Efsaneyi kaybettik: Leonard Cohen veda etti!

Dünyaca ünlü Kanadalı şair, şarkı sözü yazarı, romancı ve müzisyen Leonard Cohen, 82 yaşında hayatını kaybetti. Sanat dünyasının efsaneleri arasında yer alan Cohen, The New Yorker dergisine verdiği röportajda, “Ölmeye hazırım. Umarım bu söylediğim çok rahatsız edici olmamıştır. Benim için durum bu” demişti.

Efsaneyi kaybettik: Leonard Cohen veda etti!

Cohen’ın Facebook hesabından yapılan duyuruda, “Efsanevi şarkı yazarı ve sanatçı Leonard Cohen’in hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle bildiriyoruz. Müziğin en saygıdeğer ve üretken vizyonerlerinden birini kaybettik” yazıldı.

Cohen’in ölüm nedenine ilişkin herhangi bir detayın yer almadığı duyuruda, efsane için ilerleyen bir tarihte Los Angeles’ta anma düzenleneceği belirtildi.

Montreal doğumlu Cohen, ‘You Want It Darker’ adlı 14’üncü albümünü geçen ay yayınlamıştı.

FOTO: DEPOPTOHOS

FOTO: DEPOPTOHOS

KISA SÜRE SONRA PEŞİNDEN GELECEĞİM MARIANNE…

Cohen, ‘So Long, Marianne’, ‘Bird on the Wire’ gibi şarkılarına ilham veren ve lösemi sonucu hayatını kaybeden eski sevgilisi Marianne Ihlen için yazdığı dokunaklı veda mektubuyla geçen Ağustos ayında dünyanın gündemine oturmuştu.

İLGİLİ HABER<a href=Dünya Leonard Cohen'in eski aşkı Marianne Ihlen'e yazdığı mektubu konuşuyor"/>Dünya Leonard Cohen’in eski aşkı Marianne Ihlen’e yazdığı mektubu konuşuyor

Türkiye'de de geniş bir hayran kitlesi bulunan Cohen'in Yunan adası Hydra'da 1960'lı yıllarda tanıştığı ve yaklaşık 10 yıl birlikte yaşadığı eski aşkı için yazdığı mektup şöyleydi:

“Pekala Marianne, çok yaşlandık ve vücutlarımız ayrı düşüyor. Sanıyorum ki çok kısa bir süre sonra peşinden geleceğim. Biliyorum, ardında, sana öylesine yakınım ki elini uzatsan, elime ulaşabilirsin. Ve biliyorsun ki seni her zaman güzelliğin ve bilgeliğin için sevdim. Fakat bu mevzu hakkında daha fazla bir şey söyleme gereği duymuyorum. Çünkü her şeyi biliyorsun. Ama şimdi… Sadece sana iyi yolculuklar dilemek istiyorum. Hoşçakal eski dost, sonsuz aşk, yakında görüşürüz.”

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Cohen’in ölüm haberinin duyulmasının ardından Twitter hesabından İngilizce ve Fransızca şu mesajı paylaştı:

“Başka bir sanatçı yoktur ki müziği Leonard Cohen’inki gibi hissettirsin. Fakat eserleri, kuşaklar boyunca yankılandı. Kanada ve dünya onu özleyecek.”

Cohen, 2012 yılında ‘Old Ideas’ turnesi kapsamında İstanbul’da konser vermiş ve 3 saat sahnede kalmıştı.

Efsane sanatçının ölümü üzerine Montreal’de bayrakların yarıya indirildiği belirtildi.

‘SONSUZA KADAR YAŞAMAK İSTERİM’

Geçen ay The New York dergisine mülakat veren Cohen, “Ölmeye hazırım. Umarım bu söylediğim çok rahatsız edici olmamıştır. Benim için durum bu” demişti.

Bob Dylan’ın Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmesinin ardından yaptığı bir açıklamada, ‘ölmeye hazırım’ demeciyle ilgili şu sözleri sarf etmişti: “Her zaman kendimi acındırmaya meyilli oldum. Sonsuza kadar yaşamak isterim.”

Dylan’ın Nobel’iyle ilgili ise nevi şahsına münhasır üslubuyla şunları söylemişti: “Bence bu dünyanın en yüksek dağı olduğu için Everest'e madalya takmak gibi…”

FOTO: REUTERS

FOTO: REUTERS/ Cohen’in 7 Kasım’da hayatını kaybettiği, fakat açıklamanın 11 Kasım’da yapıldığı öğrenildi.

EDEBİYATÇI OLARAK ORTAYA ÇIKTI

İlk olarak edebiyat çalışmalarına yoğunlaşan Cohen, 1960’lı yıllarda şair, romancı ve şarkıcı-şarkıcı sözü yazarı olarak tanınmaya başladı. İlk şiir kitabını 1956’da, ilk romanını ise 1964’ye yayımladı.

60’ların sonlarında New York’a taşınarak, büyük ölçüde müziğe yöneldi. İlk albümü Songs of Leonard Cohen, 1967 yılında çıktı ve kült haline geldi.

Cohen, Avrupa pop müziğine dayanan ilk dönem çalışmalarının ardından din, yalnızlık, cinsellik ve kişiler arası karışık ilişkileri konu edindi.

FOTO: DEPOPHOTOS

FOTO: DEPOPHOTOS

1970’lerde Marianne’den ayrılan Cohen, Suzanne Elrod’la ilişki yaşamaya başladı.

Bu ilişkiden Adam ve Lorca adlı iki çocuğu oldu. Adam da babasının yolundan giderek müzisyen oldu.

Cohen’in müzik dünyasındaki etkisi, çağdaşları Bob Dylan ve Joni Mitchell’inkiyle kıyaslanabilir.

FOTO: REUTERS

FOTO: REUTERS

Belki de en çok 1984 yılında çıkardığı ‘Hallelujah’ şarkısıyla biliniyor. Bu şarkı, 1991’de John Cale ve daha sonra Jeff Buckley tarafından tekrar yorumlandığında geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.

1969’da çıkardığı ikinci albümü ‘Songs for Room’, klasikleşen “Bird on the Wire’ şarkısını içeriyordu. Bu şarkı, Johnny Cash, Joe Cocker, Willie Nelson ve Paul Kelly tarafından tekrar yorumlandı.

1971 yılında ise hayranlarınca en sevilen şarkılarından biri olan ‘Famous Blue Raincoat’un bulunduğu ‘Songs of Love and Hate’ adlı albümünü çıkardı.

Dramatik bir aşk üçgeninin ardından yaşananları tasvir ettiği şarkı, Cohen’in ölümsüz eserleri arasında yer alsa da, o, 1994’te BBC’ye verdiği bir röportajda, şarkının sözlerini çok haz etmediğini söyledi.

FOTO: REUTERS/ Cohen, 2011 yılında edebiyat kategorisinde Austrias Ödülü'ne değer görülmüştü.

FOTO: REUTERS/ Cohen, 2011 yılında edebiyat kategorisinde Austrias Ödülü’ne değer görülmüştü.

BİRAZ DİSİPLİN KAZANDIM, O YÜZDEN…

Rock and Roll Hall Şöhretler Salonu’na 2008 yılında dâhil edilen Cohen, o dönemde yaptığı açıklamada, “Bu benim için epey olasılık dışı bir durum. Bu çok istediğim ya da hayalini bile kurmaya cesaret ettiğim bir paye değil” demişti.

Yahudi bir ailenin çocuğu olarak 1934 yılında dünyaya gelen Cohen, Zen Budizminin bir takipçisi oldu.

1994’ten 1999 yılına dek 5 yıl boyunca müziğe ara verdi ve Los Angeles’taki Baldy Dağı’nda bir Zen manastırında inzivaya çekildi.

FOTO: DEPOPHOTOS

FOTO: DEPOPHOTOS

Müziğe dönme kararını ise şöyle açıklamıştı: “Hayatım büyük kargaşa, kaosla doluydu ve orada biraz disiplinli olmayı başardım. Bu yüzden müziğe geri dönme kararı aldım.”

80’lerde ve 90’larda şarkı yapmaya ve turnelere devam eden Cohen, 2001’de inziva sonrası ilk albümü olan ‘Ten New Songs’u yayınladı. Bu albüm Cohen’in kariyerinde yeni bir aşama olarak görüldü.

70’li yaşlarının sonlarında ’emeklilik’ hayatını bırakmak zorunda kaldı ve 5 yıl sürecek bir dünya turnesine çıktı. Zira eski menajeri Kelley Lynch, Cohen’i milyonlarca dolar dolandırmıştı.

FOTO: REUTERS

FOTO: REUTERS

OĞUL COHEN: TÜRÜNÜN SON ÖRNEĞİYDİ

Oğul Cohen, babasının son albümü “You Want It Darker’ın yapımcılığını üstlendi. Kısa süre önce CBC radyosuna verdiği bir demeçte babasını şöyle anlatmıştı:

“Tamamıyla acı ve rahatsızlık içinde olan bu yaşlı adam, bazı fasılalarla hasta yatağından çıkıp, hoparlörlerinin karşısında dans etmeye başlardı. Ve bazen, bir şarkı koyar, tıbbı marijuananın da desteğiyle, delikanlılar gibi dinlerdik.”

Adam Cohen, babasını “türünün son örneği” ifadesiyle anlatmıştı.

Hayranları sosyal medyada Cohen’i 1991 tarihli ‘Anthem’ şarkısının bir sözüyle uğurluyor: “There is a crack in everything, that’s how the light gets in.” Yani “her şeyde bir çatlak vardır ve ışık böylece girer içeri.”

FOTO: REUTERS

FOTO: REUTERS

FOTO: REUTERS

FOTO: REUTERS

FOTO: REUTERS

FOTO: REUTERS

FOTO: DEPOPHOTOS

FOTO: DEPOPHOTOS

FOTO: DEPOPHOTOS

FOTO: DEPOPHOTOS

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...