Sözcü Plus Giriş

İş dünyası kalkınma için reform bekliyor

Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) siyasi otoritelerin Merkez Bankası’na yönelttiği eleştirilerin altında yatan faiz-enflasyon ilişkisini masaya yatırdı. “Para Politikasında Maliyet Kanalı” konulu panelin açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, bir türlü tutturalamayan yüzde 5’lik enflasyon hedefinin Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığına dikkat çekti.

Sayime BAŞÇI
Güncellenme: 08:40, 28/05/2016
İş dünyası kalkınma için reform bekliyor

TÜSİAD Başkanı “Geçtiğimiz sene iki seçim ve şimdi de yeniden bir hükümet kurulma süreci geçirdik. İş dünyası olarak, yeni hükümetten, tüm kalkınma başlıklarında reform süreçlerini hızlandırarak sürdürmesini bekliyoruz” diye konuştu.

PARA POLİTİKASI REFAH GETİRMEZ

Dün İstanbul'da düzenlen ve faizin enflasyona neden olduğunu düşünen uzmanların katılmadığının belirtildiği toplantıda Cansen Başaran, özellikle MB ile ilgili eleştirilerin zayıflatıcı ve yıpratıcı bir boyuta ulaştığına işaret etti.
Enflasyonun tek haneye inmesine rağmen hâlâ yüzde 5'lik hedefin tutturalamadığını anlatan Başaran, burada kilit 3 noktanın bağımsız Merkez Bankası, disiplinli mali politika ve yapısal reformlar olduğunu aktardı. Son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bakanların sıkça tartıştığı enflasyon faiz ilişkisinin tek başına sorunları çözemeyeceğini kaydeden Başaran, şöyle devam etti:
“Para politikaları ile ne kalkınma hedeflerimizi gerçekleştirebiliriz, ne de kronikleşmiş yapısal sorunlarımızı çözebiliriz. Para politikası bir refah politikası değildir. Tüm dünya kriz sonrasında bu gerçekle yüzleşmiş durumda.”

TÜRKİYE'NİN ÖDEVİ ÇOK

Başaran, dünyadaki genişlemeci para politikalarının Türkiye'ye zaman kazandırdığını ancak bu fırsatın yapısal reformların rekabet gücünü artırması ile yakalanabileceğini dile getirdi.
Bu süreçte eğitimden yargı sistemine, işgücü piyasasından, vergi politikalarına kadar Türkiye'nin birçok alanda yapması gereken ödevi olduğunu dile getiren Başaran, 2008 krizinden bu yana, küresel düşük talep ortamında Türkiye ekonomisinin de potansiyelinin altında büyüdüğünü söyledi. Symes, yatırım ve ihracat ortamının küresel koşullardan olumsuz etkilendiğine işaret ederek, “Büyüme, güçlü tüketim ve kamu harcamaları ile devam ediyor. Sermaye akımlarındaki oynaklık, piyasalarda ciddi dalgalanmaya yol açıyor” dedi.

MB DOLARA NÜFUZ EDEMEZ

Toplantıda konuşan Northwestern Ünüversitesi'nden Lawrence Cristino, Türkiye'nin dolar ve Euro gibi döviz cinsinden kredi kullandığına dikkat çekerek, şöyle devam etti:
“Döviz cinsinden paranın faizini Merkez Bankası belirlemiyor. Türkiye'deki borçların yüzde 80'i dolar cinsinden. Ve Türkiye'de haneler dolar cinsinden tasarruf yapıyor. Dolar piyasası ilginç bir şekilde yerelleşmiş durumda. Firmalar ve kurumlar bu dolar piyasasından işletme sermayesi için mi borçlanıyor emin değilim. MB buraya nüfuz edemez. Burada ekonomi kuramlarından farklı olarak konuyu ele almak gerekiyor.”

Yayınlanma Tarihi:08:39,