Kurtulmak

Kadınları eve kapatarak toplumsal yaşamın aydınlığından uzak tutup dinci düzeni gerçekleştirmek isteyen iktidarın yandaşı gerici medyanın yayınlarıyla tutucu ve bağnaz siyasetçilerin konuşmalarının etkili olduğu saldırılar, ulusal karaktere ve onura darbelere dönüşmüştür. Kendini bir şey sanan ne idüğü belirsizlerin Özgecan ASLAN'ın karşılaştığı insanlıkdışı durum üzerine konuşup yazdıkları toplumsal düzeyimizi yansıtan çirkinliklerle dolu idi. Özgecan'ın anne ve babasının konuşmaları çok kimseye örnek olacak içerikleriyle beğeni topladı. Çağdaş yaşama, giyinip kuşanma özgürlüğüne, laikliğe karşı tiksindirici yaklaşımlar günümüz Başbakanının haykırışıyla örtülemez. Çıraklık yapmaya çalıştığı ustası Cumhurbaşkanının kaç çocuk yapılacağına ilişkin konuşmaları, kürtaj konusunda iktidar yetkililerinin çıkışları, nikah bağıtının camilerde yapılması önerileri, toplumun birbiriyle eşit iki öğesini ayırma çabalarının gündemdeki yansımalarıdır.
“İdam'' cezasını yeniden tartışmaya açma çağrıları, tepkileri dindirme ve önleme oyunu biçimindedir. İktidarın daha etkin önlemleri düşünmeden ve araştırmadan hemen hukuksal güçlükleri olan en sert uygulamadan söz etmesi inandırıcı değildir. Kadınların örtünmesi, işe alınmalarındaki güçlük, imam nikahı, nikahsız birleşmeler, aile içi şiddet, kız ve erkek öğrencileri ayırma, kadınlar lokali, toplumsal etkinliklerde ve parti toplantılarında kadın erkek ayrı oturmalar, havuz ve plaj ayrılıkları, cenaze namazlarında kadınları arkaya itme, spor etkinliklerinde kapalı giyim ve başka aykırılıklar sürüyor. Mısır'da laikliği övüp Türkiye'de laiklik karşıtlığı, demokrasinin tramvaya benzetilmesi, imam hatip okulları furyası ve ayrıcalıkları da. Her şey ortada. Türkiye'de ölen çocuklara, gençlere ses çıkarılmazken başka ülkelerde ölen müslümanlara gözyaşı dökmek çelişkisi. Küba'da Atatürk büstü önünde düğmelerini ilikleyip saygı duruşunda bulunurken Türkiye'deki büst ve heykellerine saldırılar için suskun kalmak. Güneydoğu'da Türk Bayrağı'nın yerine PKK bezlerinin ve Apo posterinin dalgalandırılmasını izlemekle yetinmek. Daha neler neler.. Avukatların Ankara Barosu öncülüğünde 16 Şubat yürüyüşü iyi değerlendirilmelidir.

Nedenler

Tüm olumsuzluk ve tutarsızlıkların nedeni, eğitim, bilgi ve bilinçteki yetersizlik, bozukluktur. Osmanlı İmparatorluğu 1914-1918 sürecinde yıkıldı. ATATÜRK'ün 1923'te kurduğu yepyeni Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı İmparatorluğu'yla hiçbir ilgisi yoktur. Lozan'da antlaşmanın yanlarına güven vermek için Osmanlı borçlarını ödemeyi kabul ettik, son taksidi de 1954'te ödendi. Biz, Osmanlı'nın ardılı değiliz, Osmanlı da bizim murisimiz (mirasından pay aldığımız) değil. Osmanlı özentileriyle devlet yönetmek cumhuriyete ihanettir.
Osmanlı'cılık oynayan iktidar ilgilileri, hangi ulusun yurttaşı-bireyi olduğunu unutmamalıdır. Saltanat ve hilafet söylemleriyle, bağırıp çağırarak gösteriye kalkışanları destekleyen bilgisiz ve değerbilmezler, bağış ve yardımla oylarını satanlar, kendilerinden başkasını inançsız sayanlar, partiler arasında mekik dokuyanlar, milletvekili olmak için kişiliklerini pazarlayanlar, önde olmak, görünmek ve övünmek için konumlarını ve sıfatlarını kullanıp gösterilere katılanlar, gerçek demokrasinin zararlılarıdır. Siyaset ayağa düşürülmemelidir.
Kötü iktidarları kötü muhalefetin oluşturduğu unutulmamalıdır. Muhalefet etmek parti kurmakla olmaz. Çok konuşarak değil, çok etkili, az konuşarak uğraş verilmelidir. Giderek çizgi değiştiren, ilkelerinden uzaklaşarak kimliğini yadsır duruma düşen, hizmet ve yarar için değil, iktidar gücünü ve yetkisini kullanmak için oy isteyen partilerin yapacağı bir şey olamaz.

Koşul

Yaşama anlam veren, değer katan düzeyde varlığı sürdürmek her insanın başlıca amacıdır. Gerçek bir demokrasi, gerçek bir hukuk devletidir. Böyle çağdaş bir ortamda yaşamak için AKP iktidarından kurtulmak koşuldur. Hukukun, anayasanın, yasaların alabildiğine çiğneyip lafazanlıkla yönetmeye kalkışan tutucuları haziran seçimlerinde köşelerine itmek gerekir. Polis devletinin tüm niteliklerini taşıyan yapı, yaraşır olduğumuz bir yapı değildir. Bölücü-yıkıcıları seyreden kolluk güçleri demokrasi, adalet, güvenlik, esenlik isteyenleri dövmekte, sürüklemekte, korkutup sindirerek ezmektedir. Yakında “Adalet istiyoruz!'' seslerine “Hürriyet istiyoruz!'' sesleri eklenecek görülmektedir. Türkiye'ye kıyılmasın, kıydırılmasın.

Anımsatma

Bugün, toplum okulu halkevlerinin açılışının 83. yıldönümüdür. Demokrat Parti döneminde kapatılmışlardı.

Loading...