Sözcü Plus Giriş

Erdoğan: Türkçemize sahip çıkmak hepimizin sorumluluğu

Erdoğan’dan Türk Dil Bayramı nedeni ile yayınladığı mesajda 'Çok geniş bir coğrafyada konuşulan, müşterek mazimizi, kültürümüzü ifade eden Türkçemiz, milletimizin birlik ve beraberliğinin teminatıdır' dedi.

09:46 -
Erdoğan: Türkçemize sahip çıkmak hepimizin sorumluluğu

Türk Dil Bayramı nedeni ile Başbakan Binali Yıldırım, CHP lideri Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Bahçeli de mesaj yayınladı.

Erdoğan'ın mesajı şöyle:

“Çok geniş bir coğrafyada konuşulan, müşterek mazimizi, kültürümüzü ifade eden Türkçemiz, milletimizin birlik ve beraberliğinin teminatıdır. Medeniyetimizin müstesna değerlerini nesilden nesile aktaran dilimiz, çok farklı kültürler ve medeniyetlerle etkileşime girerek canlılığını korumayı bilmiştir.

“Köklü ve geniş bir birikime sahip olan Türkçemiz, farklı dillerle etkileşimine rağmen özünü asla kaybetmemiştir. Bize özgü düşünmeyi sürdürmemiz, ilmi çalışmalar yapmamız, seçkin kültür, sanat ve edebiyat eserleri üretmemiz, dilimizin korunması için de son derece önemlidir. Eğitim hayatımızda da Türkçe hassasiyetini, çocuklarımıza, gençlerimize en etkili biçimde verebilmemiz gerekir. Türkçemizi yaşatmak ve tüm varlıklarıyla gelecek nesillere aktarmak, dilimize sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Tüm vatandaşlarımızı bu hususta hassasiyet ve çaba göstermeye çağırıyorum. Türk Dil Bayramı’nın, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere, tüm milletimiz için bu doğrultuda hayırlı bir uyanışa vesile olmasını diliyorum.”

BAŞBAKAN YILDIRIM’DAN DİL BAYRAMI MESAJI 

Başbakan Binali Yıldırım, “Türkçe, milli kültürümüzü ve değerlerimizi gelecek nesillere aktarabileceğimiz en kıymetli mirasımızdır” dedi.

binali8802
Başbakan Binali Yıldırım, Dil Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Bir dilin varlığını devam ettirebilmesi, o dili konuşanların millet olma şuuruna varmaları ve kendi kültürüne sahip çıkma hassasiyetlerine bağlıdır. Türkçe, milli kültürümüzü ve değerlerimizi gelecek nesillere aktarabileceğimiz en kıymetli mirasımızdır. Dünyanın en eski dillerinden biri olan Türkçe, konuşulduğu coğrafyanın genişliği, konuşan nüfusun büyüklüğü ve kelime zenginliği açısından dünyanın en yaygın, en önemli dilleri arasında yer almaktadır. Kardeş ülke ve toplulukları kaynaştıran Türkçe, milli kültürümüzün ve milli kimliğimizin ana unsurudur” dedi. Yıldırım, mesajını şöyle sürdürdü:
“Nice mütefekkir, alim ve şairimiz yüzyıllar boyunca dilimizi nakış nakış işlemiş, Türkçe'nin gelişmesinde ve medeniyetimizin inşasında büyük pay sahibi olmuşlardır. Gelecek nesillere çok daha güzel, çok daha gelişmiş, çok daha derinlikli bir dil bırakabilmemiz için Türk Dil Kurumuna, aydınlarımıza, sanatçılarımıza, siyasetçilerimize, medyamıza ve öğretmenlerimize büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu düşüncelerle Türk Dil Bayramını kutluyor, bütün vatandaşlarımı sevgiyle selamlıyorum.”

KILIÇDAROĞLU: TÜRKÇE OLMASA TÜRKİYE OLAMAZDI

kilicdaroglu880deposCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Dil Bayramı etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Türkçe olmasa, Türkiye olmazdı. Çünkü Türkçe olmasa Türk halkının tarih ve birliktelik duygusu, dolayısıyla da bağımsızlık ve özgürlük bilinci oluşmaz, kuşaktan kuşağa aktarılmazdı” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 26 Eylül Türk Dil Bayramı etkinliğine katıldı. Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılara konuşma yapan Kılıçdaroğlu, “Dil Derneği'nin dergisine bürokratken abone olmuştum. Politikacı olarak, düz milletvekili olarak aboneliğim devam etti. Şimdi de genel başkan olarak Dil Dergisi'ne aboneyim. Dolayısıyla tüm dil severlerin bu dergiye abone olmasını yürekten istiyorum. Hocalarımız gayet güzel açıkladı; ‘Dil, tarih içinde yaratılan bütün kültürel değerleri ve üretimleri biriktirir, gelecek kuşaklara aktarır ve böylece toplumun tasada ve kıvançta birlikteliğini sağlar.' Dilin bu kadar önemli bir özelliği var bu bakımdan şu söylenebilir; ‘Türkçe olmasa, Türkiye olmazdı. Çünkü Türkçe olmasa Türk halkının tarih ve birliktelik duygusu, dolayısıyla da bağımsızlık ve özgürlük bilinci oluşmaz, kuşaktan kuşağa aktarılmazdı.' Dilin bu bütünleştirici ve kültürel bütünlüğünü çok iyi bilen Mustafa Kemal Atatürk, Türk Tarih Kurumu'ndan hemen sonra 1932'de Türk Dil Kurumu'nu kurmuştur” diye konuştu.
Atatürk'ün dil devrimine verdiği önemi aktaran Kılıçdaroğlu, “Ruşen Eşref, Türk Dil Kurumu'nun kuruluşuna ilişkin önemli bilgiler aktarır. Ruşen Eşref'in aktarımına göre, Gazi Mustafa Kemal Atatürk 11 Temmuz 1932 akşamı Türk Tarihi Tektik Kurumu üyeleriyle toplanmıştır. Tarihe ilişkin konuşma bitmek üzeredir. Gazi Mustafa Kemal, ‘Dil işlevini düşünme zamanı gelmiştir' der ve ekler: ‘Türk Tarihi Tektik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı, Türk Dili Tektik Cemiyeti olsun.' Atatürk'ün bu talimatı üzerine ertesi gün 12 Temmuz 1932'de Türk Dili Tektik Cemiyeti kurulur. Yine Ruşen Eşrefin anlatımına göre, Atatürk yerli ve yabancı kaynaklardan öz Türkçe sözcükler arar, dile ilişkin incelemeler yapar. Atatürk'ün buyruğu ile 26 Eylül 1932'de Birinci Türk Dil Kurultayı toplanır. Atatürk bu dil kurultayında tezini anlatmak, dil uzmanlarını, yazarları, şairleri, gazetecileri ve bilimcileri dinlemek, bütün milleti kendi dili ile bilgilendirmek, tüzüğü, programı konuşmak ve merkez heyetini seçtirmek için çaba harcar. Birinci Kurultay'ın amacı Atatürk'ün bu sözlerinde gayet açık ifade edilmiştir” ifadelerini kullandı.

“12 Eylül darbesinde en büyük zararı Mustafa Kemal'in kendisi ve onun mirası görmüştür”
12 Eylül darbesinden en büyük zararı Atatürk'ün ve onun mirasının gördüğünü aktan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk Dil Kurumu yeniden özerk bir yapıya kavuşturulmalı, yönetim ve araştırma etkinliklerinin özgürleştirilmesi sağlanmalıdır. Hep darbeden söz ederiz, darbe hukukundan söz ederiz. Darbeden en büyük zararı özellikle 12 Eylül darbesinde Mustafa Kemal'in kendisi ve onun mirası görmüştür. ‘Atatürk Atatürk' dediler, Atatürk'ün bütün kurumlarını neredeyse kapattılar. Kapatılan o kurumlardan ikisi de Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'dur. Elbette ki Mustafa Kemal'in vasiyetine uygun olarak Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'nun yeniden eski koşullarda kurulması ve bizim de umarım yakın bir gelecekte toplantılarımız o kurumun çatısı altında yapmamız gerekir ve bunu sağlamamız gerekiyor. Bu konuda hepimizin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Hem 12 Eylül düzenlemesi hem de 12 Eylül darbe hukukunu tahkim eden bir 2 Kasım 2011 tarihli 664 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, bu kararnamenin de yürürlükten kaldırılması gerekiyor. Atatürk'ün kişisel mirasından tüm giderlerini karşıladığı Türk Dil Kurumu'nun Atatürk ilkeleri ve devrimleri doğrultusunda yeniden çalışması gerekmektedir. Dile sahip çıktığımız zaman; ülkemize, kültürümüze sahip çıkıyoruz. Kültürümüze sahip çıktığımız zaman geleceğimize sahip çıkıyoruz. Geleceğimize sahip çıktığımız zaman; özgüvenimiz artıyor. Halk ozanlarına tarihin derinliklerinden süzülüp gelip bizim kültürümüzü bize ve gelecek kuşaklara aktaran halk ozanlarına bizim şükran borcumuz asla ödenemez. Onların yüzyıllarca önce yazdığı şiirler, deyişler, türküler bugün hepimizin dilinde ama Farsça ya da Osmanlıca bir deyimi, bir deyişi ya da bir türküyü, bir şiiri, bir şarkıyı anlamamız mümkün değil. O nedenle dilimizi geliştiren katkı yapan, yabancı yerine Türkçe sözcükler üreten bürün dil bilimcilere şükran borçluyuz.”

BAHÇELİ : TÜRKÇE YEMİNDİR, TÜRKLÜK NAMUSTUR

bahceli8801Bahçeli paylaştığı tweet’lerde ikinci darbe girişimi iddialarına, şehit askerlere ve Türkçe’nin önemine de değindi. “Kalbi vatan ve millet için çarpan her insanımız eminim ve haklı olarak şu sorunun cevabını arıyordur: Şafak ne zaman sökecek? Nitekim üzüntüm büyüktür: Umutlar boşa çıkarken, uğursuz bir dönemin ağırlığı tüm acımasızlığıyla milli yüreklere düşmektedir. Huzur istiyoruz, hüsran geliyor; güvenlik istiyoruz, tehlikeler kol geziyor. Yarını görelim diyoruz, yangından başımızı alamıyoruz. Yeni bir darbe söylentisi mırıldanıyor, ama bu kızgınlıkla yapılmış bir mırıldanma değil. Türkiye’nin korku tünelinden çıkması gerekiyor.” diyen Bahçeli sözlerinde “Kara haberler geliyor, anaların gözyaşları şelale gibi akıyor. Değişen bir şey yok: Yavrular mahzun, gelinler mazlum, vatan mahvın eşiğinde. Mardin Derik, Şırnak ve Diyarbakır derken; 11 vatan evladı şehit oldu. Şehitlerimiz devlet ve millet bekası uğruna kara toprağın bağrına girdi. Terörü lanetliyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun. ‘Son olsun’ diyeceğim, ama olmayacak…” ifadelerine yer verdi.

“TÜRKÇE HEPİMİZİN ORTAK DEĞERİ, KARDEŞLİĞİMİZİN TERCÜMANIDIR”

Türkçe’nin önemine de dikkat çeken Bahçeli “Bugün aynı zamanda Türk Dil Bayramını idrak ettik. Ne var ki, bayram kutlamak yerine hep yas tutuyoruz. Bayram bizi unuttu, biz bayramı. Dil bir millettir. Türkçe, Türk milletinin varlığı, yurdu, yuvası ve yarınıdır. Türkçe hepimizin ortak değeri, kardeşliğimizin tercümanıdır. Dilin ses güzelliğiyle dalgalanıp bir duyurma, anlatma ve inandırma gücüne ulaşması kolay değildir. Türkçe bunu asırlar içinde başarmıştır. Türkçemiz Türk milletinin aziz ve yaşayan bir servetidir. Bu servet israf edilir, yağmalanır, zayıflarsa adımız anılmaz, anılarımız yaşayamaz. Ağrı Diyadin Belediyesi’nde indirilen bölücü tabelayı tekrar astırıp “Kürtçe bizim dilimizdir” diyenler, aslında Türkçe’ye zulmedenlerdir. Türkçe yemin, Türklük namustur. Bundan habersiz olanlar milletimizin kültür ve tarih değerlerine ileri düzeyde zayiat vermişlerdir.” dedi.

“SÖZ KONUSU MÜDÜR, KENDİNİ AHIRDA HİSSEDEBİLİR, BENCE MAHSURU YOKTUR

Devlet Bahçeli “Türkçe’nin yanına mahalli dillerin yerleştirilme çabalarına inatla devam edilmesi yanlıştır, günahtır, vebaldir, hatta millete kast etmektir. Ana dil eğitim taleplerinin sürekli olarak mevzi elde etmesi çözülme ve bölünme dinamiklerini hızlandıracak, hayatın her alanına yayacaktır. Türkçe ihmal edildiği için birbirimizden kopuyoruz, milli kimlik yok sayıldığı, milli ruh aşındığı için önüne gelen saldırıyor, tehdit ediyor.

İzmir Karşıyaka’da işgüzar ve densiz bir okul müdürü çıkmış Andımızı okuyan çocuklara, dingonun ahırı mı burası diyor? Soruya bakar mısınız? Söz konusu müdür kendisini ahırda hissedebilir, bence mahsur yoktur. Ancak çocuklarımız okuldadır, Andımızı Türkçe okumak istemektedir” diyerek sözlerine devam etti.

“TÜRKİYE’NİN BUGÜNKÜ SORUNLARINDAN KURTULMASI İÇİN TÜRKÇE PUSULA OLMALI”

Bahçeli son olarak sözlerinde “Unutmayalım, gördüğümüz rüya Türkçe’dir, ülkülerimiz Türkçe’dir, ülkemiz Türkiye’dir, hepimizin umut ve ufuk sancağı ise Türk milletidir. Dünyayı Türkçe kavrayacağız, hadiselerin kalbine Türkçe bakacağız, Türkçe’yi mukadderat bilip, ilelebet bir vefa ve sevda nişanesi göreceğiz. Türkiye’nin bugünkü sorunlarından kurtulması için Türkçe pusula olmalı, çağın satırları Türkçe okunmalıdır.

Buruk duygularla da olsa, büyük milletimizin Türk Dil Bayramını en içten hissiyatımla kutluyorum. Türkçe’nin gelişmesi, büyümesi ve yıldız gibi parlaması için emek veren, çaba gösteren kutlu ecdadımızı rahmetle, hürmetle yad ediyorum. Türkçe’nin gelişmesi ve muhafazası amacıyla değerli çalışmalar yapan bilim ve siyaset adamlarına sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” ifadelerine yer verdi. İHA DHA

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 10:48 27.09.2016
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more