerekçeyle işine son verdi.
Kızılay'ı yakından izlemeye devam edelim…

YAZARIN TÜM YAZILARI