Sözcü Plus Giriş

İnsan burnu ve yüzü, Afrika’dan ayrıldıktan sonra değişti

Son araştırmaya göre insanın atalarının 50 bin yıl önce Afrika'dan başlattığı göçün, burunlarımızın evrimine yardımcı olmadığı belirtildi

Güncellenme: 18:12, 28/02/2017
İnsan burnu ve yüzü, Afrika’dan ayrıldıktan sonra değişti

Yeni araştırmalara göre, insanın çıkıntılı burun yapısı ve bunun sonucu olarak yüzündeki değişiklikler sanıldığı gibi yeni iklim koşullarına adaptasyonda yardımcı olmadı.

Düz yüzlü homininlerin burunları dışarıdaydı ve insanın çıkıntılı burun yapısının kökenlerini taşıyordu. Bu özellik milyonlarca yıl önceden sahip olunan bir özellikti.

Daily Mail’de yer alan habere göre, yeni yapılan araştırma, insanın çıkıntılı burnu, şempaze ve makak yürü primatlarla kıyaslandığında havalandırma açısından daha iyi durumda olmadığını gösteriyor.

Kyoto Üniversitesi’nden Dr. Takeshi Nishmura ve çalışma arkadaşları, ilk kez “hesaplamalı akışkanlar dinamiği” olarak bilinen yaklaşıma dayalı olarak burnun hominoidlerdeki solunum özelliklerini sorguladı.

Araştırmacılar, bilgisayar modeli oluşturarak, insan burnundaki hava akışını simüle ederek, şempanze ve makaklarla karşılaştırdı.

Yayımlanan araştırmada sonuç şöyle açıklanıyor: “CFD simülasyonu gösterdi ki, solunan hava insanlardaki yukarı ve kavisli hava akışına zıt olarak makaklarda yatak ve düz bir akış izlemektedir.”

Çalışmada insanların soluduğu havanın primatlarla kıyaslandığında burun deliğindeki hava akışının koşullarının zayıf olduğu belirtiliyor. İnsanların atalarının aksine, Homo ve diğer Australopithecines cinsi Homininlerde düz burun özellikleri hava akışının kalite düzeyini arttırdığı belirtiliyor.  Bu insanın atalarının Afrika’dan ayrılmasının, iyi bir donanıma sahip olmadan riski bir çıkış olduğu anlamına geliyor.

Araştırmacılar, burun deliğindeki havalandırma yetisinin  muhtemelen erken Homo üyelerinde zayıflamaya başladığını belirtiyorlar.

Pliyo-Pleistosen dönemi, yaklaşık olarak 5 milyon önce başladı ve 12 bin yıl önceye kadar sürdü. Yetersiz havalandırma solunum sistemindeki dokulara zarar verdi ve solunum performansını düşürdü. Bu durum sağlığa zarar vererek, ölüm ihtimalini de arttırdı.

Ancak son bulgular, çıkıntılı burnun havalandırma sistemine çok az etkisi olduğunu söylüyor. İnsanların atalarının burun anatomisi atmosferdeki koşullara karşı çok hassas değildi. bunun yerine araştırmacılar, çıkıntılı burnun yüzdeki değişimlerin bir sonucu olarak şekillendiğini ve çevresel değişimlere karşı bir tepki olarak şekillenmediğini belirtiyorlar.

Çalışmada, insanda, solunan hava burun deliğinde iyi dengelenmemiş olsa dahi, sonradan -düz yüzlü Homo’da uzamış- gırtlakta tamamen iyi bir koşula kavuştuğu belirtiliyor.

Araştırmacılara göre, insan evrimin anlamak açısından Pleistosen hominin farklılaşması evrimde büyük bir mihenk taşı özelliğini taşıyor.

Yayınlanma Tarihi:14:03,