Gidişat

İktidarcıların 2023 hedefi, fırtınalı bir denizde yelkenle gösteri yapmaya benziyor. Devlet olanaklarını ve sağladıkları katların yetkilerini kullanarak dayatmaya kalkıştıkları düzenin saltanat ve hilafet karışımı bir yapı olacağı belirtileri birbirini izliyor. Seçmenlerin kavramakta güçlük çekecekleri nitelemeler, tanımlamalar ve dolambaçlı anlatımlarla benimsetmek istedikleri sistemin tartışılan hukuksallığı şimdiden dökülmeye başladı. Günün cumhurbaşkanı mitingler düzenleyerek iktidar partisine oy istemekte sakınca görmüyor. Kendilerinin parti ve görevliler, sorumlular, yetkililer olarak yaptıklarını unutup tüm suçları “paralel devlet-cemaat-Fethullah'çılar''ın omzuna yıkarak daha kötülerini yapma olanağını hazırlıyorlar.
Toplum laf yarışlarını izlemek zorunda bırakılıyor. Yandaşlığı tiksindiren medya kesimi, elde ettikleri konumu güçlendirmekten başka bir şey düşünmüyor. Muhalefet, karmaşık durumu, çekişmeler, siyasal karakterleri ve ilkeleriyle bağdaşmayan yapılanmalar nedeniyle umut kırıyor. En sağlıklı güvence sayılan yargı, giderek güven yitirmeyi sürdürüyor. İşçiler, memurlar, emekliler, iktidarın anlayışsızlığı yüzünden yaşam ağırlığı içinde eziliyor. Barınma, ısınma, aydınlanma giderleri yük duruma geldi. Sigaraya ve içkiye yapılan zamlara göre giderlerin yükselişi katlanma direncini kırıyor. Yoksulluk sınırı gözetilmiyor. Eğitim, dinsel açılımlarla, ülke sözde demokrasi açılımı ve barış süreciyle bir yerlere sürükleniyor. AKP'lilerin saltanat ve hilafet istemleriyle bu yolda çabaları olmayacağının hiçbir güvencesinden söz edilemez. Buyruklarına bağlamadıkları, avuçlarına almadıkları çok az yer kaldı.

Nerde kaldı?
Ya Cumhurbaşkanı andıyla verilen söz nerde kaldı? Bay RTE içtiği anda karşın bir türlü kopamadığı AKP'liliği nedeniyle zaten bilmediği, anlamadığı, saymadığı hukuku çiğneyerek seçim konuşmaları yapıyor. AKP'nin seçim yenilgisine uğraması olasılığı herhalde uykularını kaçırıyor. Birçok şeyin ortaya çıkacağından korkuyor olmalı. Cumhurbaşkanlığını alışılmışın ötesinde yapacağını söylerken kural dışına çıkıyor. AKP korosunun ikinci şefi durumundaki günün Başbakanı kendisini kabul ettirme çabasıyla bağırıp çağırıyor, öncekine özentisi sırıtıyor. Cumhurbaşkanına ve Başbakanına güvenilmezse halkın durum ne olur, iyi düşünmek gerekir.
Dillerine cemaati doladılar. Ya dış ilişkiler ne oldu? Komşular ve sözde ortaklarla ilişkiler neden bozuldu? Terörde Türkiye'nin yeri nedir? İktidar neler yapmaktadır? Orantısızlığı aşan sert polis gücünün yarattığı havayı içe sindirmek, vicdana sığdırmak olanaklı mı? Güneyde asker kışlada, polis karakolda, devlet seyrediyor, PKK ve yandaşlarıyla uzantıları kentlerde kol geziyor.
12 yıl ne ile nasıl geçti? İktidar ortaklığı, desteği olmasa, iktidar olur ve onay vermese suçlanan cemaat, üzerine atılanları yapabilir miydi? Saptadıkları sesleri, metinleri iktidara dinletmediler, göstermediler mi? Yeni mi ortaya çıktı? Bunları kullanarak açılan davalarda savcılığa soyunmadılar mı? Mirası red gibi her kötülüğü cemaate fatura etmek iktidarı aklayıp kurtarır mı? Cemaatleri şimdi anlayıp, paralelliği şimdi mi gördüler? İstenip verilmeyen ne kalmıştı? Çıkarlar ters düşünce yadsıma (inkar) ve suçlama başladı. Cemaat okulları yurt içinde ve dışında yeni mi? Kendileri Kur'an kurslarında hangi yemini içtiler? İktidarın kimseye söyleyecek sözü yoktur; olamaz. İktidarcıların, yansız, iyi niyetli yazılarımızı, uyarılarımızı okuduklarını, okusalar da anlayacaklarını sanmıyoruz ama biz insanlık ve yurttaşlık görevimizi yapıyoruz. Kötülükler yalnız kendilerini değil, ardıllarını da etkiler, lanet okutur.
Arapçayı yeni harflerle yazmakla yaşama geçirme oyunu uydurukça Osmanlıca süvarileri Türkiye'mize kıyamayacaklar. Yalnız bugünümüzün değil yarınlarımızın karartılmasına katlanamayız. Elbet koşulları oluştuğunda direneceğiz.

Loading...