Sözcü Plus Giriş

Hasan Ali Yücel, Cumhuriyet ve eğitim sevdalısıydı!

Eğitimci-yazar Gürşen Kafkas: “Hasan Ali Yücel, eğitim tarihimizin unutulmaz projesi Köy Enstitülerinin kurucusudur"

Güncellenme: 16:30, 26/02/2017
Hasan Ali Yücel, Cumhuriyet ve eğitim sevdalısıydı!

Ayla ÖZDEMİR/ayla@sozcu.com.tr

Üç dönem milli eğitim bakanlığı yapmış olan Hasan Ali Yücel, Cumhuriyet Döneminin, çok yönlü kişiliğe sahip seçkin bir eğitim, kültür ve siyaset adamı olarak kabul edilir.

“Hasan Ali Yücel, eğitim tarihimizin unutulmaz projesi Köy Enstitülerinin kurucusudur”

İlkokul öğretmeni yetiştirmek üzere açılmış ve tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim projesi olan Köy Enstitüleri projesini, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel bizzat yönetti. Eğitimci-yazar Gürşen Kafkas, Cumhuriyet ve eğitim sevdalısı bir Milli Eğitim Bakanı olan Yücel’i anlattı.

İşte, Cumhuriyetin Aydınlanma Devrimcisi Hasan Ali Yücel’in hayat hikayesi:

BİR FELSEFE ÖĞRETMENİ OLARAK AYDINLANMA FELSEFESİNİN İZLEYİCİSİYDİ

17 Aralık 1897'de İstanbul'da doğdu, 26 Şubat 1961'de öldü. Eğitimci, yazar ve devlet adamı kimlikleri ile tanınır. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirdi. İzmir Kuleli Askeri Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi ve Galatasaray Lisesi'nde felsefe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. 1930'da Fransız eğitim sistemini incelemek üzere Paris'te bulundu. 1933-1935 yıllarında Orta Öğretim Genel Müdürlüğü yaptı. 1935'te politikaya atıldı. İzmir Milletvekili seçildi, aynı yıl Milli Eğitim Bakanı oldu. 1941'de Kurucu Meclise seçildi.

Hasan Ali Yücel, bir eğitimci olarak Atatürk'ün çağdaş eğitim anlayışının bilincindeydi. Onun eğitimimize en büyük katkısı, İsmail Hakkı Tonguç'la birlikte kurdukları Köy Enstitüleridir. Bu iki isim, kalkınmış ülkelerin eğitim sistemlerini, titiz araştırmalar sonucunda, ulusal yapımıza uygun bir kılığa büründürdüler.

I. Dünya Savaşı'nda güçlü devletlere yenik düşmüş, ardından Bağımsızlık Savaşını kazanmış bir milletin, yeni bir dünya savaşının yarattığı yokluklar içinde ulusal eğitim atılımında bulunması ve bunu başarması bir mucize olabilirdi. Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç işte bu mucizeyi başardılar.

Yücel, kültür, sanat ve üretici düşünce konularında yirmi dört yapıt, beş şiir kitabı ve dört ders kitabı yazdı. Şiirlerinde önceleri aruz, daha sonra hece ölçüsü kullandı, bunlardan bazılarını kendisi besteledi. Bir felsefe öğretmeni olarak aydınlanma felsefesinin izleyicisiydi. Ondaki insan ve toplum sevgisinin özünde yaratıcı düşünce vardır.

BATILI EĞİTİMCİLER DE ‘KÖY ENSTİTÜLERİNİ’ ÖRNEK GÖSTERDİ

Yücel, ezberci eğitime karşı, öğretimin yaşamla birleştirilmesini ve üretkenliğe dönüştürülmesini önde tutuyordu. Köy Enstitülerinde 1946'ya kadar uygulanan eğitim, köylerde tarımın, küçük el sanatlarının, hayvancılık, arıcılık ve balıkçılığın gelişmesine yararlı oldu. Köy çocuklarının okumaları ve gelişmeleri sağlandı. Köy Enstitülerinin öğretmen, usta ve öğrencileri, okulun yiyecek, içecek ve diğer gereksinimlerini kendileri üretiyorlardı. Dersler ve bedensel çalışmalarının yanında, özgür okuma geleneğini de ediniyorlardı. Enstitüyü bitirenlere 150 kitap veriliyordu.

Politik hesaplar ve verilen ödünler sonucunda enstitülerdeki karma eğitime son verildi. Karşı çıkanlar, bu kurumları faşist veya komünist eğitim yeridir diye karaladılar. Baskılar, sürgünler, dışlamalar bu okullar kapanıncaya kadar sürdü. Feodal yapının çıkarcı egemen güçleri bu toplumcu, üretken yapıyı yok etmişti. Son yıllarda yaşanan sosyal, ekonomik, politik istenmezler bir anda doğmadı, bugünün olumsuz oluşumları, geçmişin tezgâhlarında dokunmuştur. Elli yılı aşan süreçte, eğitim sistemimiz birçok kez değiştirildi. Ne var ki değişiklikler siyasi içerikliydi, dolayısıyla eğitimimiz çıkmaza sürüklendi.

Köyler ihmal edilince eğitimsizlik, düzensiz nüfus artışı, tarımın makineleşmesi, işsizlik milyonlarca köylünün kentlere göçünü körükledi. Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, büyük çoğunluk bugün varoşlarda çile çekmeyecekti. Batılı eğitimcilerin de örnek gösterdiği Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'un bu eserinin çökertilmesini mantıklı bir bakışla anlamak mümkün değildir.

Hasan Ali Yücel, ülkemizin demokrasiye geçiş döneminde, Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nde görev aldı. Ortaöğretim öğretmeni ve ilkokul müfettişi yetiştiren Gazi Eğitim Enstitüsünde öğretmenlik ve müdürlük yaptı. Derken politikaya atıldı. Milli Eğitim Bakanı oldu. Bakanlığı sürecinde eğitim alanındaki reformist çalışma ve başarıları unutulmazlardandır. İlk planda akla gelenlerden olmak üzere, çeşitli kongre ve şuralar düzenledi. Birinci Devlet Resim ve Heykel sergisini açtı, basılı yayınlar ve dünya klasiklerinin dilimize aktarımı yönünde “Tercüme Bürolarının,, kurulmasını önayak oldu, birçok ansiklopedi ve derginin çevirilerini yaptı. Bunun yanında Ankara Devlet Konservatuarının açılışını yaptı, dilde yenileşme çalışmalarına hız verdi, ders kitaplarının tek biçimlendirilmesini gerçekleştirdi, mesleki ve teknik öğretimi önemseyici çalışmalar yaptı, eski eserler ve müzelerin tarihsel değerine uygun çalışmalar başlattı, UNESCO'yla ilişkiler kurdu, 1946'da daha katılımcı, özerk üniversiteler yasasının gerçekleşmesini sağladı. Ama bütün bu önemli çalışmaların en önde tutulanı Köy Enstitüleri idi.

Hasan Ali Yücel, Köy Enstitüleri ile köylerimizin eğitiminde, sosyal yaşamda ve kültürel alanlarda gelişeceklerini, toplumsal değerde daha çağdaş bir yapısal bütünlüğe kavuşacaklarını belirtiyordu. Onun bu önemli düşüncesi uygulandı, ancak daha sonra acımasızca baltalandı ve köreltildi. Yücel yedi yıl, yedi ay başarıyla sürdürdüğü Milli Eğitim Bakanlığından istifa ettikten sonra, yaşamını Ulus'ta yazarak sürdürdü. Ardında 1950-1960 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yazdı. İş Bankası Yayın koordinatörlüğü yaptı. 26 Şubat 1961'de vefat etti. O, eğitimimizin yenileşmeci, aydınlanmacı olması doğrultusunda yaptığı çalışmalar ve bıraktığı eserlerle anılacaktır.

Yayınlanma Tarihi:17:30,