Sözcü Plus Giriş

AES Genel Başkanı Cansel Güven, Karaman’daki suçluları açıkladı!

Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Genel Başkanı Cansel Güven, Karaman'daki cinsel istismar suçlularını açıkladı.

Güncellenme: 17:13, 24/03/2016
AES Genel Başkanı Cansel Güven, Karaman’daki suçluları açıkladı!

Karaman'da Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği'ne (KAİMDER) yakın kişilerin kiraladığı evlerdeki 45 öğrencinin, rehber öğretmeni Muharrem B. tarafından tecavüze uğradığı iddiası Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Karaman’daki olaya tepkiler çığ gibi büyüyor. Bir tepki de AES’den geldi.

Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Genel Başkanı Cansel Güven, Karaman’daki cinsel istismar suçlularını açıkladı.

Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Genel Başkanı Cansel Güven, Türkiye’yi ayağa kaldıran Karaman’daki cinsel istismara yönelik bir açıklama yayımladı.

Güven, “Ülkemizde çocuk istismarı ne acıklıdır ki yaşanma sıklığı ile kanıksandı, olağanlaştı. Din kisvesinde çoğalarak palazlanan vakıf-dernek yapılanmalarında tecavüzler eğitim zayiatı gibi algılanıyor.” diyerek suçluları sıraladı.

AES Genel Başkanı Cansel Güven’in yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“SUÇLU, AYAĞA KALK!”

Bir Gün Gazetesinden Serbay Mansuroğlu haberiyle farkına vardığımız Karaman faciası mağdurların yaşı ve sayısı ile infial uyandırdı. 9-12 yaş aralığındaki erkek çocuklara birkaç yıldır sürdüğü anlaşılan cinsel istismar söz konusu. Daha önce de benzer suçlarla anılan, bir yöneticisi bu suçtan hükümlü Ensar Vakfı yanında Karaman Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği'nin kiraladığı evlerde işlendiği iddia edilen sistematik tecavüz. Yayın yasağı standart, tecavüze engel yok, önlem yok.

Mesleğini demeye dilim varmıyor, tutuklanan şahıs yine malum BİR-SEN dika üyesi. Bu sendika menfaat örgütü olmaktan çıktı, yandaşlıkla korunurum duygusuyla potansiyel suçluların cazibe merkezi oldu diye düşünüyorum. En basit idari soruşturmadan tutun da, en ağır adli suçlara kadar geniş yelpazede korunan, kollanan hep kendileri çünkü. Bir suça eğilimin varsa, sigorta gibi. Şikayetin ulaşacağı makamlar BU BİZDEN der örter, örtü kısa gelirse iftira denir, paralel denir, mağdur taraf hükümet hatta din düşmanı ilan edilir, şikayetçi dava edilir…alternatif çok.

Ülkemizde çocuk istismarı ne acıklıdır ki yaşanma sıklığı ile kanıksandı, olağanlaştı. Din kisvesinde çoğalarak palazlanan vakıf-dernek yapılanmalarında tecavüzler eğitim zayiatı gibi algılanıyor. Tecavüz; eğitim kazası ya da kader değildir, bu olayda olduğu gibi kolektif bir suçtur.

Karaman olayında kimler suçlu derseniz;

– Kreşte yaşıtlarıyla oynaması gereken çocuğunu gözü kapalı yabancı evlere veren anne-babalar suçlu!

– Okul öncesi eğitim yerine dini vakıf, dernek, cemaat destekleyen Milli Eğitim Bakanlığı suçlu!

– Bir kreş, bir kurs, temel lise açmak istediğinizde bin dereden su getirtip, şüpheli evlere bebeleri doldurup güya dini eğitim vermenize ses etmeyen milli eğitim müdürleri suçlu!

– Kur'an Kursu değil, KAÇAK Kur'an Kursu açmayı suç olmaktan çıkararak “kurs varsa kaçak değildir” noktasına taşıyan milletvekilleri suçlu!

– Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık deyip, o çağdaki çocuğu kendi okulu yerine ne olduğu belli olmayan yapılara ihale eden devlet suçlu!

– Apartmandan bozma binaların enkazında, yangınında ölen onlarca çocuktan sorumluluk almayan belediyeler ve emniyet teşkilatı suçlu!

– Suç işleyenle aynı sendikadan, aynı siyasi görüşten diye idari ve cezai yaptırım gerektiren olayları örtbas eden yandaş idareciler suçlu!

– Suçlu karşı taraftansa ifşa eden, yandaş ise GİZLİLİK KARARI alan, sonunda da mağduru hükümlü kılan yargı suçlu!

– Çocuktan değil vakıftan sorumlu gibi, AİLEYE kör bakanlar suçlu!

– Reşit üniversite öğrencisinin bekar evine namus bekçisi olup, başka tür evlerde el kadar bebelerin tecavüzüne sağır devlet büyükleri suçlu…

– Din ile aldatan, gönüllü aldanan, aynı sapıklara kendi çocuklarını tekrar ve tekrar elleriyle sunan herkes suçlu.

Tecavüze yardım ve yataklık edenlersiniz. Utanır mısınız sanmıyorum, yargılanın istiyorum.”