Sözcü Plus Giriş

Erdoğan: Bizimle NATO'da beraber olanlar, askerini YPG'nin işaretleriyle Suriye'ye gönderemez

Erdoğan: Bizimle NATO'da beraber olanlar, askerini YPG'nin işaretleriyle Suriye'ye gönderemez

Güncellenme: 16:56, 28/05/2016
Erdoğan: Bizimle NATO'da beraber olanlar, askerini YPG'nin işaretleriyle Suriye'ye gönderemez

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da yaptığı konuşmada bölgede Nusaybin ve Şırnak hariç diğer operasyonların tamamladığını belirterek, terör örgütünü eleştirdi, "Ah benim Diyarbakırlı kardeşim bunlar camilerimizi yakmadılar mı? Yıkmadılar mı? Bunlar ateist, bundan zerdüşt, bunlardan bir şey olmaz" dedi.
ABD'nin PYD'ye YPG'ye verdiği  desteği kınağını da ifade eden Erdoğan, "Bize verilen söz bu değil. Bize dost olanlar, bizimle NATO'da beraber olanlar kalkıp da kendi askerini, YPG'nin işaretleriyle Suriye'ye göndermemeli, gönderemez" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da Başbakan Binali Yıldırım'dan sonra yaptığı konuşmada YPG'ye destek verenleri kınadığını söyledi. Konuşmasına açılışları yaptıkları projelerin Diyarbakır'a hayırlı olması dileğiyle başlayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Onlar yıkar biz yaparız, farkımız bu. Şimdi ben buradan sesleniyorum ey benim Diyarbekirli kardeşim, ey benim Kürt kardeşim. Yahu bunlar sana bugüne kadar ne hizmet verdi Allah aşkına? Bunlar yakmaktan, yıkmaktan başka ne yaptılar? Bunlar benim bu ülkede kardeşlerimi şehit etmekten başka ne yaptılar? Öldürmekten başka ne yaptılar? Kardeşlerim, bunlar öldürmek için var. Bunlar şehit etmek için var. Biz ise bu ülkede evet bir kişinin hayat bulmasına vesile olmak, tüm insanlığın hayat bulmasına vesile olmak gibidir inancından hareketle biz hep bunu yaptık. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Kardeşlerim, ben Diyarbakır'a yaptığımız hizmetleri sizlere anlatacak değilim. 2003-1014 yılları arasında Diyarbakır'a yaptığımız yatırımların toplam tutarını sayın Başbakan da söyledi, 24 katrilyon lira. Kardeşlerim, eğer son 1,5 yılda ve bu terör belası sebebiyle ilaveleri de buna katacak olursak 30 katrilyon. Bu yatırımlar devam ediyor. Eğitimde 4655 yeni derslik yaptık. Diyarbakırlı çocuklarımızın, gençlerimizin hayata daha iyi hazırlanması gayreti içinde olduk. Maalesef bu dersliklerin bir kısmı terör örgütü tarafından yakıldı, yıkıldı. Ah benim Diyarbakırlı kardeşim bunlar camilerimizi yakmadılar mı? Yıkmadılar mı? Bunlar ateist, bundan zerdüşt, bunlardan bir şey olmaz. Bunlar bizim değerlerimizle hareket etmediler, etmiyorlar. Kardeşlerim, bunların içerisinde maalesef benim milletimin değerleriyle dalga geçenler var. Ben inanıyorum ki, benim Diyarbakırlı, Şırnaklı kardeşim de bunların ne olduğunu anlayacak. Vanlı kardeşimde anlayacak, Hakkarili kardeşim de anlayacak. Ve er veya geç bunlara gereken dersi sandıkta verecek. Biz, sandıkla hareket ediyoruz. Bunlar ise Kandil'le hareket ediyorlar. Biz gücümüzü haktan ve halktan alıyoruz, farkımız bu. Hak, halk. Biz bununla yürüyoruz bununla da yürümeye devam edeceğiz."
"PARALEL DEVLET YAPILANMASI NEYSE, BUNLAR O"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dürümlü Mezrası'nda PKK'lıların 12 Mayıs günü bomba yüklü kamyonu infilak ettirerek 16 köylünün öldüğü saldırıya değinerek, şöyle dedi:
"Bakınız, şu ara 20 kilometre ötemizde Dürümlü Mezrası var. Bölücü terör örgütü mensupları 12 Mayıs perşembe günü burada 15 ton bomba yüklü bir kamyonu patlatarak Tanışık Köyü'nden 16 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine yol açtılar mı? Bakınız PKK'nın desteklemiş olduğu bir parti şu anda parlamentoda mı? Onlar PKK adına adına parlamentoda. Şimdi benim milletim ne diyor bunlar bizim verdiğimiz vergilerle oradan maaş almamalı diyor. Öyle mi? Ne oldu şimdi dokunulmazlık olayı parlamentoya geldi, 376 oyla bu geçti. Şimdi tutuştular. Şimdi yurt dışına kaçmaya başladılar. Niye kaçıyorsunuz? Kaçmayın. Aynen paralel devlet yapılanması neyse bunlar da o. Onlar da kaçıyor, bunlar da kaçıyor. Ben Dürümlü'deki bu saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Dünkü gazetelerde Diyarbakırlı iş adamlarımız adına yayınlanan ve bu olayı kınayan ve örgütü kayıtsız, şartsız silah bırakması, yalnız bir şey hatırlatayım kuru kuruya silah bırakmak değil gömecek ve betonlayacak ve bunların koordinatları da verilecek. Yoksa bunlar bu işe çok alışıktır. Silahı bırakırlar bir müddet sonrada o bıraktıkları yerden alırlar. Bu oyuna asla gelmeyiz. Olmadı o zaman bu ülkeyi terk etmek zorunda kalacaklar. Bakınız, Diyarbakırlı iş adamlarımızın bu ilanları gerçekten örnektir. Ve memnuniyetle ben de okudum. Bölge halkının bu şekilde açık tavır alması halinde örgütün eylem yapabilecek eylem ve gücünü kaybedeceğine inanıyorum."
"OPERASYONLAR SONUNA KADAR YAPILACAK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Temmuz ayından bu yaşananlardan sonra bölge halkının terör örgütünün, vakıf, dernek adı altında yaşayanların da gerçek yüzünü gördüğünü anlattı. Erdoğan, "Masum insanları paramparça edip katleden bir örgüt ne bu toprakların, ne bu ülkenin parçası olamaz. İnsanların yaşadıkları evleri, buzdolabından yatağına, ayakkabısından Kuran'ı Kerim'e kadar bombalarla tuzaklayan bir örgütle bölge halkının, benim inançlı Kürt kardeşimin en küçük bir ilişkisi olamaz. Vatandaşlarımızın günlük hayatlarının bir parçası olan sokakları, binaları, dükkanları, araçları keyfi bir şekilde tahrip eden, yolları keserek TIR'ları yakan, yıkan böyle bir örgütü bırakın Kürt kardeşlerimizi insanlıkla yanyana düşünmek mümkün değildir. Terör örgütünün asıl hesaplaşması devletle değildir. Terör örgütünün asıl hesaplaşması bölge halkının inancıyla, kitabıyla, ibadetiyle, tarihiyle, kültürüyledir. Örgüte destek verenler silahlı mücadeledeki mücadelesinden çok bölge halkını köklerinden koparmasını önemli görüyorlar. Dikkat ederseniz örgütün infaz ettiği kendi militanlarının sayısı devletin operasyonlarında ölenlerden çok daha fazladır. Ağızlarını her açtıklarında geçmişteki faili meçhullerden söz edenler, örgütün faili meçhullerinden bahsetmeden samimi olamazlar. Biz hakikatlerle yüzleşmekten çekinmedik, çekinmeyiz. Terör örgütünün vahşetini, onu destekleyen sivil görünümlü yapıların yol açtığı zararları perdelemek için söylenen sözler havada kalmaya mecburdur. Geçmişte vesayet odaklarına verdiğimiz mücadelede ne kadar samimiysek, terör örgütüne ve güdümündeki kuruluşlara da verdiğimiz mücadeleyle o kadar samimiyiz. Sadece şiddetin, kandan beslenen bu örgütün tüm unsurlarıyla birlikte Diyarbakır'dan, bölgemizden ve ülkemizden uzaklaştırılması şarttır. Buna var mıyız, inanıyor muyuz? İşte bu operasyonlar onun için yapılıyor ve sonuna kadar da yapılacak. Benim Diyarbakırlı kardeşim, Şırnaklı kardeşim, huzur bulana kadar. Vanlı kardeşim huzur bulana kadar bunlar devam edecek. Nerede olursa olsun elinde silahla ortaya çıkan herkes karşısında sadece güvenlik güçlerimizi bulur. Halbuki, biz en başından beri demokrasi, insan hakları, özgürlükler, adalet, refah gibi hepimizin özlemi, arzusu olan ilkeler çerçevesinde konuşmanın, çözmenin gayreti içinde olduk. Bölge insanının yaşadığı sıkıntıları bilen biri olarak hem geri kalmışlık meselesini hem de demokratik sorunları çözmek için her türlü çabayı sarf ettik."
"ABD'NİN PYD'YE YPG'YE VERMİŞ OLDUĞU DESTEĞİ KINIYORUM"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin PYD ve YPG'ye verdiği desteği Diyarbakır'dan kınadığını belirterek, şöyle dedi:
"Ama onlar bundan anlamadılar. Eş başkanlardan bir tanesi Diyarbakır'da benim Kürt kardeşlerimi sokağa çıkarttı ve 53 kardeşimiz öldü mü? Yasin Börü evladımız burada öldü mü? Kaç yaşındaydı Yasin, 15 yaşında. Ne dağıtıyordu kurban eti dağıtıyordu. Ah benim kardeşlerim üzerinden de geçtiler mi? Yahu bunlarda vicdan denen bir şey yok. Bunlar insanlıktan nasibini almamış ama er veya geç aziz olan, intikam olan Allah'tır. Bunlardan intikam alınacaktır. Hiç endişeniz olmasın. Suriye'deki bir takım gelişmelerden cesaret alan bu örgüt, aynı örgüt oyunu ülkemizde de sahneye koymaya çalıştı. PKK, PYD, YPG, DAİŞ hiç birinin birbirinden farkı yok. Hepsi de terör örgütü ve şu anda ABD'nin PYD'ye YPG'ye vermiş olduğu desteği Diyarbakır'dan seslenerek söylüyorum, kınıyorum. Bize verilen söz bu değil. Bu bize verilen söz değil. Ben, siyasetin dürüst yapılacağına inan birisiyim. Dolayısıyla bize dost olanlar, bizimle NATO'da beraber olanlar kalkıp da kendi askerini, YPG'nin işaretleriyle Suriye'ye göndermemeli, gönderemez. Hala YPG'ye biz destek vermeye devam edeceğiz. O PKK değildir diyenleri lütfen gel de bizden bunu dersini al. Yanlış yerde duruyorsunuz. Teröre karşıyız demekle teröre karşı durulmaz. Bizzat terör örgütüyle ilgili bütün belgeleri veriyoruz, söylüyoruz. Ama attıkları adımlar yanlış, güvenlik güçlerimiz tarihe geçecek bir mücadele vererek örgütü ve arkasındaki güçleri bir kez daha hüsrana uğrattılar. Bu vesileyle terörle mücadele operasyonlarında verdiğimiz şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum."
OPERASYONLARIN ÇOĞU TAMAMLANDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerinin bugün Nusaybin ve Şırnak hariç diğer yerlerdeki operasyonlarını tamamladığını belirterek, şunları söyledi:
"Nusaybin'de örgüt mensupları gruplar halinde teslim oluyor. Operasyonların tamamlandığı ilçelerimizi yeniden ayağa kaldırmak için kapsamlı çalışmalar yapıyoruz. Ben şu anda terör örgütünün içinde olan tüm vatandaşlara sesleniyorum. Annenizin, babanızın sesine kulak verin. Terör örgütünün kucağından sıyrılın. Bu devlet adildir, adil olan bu devletin anlayışı bilesiniz ki, o katil terör örgütüyle asla mukayese edilemez. Şunu da söylüyorum, şu anda, operasyonların yapılmış olduğu yerlerin tamamında çarpık yapılaşmanın olduğu yerleri tümüyle yıkıp yeniden yaparak diğer bölgelerde hasarın değerine göre çalışmaları gerçekleştirerek yaraları saracağız. Kimse açıkta kalmayacak. Herkes inşallah bu yeni yapılan yerlerde evini, mekanını bulacak. Hiç merak etmeyin bu devlet adildir, endişeniz olmasın. Biz Van depreminde bütün o yıkılan evleri nasıl yepyeni şehirler kurarak Erciş'te, Edremit'te, Van merkezde nasıl yaptık, oraya yerleştirdiysek şimdi de aynısı operasyon bölgelerinin tamamında yapacağız. Terör örgütüyle devletimiz arasında fark budur. Örgüt kan dökmenin ve yıkmanın peşindedir. Devletimiz ise yaşatmanın ve inşa etmenin yollarını arıyor. Bu sürecin bölge halkı açısından bir milat olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki süreçte bölgede yaşayan tüm vatandaşlarımızın devletin yanında daha güçlü şekilde yer alarak 2023 Türkiye'sinin bir parçası olma iradesini ortaya koyacağına inanıyorum. Bunun için el ele vereceğiz."
"PKK NEYSE, PARALEL DEVLET YAPILANMASI DA ODUR"
Tek bayrak, tek vatan vurgusunu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımızın dışında bir bayrak asla kabul etmiyoruz. Tek bayrak, tek vatan. 780 bin kilometrekare ile tek vatan. Bu vatan toprakları şehit kanlarıyla yoğrulmuştur. Onun için ne diyoruz, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Bu toprakların uğrunda olduğu için biz bu toprakları vatan yaptık. Tek devlet. Bizim tek devletimiz var. Türkiye Cumhuriyeti devleti. Bunun dışında bir devlet asla. Çıkmış paralel devlet yapılanması. Şimdi onunla ilgili de biliyorsunuz son MGK'da bir karar aldık. Legal görünüm altında illegal faaliyet gösteren ve Fethullahçı terör örgütü olarak anılan dedik ve Milli Güvenlik Kurulu'nun bu tavsiye kararını hükümetimize gönderdik. Şimdi hükümetimizde karar aldıktan sonra aynen terör örgütleri gibi yargılanacaktır. PKK neyse Paralel Devlet Yapılanması da odur. Onun için tek millet diyor, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz. İşte sizi ben bu birlik bu beraberlik içinde alkışlıyorum. Ve şu sıcakta on binlerce Diyarbakırlı kardeşlerimin burada oluşu bizleri çok çok mutlu etti" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından toplu açılışı Başbakan Binali Yıldırım, eşleri ve bakanlarla birlikte gerçekleştirdi.
ŞEHİT EŞİNE YARDIM
Açılış öncesinde tören alanına gelen Cumhurbaşkanı'a kalabalık arasından seslenen 78 yaşındaki Saliha Gündüz'ü gören Erdoğan, oturduğu yerden kalkarak yanına gitti. Erdoğan'a sarılan Gündüz, bu vatanı kimsenin bölemeyeceğini belirterek, "Tek vatan, tek millet, tek bayrağız biz" diyerek elini yumruk yaparak slogan attı. Erdoğan da Saliha Gündüz'ün sloganlarını tekrarladı. Bu sırada Erdoğan'ın yakın koruması kendisine bir getirdi. Erdoğan, ı eşi Emine Erdoğan ile Başbakan Yıldırım'a da göstererek, korumasına ı veren kişinin nerede olduğunu sorduktan sonra kalabalığın arasına gitti. ı veren Atike Barkın adındaki kadın, oğlu jandarma er Mehmet Ali Barkın'ın Siirt'in Şirvan İlçesi'nde şehit düştüğünü söyleyerek, Diyarbakır Valisi'ne bir süre önce eşine iş bulması için mektup gönderdiğini, ancak mektubuna yanıt alamadığını anlattı.
Bunun üzerine Erdoğan, talimat vererek konuyla yakından ilgilenmelerini ve sonucun kendisine bildirilmesini istedi.

DHA