Sözcü Plus Giriş

Cezaevinde kendini asan mahkumun 3 koğuş arkadaşına 'intihara sürükleme' davası

Cezaevinde kendini asan mahkumun 3 koğuş arkadaşına 'intihara sürükleme' davası

Güncellenme: 11:32, 31/03/2016
Cezaevinde kendini asan mahkumun 3 koğuş arkadaşına 'intihara sürükleme' davası

OSMANİYE'nin Toprakkale İlçesi'ndeki 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tuvalet penceresine kendini asarak yaşamına son verdiği kayıtlara geçen 30 yaşındaki Kurtuluş Kılıç'ın ablası Nurhayat Şeremet'in şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, 3 hükümlü hakkında 'Başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi' suçundan dava açıldı.
Mersin'de oturan hırsızlık suçundan hükümlü ruhsal sorunları bulunan Kurtuluş Kılıç'ın, 16 Ocak 2015'te cesedi bulununca yürütülen soruşturmada 'psikolojik sorunları olduğu, bu nedenle koğuş tuvaletine kendini asarak intihar ettiği, ölümünde şahıs dışında kimsenin kusuru bulunmadığı gibi, kamu adına takibi gerekecek herhangi bir suç veya suç unsuru bulunmadığı' belirtildi.
CİNAYETTEN SORUŞTURMA AÇILDI
Kurtuluş Kılıç'ın cesedine yapılan otopsiden sonra düzenlenen raporda ellerinin arkadan bağlı olduğunun yazılı olduğunu gören ablası 32 yaşındaki Nurhayat Şeremet, "Elleri arkadan bağlı olarak kendini asmış. Böyle intihar olmaz" diyerek suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine savcılık cezaevi müdürü H.Ö. ile 9 infaz koruma memuru ve 22 mahkûm hakkında cinayet iddiasıyla soruşturma başlattı.
İHBAR MEKTUBU GELDİ
Savcılığın soruşturması devam ederken Kurtuluş Kılıç'ın bulunduğu A-34 nolu koğuşuna sonradan gelen, Murat Erol isimli hükümlü Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'na ihbar mektubu gönderdi ve bu mektup soruşturmanın seyrini bir anda değiştirdi. Kurtuluş Kılıç ile Erkan Ateş (44), Kemal Altunboğa (30) ve Atahan Ali Adalı (28) arasında husumet oluştuğunu, akli dengesinin bozuk ve daha önce Mersin Cezaevi'nde de intihar etmeye çalıştığını öğrenen şüphelilerin Kılıç'ı intihara sürüklediklerini öne süren Erol, olayın nasıl gerçekleştiğini de tüm detaylarıyla anlattı.
Mektubunda, aynı koğuşta kalan şüphelilerden Atahan Ali Adalı ile kurduğu arkadaşlığa bağlı olarak Adalı'nın kendisine anlattığını, ancak aralarının sonradan bozulması üzerine ihbarda bulunduğunu da belirten Murat Erol, olayın nasıl meydana geldiğini de detayları ile anlattı.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Soruşturma devam ederken de gelen mektubu da dikkate alan Cumhuriyet Savcısı, halen iddianamede çeşitli suçlardan 3 ayrı cezaevinde bulunan hükümlüler Erkan Ateş, Kemal Altunboğa ve Atahan Ali Adalı hakkında 'Başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi' suçundan Osmaniye 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Kılıç'ın eli, ayakları ve boğazının 3 ayrı iple bağladıktan sonra 'domuz bağı' şekline getirilip ipin bir ucunun da pencere kancasına bağlandığı, Kılıç'ın da ters çevrilen su kovasının üzerine çıkarak intihar ettiği vurgulanan iddianamede savcı, 3 şüphelinin 'intihara yönlendirme' suçlamasıyla 10'ar yıla kadar hapisleri istedi. Şüphelilerin suçlamaları kabul etmedi.
ABLA TATMİN OLMADI
Gelişmeleri değerlendiren abla Nurhayat Şeremet ise iddianameye itiraz edeceklerini belirterek şunları söyledi:
"Burada sanki normal bir insanın intiharına sebep olunmuş gibi bir izlenim yaratılmış. Ancak, kardeşimin akli dengesinin yerinde olmadığı belgelerle sabittir. Bu nedenle bu 3 kişinin ağır ceza mahkemesinde yargılanması gerekir. Bu suç ortağı olan gardiyanlar görüntülere göre yalan söylüyorlar. Olay yeri değiştirilmiş, korunmamış, bu suç değil mi? Ayrıca, Adalet Bakanlığı'na sesleniyorum, bu işin peşini bırakmayın, müfettişlerinizi gönderin."

DHA