Sözcü Plus Giriş

Ankara’da CHP’nin 29 Ekim yürüyüşü

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Birinci Meclis'in önünde yaptığı konuşmada, "Cumhuriyet, insanın insana kulluğunu yok eden bir rejimin adıdır. O nedenle ne padişah ne Führer ne reis ne bir başka kişi, hiç kimse bizim özgürlüklerimizi sınırlayamaz" dedi.

12:21 -
Ankara’da CHP’nin 29 Ekim yürüyüşü

CHP’lilerin Ulus’taki Birinci Meclis’ten Anıtkabir’e gerçekleştirilen ‘Büyük Cumhuriyet Yürüyüşü’ sürüyor. Büyük yürüyüş saat 13:00’da Birinci  Meclis önünden başladı. CHP Ankara İl Başkanlığı tarafından düzenlenen yürüyüş öncesinde, Birinci Meclis’in önünde konuşan Kılıçdaroğlu,  29 Ekim kutlamalarına bir sürü sınırlama getirildiğini belirterek, “Cumhuriyeti, demokrasiyi içine sindiremeyenler var. Vatandaş üzerinde baskı kurmak isteyen, şehitlerimiz arasında bile ayrım yapan bir zihniyet var” dedi. Kılıçdaroğlu, “Size söz veriyorum cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmak için, her türlü mücadeleyi yapacağım. Eğer bir bedel ödemek gerekiyorsa o bedeli önce ben ödeyeceğim. Her türlü baskı, şiddet gelebilir üzerimize, yılmayacağız” dedi.

CHP'nin “Cumhuriyet Yürüyüşü” Ankara Valiliği'nin terör örgütlerinin eylem arayışında olması gerekçesiyle toplantı, gösteri ve benzeri yürüyüşleri yasakladığı bir ortamda gerçekleştirildi. Olağanüstü güvenlik önlemleri dikkat çekti. Ulus'taki birinci Meclis'in önünde başlayan yürüyüş Anıtkabir'de son buldu. “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sloganlarının atıldığı yürüyüşte Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi:

FOTO:DHA

FOTO:DHA

REİSİN KULU DEĞİL ÖZGÜR BİREY: Cumhuriyet padişahın, führerin, reisin kulu değil sadece ve sadece Cumhuriyetin özgür bireyi olmaktır. Hiç kimse bizim özgürlüklerimizi sınırlayamaz. Cumhuriyet kadın ve erkek eşitliği demektir. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.

kk-487-yann

FOTO:DHA

AYDINLANMA PROJESİ: Cumhuriyet aydınlanma, aklın özgürlüğü demektir. 1923'te devasa Osmanlı İmparatorluğu'nu bırakın sadece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde 554 doktor, 69 eczacı, 136 ebe, 4 hemşire, 86 yataklı hastane var. Cumhuriyeti kuranlar aydınlamayı sağlamak için önce millet mekteplerini kurdular. Çünkü her bin kadından sekizi, yüz erkekten sadece yedisi okuma yazma biliyordu. Osmanlı'nın ne olduğunu ne olduğunu öğrenmek için bu rakamları bileceksin. Cumhuriyet bir aydınlama projesidir. Padişahın kulu kölesi değil, Türkiye'nin özgür bireyleriydi bunları yapanlar. Aklını kiraya verenler, birilerine koşulsuz itaat edenler aydınlanmanın ne olduğunu bilmezler.
 
TİPİK ÖRNEĞİ BENİM: Cumhuriyetin kurulduğu andan itibaren hiçbir kişiye, aileye imtiyaz tanınmamıştır. Eşit yurttaşlık hakkı herkese tanınmıştır. Fırsat eşitliğinin en tipik örneği benim. Kuş uçmaz kervan geçmiş bir köyde doğan, babası ilkokul mezunu olan biri olarak, yedi kadeşten üniversiteyi bitiren benim. Verilen imkanları değerlendirdiğiniz zaman devlette üst makamlara gelir, milletvekili olursunuz, CHP'ye genel başkan olursunuz.

İHANET EDENLER…:Cumhuriyetin sayesinde devletin önemli makamlarına gelenlerden, ‘Cumhuriyette neymiş' gibi laflar edenler, Cumhuriyete ihanet edenlerdir. Cumhuriyet laiklik, din ve vicdan özgürlüğü, liyakat demektir. Devlette belli bir makama gelmek için bir cemaate üye olmak değil, bilginizin olması demektir.

DEVLET KİNLE YÖNETİLİYOR: Mustafa Kemal Atatürk'e suikast düzenleyenlerin çocukları devlette önemli makamlara gelmiştir. Babaları ayrı çocukları ayrı denmiştir. Bugün geldiğimiz noktada devlet kinle, nefretle, öç alma duygusuyla yönetiliyor. Mustafa Kemal ve arkadaşları ülkeyi akılla, mantıkla, bilgiyle yönettiler.

TAM DEMOKRASİ Mİ HİTLER Mİ?: Cumhuriyeti kuranlar ve kadroları üç büyük devrime imza attılar. Cumhuriyeti kurdular, çok partili sisteme geçtiler ve rahmetli Ecevit'in önderliğinde sosyal demokrasiyi getirdiler. Şimdi hep birlikte dördüncü devrime hazırlıklı olmalıyız. Tam demokrasiyi gerçekleştirmek için yola çıkmalıyız.  Hukukun üstünlüğünü sağlayacağız, herkese eşit davranan hukuku sağlayacağız. Güçler ayrılığı ilkesini koşulsuz hayata geçirmek zorundayız. Denetleme ağını güçlü bir şekilde oluşturmalıyız. Bir kişi bütün sorumlulğu alırsa, sadece benim söylediklerim doğru herkes ona uymak zorunda derse 1940'ların Almanya'sına döneriz. Türkiye'ye asla ve asla Hitler örneğini yaşatmamalıyız, yaşatmayacağız.

O BEDELİ ÖNCE BEN ÖDEYECEĞİM: 29 Ekim'de bir sürü sınırlama getirdiler. Buraya gelirken bile bir sürü zorlukla karşılaştık. Cumhuriyeti, demokrasiyi içine sindiremeyenler var. Vatandaş üzerinde baskı kurmak isteyen, şehitlerimiz arasında bile ayrım yapan bir zihniyet var. Medya üzerine baskı yapan bir siyasal anlayış var. Bütün bunları aşmanın tek bir yolu var birlikte olacağız. Birlikte olursak sesimiz çok daha güçlü çıkar. Küçük ayrıntılarda bölünmemeliyiz. Cumhuriyet kolay kurulmadı. Ağır bedeller ödedi. Size söz veriyorum cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmak için, her türlü mücadeleyi yapacağım, her türlü fedakarlığa katlanacağım, eğer bir bedel ödemek gerekiyorsa sözüm söz  o bedeli önce ben ödeyeceğim. Her türlü baskı, şiddet gelebilir üzerimize. Sözüm söz yılmayacağız. Çocuklarımız, şehitlerimiz için biz ödeyeceğiz. Binlerce vatandaşın oluşturduğu kortej konuşmanın ardından Anıtkabir’e doğru yürüyüşe geçti.

yuruyus-orta

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da gençlerle en önde yürüdüğü yürüyüşte Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz şu açıklamayı yaptı:

“Cumhuriyet tarihinin en büyük saldırı altında olduğu dönemlerden geçmekteyiz. 29 Ekim kutlamalarına dahi tahammülerini olmayan, Cumhuriyeti en başından itibaren halkıyla kazanılan bir zafer olarak değil de imparatorluklardan kalan bir miras olarak gören zihniyete karşı mücadele ediyoruz.  Evet, Cumhuriyet bir kazanımdır. Bu ülkenin vatansever halkının, emekçilerinin, ilerici insanlarının kazanımıdır. Gençlerin, kadınların kazanımıdır. Cesaretle ve inançla kazanılmıştır. Öyle de savunulmayı haketmektedir. Bugün de bize düşen Cumhuriyeti hak ettiği gibi savunmaktır. Daha fazla cesaretle, kararlılıkla savunmak. 14 yıldır gericiler tarafından hırpalanan değerlerimizi yeniden önümüze koyarak bir araya gelmek ve Cumhuriyetin herkesten ve her şeyden büyük olduğunu hatırlamaktır bize düşen. Biz varız, biz buradayız. Halkın iradesinin ortaya konulduğu ilk yerde, Birinci Mecliste yeniden söz veriyoruz. Başka bir gelecek bizimle mümkün. Başka bir gelecek gençlikle, kurucu bir yeni kuşakla mümkün.  Mücadele bizim, mücadele Cumhuriyet gibi hepimizin.  1919’un ruhu, Mustafa Kemal Atatürk’ün cesareti, 1923’ün gerçekliği bizimle beraber.  Başka bir gelecek, daha fazla Cumhuriyet için cesaret zamanı! ”

gar-orta
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Birinci Meclis binasından Anıtkabir’e yaptığı Cumhuriyet Yürüyüşü güzergahında bulunan Ankara Garı’nda kortejden ayrılarak, patlamanın gerçekleştiği yere karanfil bıraktı. Ankara Tren Garı önüne, 10 Ekim 2015 tarihinde yaşanan terör saldırısında hayatını kaybedenlerin anısına karanfiller bırakan Kılıçdaroğlu, yeniden korteje dönerek, Anıtkabir’e kadar gençlerle yürüdü.

 

Son güncelleme: 16:17 29.10.2016
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more