Ekonomi 7 sene sonra daraldı

Türkiye ekonomisi 2016'nın üçüncü çeyreğinde yüzde 1.8 daraldı. Hesaplama yönteminde yapılan değişikliğe göre 2015 yılı büyüme rakamları ciddi şekilde yükseldi. Hanehalkının harcamaları düşerken, devletin harcamaları arttı.

Ekonomi 7 sene sonra daraldı

Darbe girişimi ve küresel şartların Türkiye ekonomisine etkisi üçüncü çeyrekte ortaya çıktı. Reuters’a göre ekonomi 2009 küresel krizinin ardından ilk kez daraldı.

Ekonomi 2016’nın birinci çeyreğinde yüzde 2.3, ikinci çeyreğinde ise 3.1 büyümüştü. Fakat bugün yapılan hesap değişikliğinden sonra büyüme rakamlarının ciddi şekilde yükseldiği gözlendi. Yeni hesaplama yöntemi ile ekonomi, 2016’nın birinci ve ikinci çeyreğinde yüzde 4.5 büyüdü. TÜİK büyüme hesaplarını değiştirerek Ulusal Hesaplar Sistemi (SNA-2008) ve Avrupa Hesaplar Sistemi'ne (ESA-2010) uyum kapsamında hesaplama metodolojisini değiştirdi.

Dolar ne kadar oldu? İlginizi Çekebilir Dolar ne kadar oldu?

MİLLİ GELİR YÜKSELDİ!

2015 yılı büyümesi ise yüzde 4 iken yeni hesaplama yöntemi ile yüzde 6.1’e çıktı. 2015’te milli gelir 9 bin 177 dolardan yaklaşık 1000 dolar daha artarak 10 bin 117 dolar civarına yükseldi.

Bankalar üçüncü çeyrek için büyüme tahminlerini yüzde 1.4 daralma ve 2.7 büyüme arasında tahmin ediyorlardı.

Tahvil faizleri 7 yılın zirvesinde İlginizi Çekebilir Tahvil faizleri 7 yılın zirvesinde

VATANDAŞ HARCAYAMADI, DEVLET HARCADI

Ekonominin 7 sene sonra ilk kez daralmasında turizm gelirlerinin ciddi biçimde düşmesinin etkisi bulunuyor. Hanehalklarının nihai tüketim harcamaları %3,2 azaldı, devletin nihai tüketim harcamaları ise %23,8 arttı.

grafik-1

TARIM AZALDI İNŞAAT ARTTI

Gayrisafi yurtiçi hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; tarım sektörünün toplam katma değeri, 2016 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, zincirlenmiş hacim endeksi olarak %7,7 azaldı, sanayi sektörünün toplam katma değeri, %1,4 azaldı, inşaat sektörünün toplam katma değeri, %1,4 arttı ve hizmetler sektörünün toplam katma değeri, %8,4 azaldı.

TÜİK bir şey yaptı milli gelir 1000 dolar yükseldi İlginizi Çekebilir TÜİK bir şey yaptı milli gelir 1000 dolar yükseldi

Sözcü Gazetesi yazarı Murat Muratoğlu, TÜİK’in yeni hesaplama yönteminin  fazla iyimser olduğunu belirtti. Muratoğlu bu yeni hesaplamaya  karşın Türkiye’nin 3. çeyrekte daralmasını aslında ekonominin çok daha kötü durumda olduğunu gözler önüne serdiğini vurguladı. Muratoğlu açıklamasında şöyle dedi:

Büyüme rakamlarını açıklarken tamamen yeni seriyi kullandıkları için karşılaştırma ihtimalimiz yok. Önceden kullanılan yöntemle yenisini karşılaştırıyorum, eskisinde yatırımlar gerçekten olduğu gibi durgun görünürken yeni yöntemle coşmuş görünüyor. Şöyle bir örnekleme yapayım, bu yıl ilk iki çeyrekte yüzde 3,9 büyümüşken yeni yöntemle yüzde 4,5 büyümüş çıkıyor. 2015 yüzde 6 büyümüşüz! Yeni yöntem öyle diyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki yeni yöntem fazlasıyla iyimser!!!

Mehmet Şimşek'ten büyüme açıklaması İlginizi Çekebilir Mehmet Şimşek'ten büyüme açıklaması

Kişi başı milli gelirimiz oturduğumuz yerde 2000 dolara yakın artıyor… Cebe giren bir şey yok! Böylesine iyimser bir hesaplama yöntemiyle bile Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte küçülmüşse varın düşünün siz ekonomideki gerçek çöküşü… Tabii bu rakamlar eylül sonu itibarıyla… Doların esas artışı o dönemde başladı. Henüz bu durum hesaplamalara girmedi. Ne tür bir yöntem kullanıldığı hakkında hiç bir fikrim yok!

ʻʻ
TÜİK yetkilisi TV'ye çıktı anlattı, hiç anlamadım
Sözcü Gazetesi Yazarı Murat Muratoğlu

TÜİK başkanının açıklamalarını da yetersiz bulan Muratoğlu sözlerini “TÜİK yetkilisi TV’ye çıktı anlattı, hiç anlamadım! Kendilerinin bildiğinden de emin değilim… bir 2002 diyor bir 2012 diyor dönüp aslında 2009 diyor… Emir kulu o da ne yapsın?” şeklinde tamamladı.

2017 ZORLU GEÇECEK

IŞIK FX Başanalisti Gizmen Nalbantlı büyüme rakamlarının karşılaştırılamadığından sağlıklı bir yorum yapılamadığını ancak eski hesaplanma yapılsa idi daralmanın çok daha yüksek gelebileceğini belirtti. Nalbantlı şöyle dedi:

Yeni hesaplama yöntemiyle hesaplanan verilere göre, Türkiye 3.çeyrekte yüzde 1.8 daraldı. 2016 yılının 3.çeyreği 2009 küresel krizinden sonraki en olumsuz dönem olarak kayıtlara geçti. Büyüme rakamları yeni seri ile yapıldığından çok fazla bir karşılaştırma yapamıyoruz. 2015 yılı büyüme rakamı 6.1 olmuş.  Yılın ilk iki çeyreği ise yüzde 4.5'e revize edilmiş. Eski yöntem ile hesaplanmış olsa daralma daha yüksek olabilirdi.

ʻʻ
Hanehalklarında güvenin zayıfladığı bir döneme girmiş bulunmaktayız.
Işık FX Başanalisti Gizmen Nalbantlı

Sanayi ve hizmet sektöründen eksi geleceğini biliyorduk. Ancak son yıllarda büyümeyi adeta sürükleyen hanehalkı harcamalarındaki %3.2'lik azalma dikkat çekici. Hanehalklarında güvenin zayıfladığı bir döneme girmiş bulunmaktayız. Kamu harcamalarındaki artış ise yüzde 23.8 ile önceki dönemlere göre daha da artmış durumda. 2017 yılında gelecek teşvikler devlete daha büyük bir yük getirebilir.

Ekonomi son çeyrekte bir miktar toparlanabilir ancak büyüme zayıf kalmaya devam edeceğini düşünüyorum. 2017 yılı zorlu bir sene olacak. Hükümetin sektörleri ve iş ortamını geliştirmek için yapısal reformları yerine getirmeli.  Sürdürülebilir ihracat en az yüzde 4 büyüme yakalamalıyız. 2016 yılı büyümesinin yüzde 2.5 civarı gelmesini bekliyorum.

3. ÇEYREKTE DARALMA VE MATEMATİĞİ KARIŞAN BÜYÜME

Kapital FX Araştırma Uzmanı Enver Erkan, hanehalkının harcamalarındaki daralmanın büyümeyi olumsuz etkilediğini belirtti. Erkan şöyle dedi:

3. çeyrek büyümesinin yavaş olması aslında bekleniyordu, ancak yeni seriye göre hesaplamalar değiştiğine göre gerçekten çok olumsuz bir veriyle karşılaştığımızı söyleyebiliriz. Bu arada, piyasa tahminlerinin eski seriye göre yapıldığını da belirtmek gerekir. Gelen veriler itibariyle Türkiye ekonomisi 2009 yılından sonraki en kötü performansını 2016'nın 3. çeyreğinde göstermiş görünüyor. Bunda temel bazı sebepler var elbette; öncü ekonomik göstergeler ışığında fazla bir büyüme beklenemezdi. Özellikle üretim kanallarındaki yavaşlamayı 3. çeyreğe ait olan sanayi üretimi ve PMI verilerinden de anlayabiliyorduk.

Alt kalemlere baktığımızda; en çok etkilenenin elbette hanehalkları harcamaları olduğunu görüyoruz. Hanehalkı tüketim harcamaları 3. çeyrekte, bir önceki yıla göre %3,2 azalarak daralmada büyük bir rol oynamış. Yine yapısal anlamda büyük önem taşıyan kalemlerden yatırımların %0,6, ihracatın da %7 daraldığını görmekteyiz. Bunlara kontrast olarak da devlet harcamalarındaki büyümenin %23,8'e çıkarak tam anlamıyla bir sıçrama gerçekleştirdiği gözlemleniyor.

Bu denli zayıf bir büyüme performansının elbette sıradışı sebepleri de var. Bunlar; 15 Temmuz'daki başarısız darbe girişimi, turizm sektöründe 2016 yılında görülen daralma, terör nedeniyle artan güvenlik riskleri, Türk politikasındaki ilerleyen döneme ilişkin belirsizlikler olarak sıralanabilir. Bu arada TL'deki zayıflamanın 3. çeyrekteki iktisadi büyüme görünümüne dahil olmadığını da belirtmek lazım. 4. çeyrekte TL'nin de istikrar kaybetmiş olması ve diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesinin ivme kazanması bize ekstra bir olumsuzluk olarak dönebilir. TL'deki istikrar kaybından hanehalkı harcamaları ve şirket karları olumsuz yönde etkileniyor. Bu bağlamda 4. çeyrekte de zayıf büyüme görünümü devam edebilir. Bunun önüne geçilmesi için; iş ve yatırım ortamını iyileştirici ve TL'ye de güven kazandırıcı yapısal reformlara ihtiyaç olduğu görülmektedir.

Hesaplama yöntemindeki değişikliğin geçmiş dönemlere ilişkin de bir soru işareti doğurduğu ve yeterince açık olmamasının bir güven eksikliği oluşturduğu görülüyor.

Finans hesabındaki gerçekleşmeleri anlayabilmek için ise; net yükümlülük oluşumu ve net varlık edinimi kalemleri arasındaki farkı almak gereklidir. Bu kapsamda değerlendirdiğimiz zaman; Ekim ayında doğrudan yatırımlardaki net girişin 665 milyon USD tutarında olduğu görülmektedir. Ocak – Ekim dönemleri karşılaştırıldığında ise; net doğrudan yatırım girişi 2015 için 10,36 milyar USD iken 2016'da neredeyse yarı yarıya azalarak 5,61 milyar USD seviyelerine geldiği görülmektedir. Bu da finansman kalemlerinde, cari açık finansmanının niteliğini bozmaktadır. Portföy yatırımlarında ise Ocak – Ekim dönemlerinde ve Ekim ayında iyileşme var. Diğer yatırımlarda da Ekim ayında 596 milyon USD'lik giriş var; ancak Ocak – Ekim dönemi, genel trend itibariyle 2015'in yarısı kadar bir girişe işaret etmektedir.

Küresel koşulların, negatif eğilimli sermaye akımı eğilimi ve ithalat fiyatlarındaki avantajın ortadan kalkmasının cari açık ve ticaret açığı kanalından baskı oluşturmasına yönelik beklentimiz bulunmaktadır.