Sözcü Plus Giriş

Feyzioğlu; Yargıda reisçi yapılanma istemiyoruz

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görevden alınarak, yüksek yargıyı yeniden dizayn eden kanun tasarısını sert sözlerle eleştirdi.

Sözcü Ankara
15:57 -
Feyzioğlu; Yargıda reisçi yapılanma istemiyoruz

Feyzioğlu, “Yasama organının yürütmenin etkisinde olduğunu tartışmaya bile gerek yok. Dolayısıyla kanunla yüksek hakimlerin azli, Yargıtay ve Danıştay’ın doğrudan doğruya fiili gücü elinde tutan kişiye bağlanması anlamına gelir. Biz yargıda cemaatçi bir yapılanma istemiyoruz. Biz yargıda reisçi bir yapılanma istemiyoruz. Kaygımız, cemaatçi yapılanmayı temizliyoruz iddiasıyla siyasi iktidara tam anlamıyla bağlı hale gelecek yeni bir yüksek yargının oluşturulacağıdır” dedi.

EMSALİ YOK

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Feyzioğlu, TBB genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, AKP'nin yüksek yargıyı dizayn eden yasa tasarısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Feyzioğlu, özetle şunları söyledi:

“Kimseden yana taraf değiliz. Yalnızca hukukun üstünlüğünden yana tarafız. Biz yargıda cemaatçi bir yapılanma istemiyoruz. Biz yargıda reisçi bir yapılanma istemiyoruz. Biz yargıda şucu ya da bucu bir yapılanma istemiyoruz. Türkiye’de ilk yapılacak şey, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını uzlaşmayla değiştirmek, yargı üzerinde siyasi parti etkisini tamamen ortadan kaldırmak ve ardından layık olanın layık olduğu göreve gelmesi şeklinde tanımladığımız bir sistemi, hakim tarafsızlığını, adil yargılamayı ve hakimin hesap verebilirliğini de sağlayacak şekilde hep birlikte yazmaktır. Endişelerimiz üst düzeydedir. Türkiye’de ilk kez demokrasi adı altında Yargıtay ve Danıştay hakimlerinin kanunla azledildiğini ve bunun da emsalinin olmadığını görüyoruz.

HSYK UZLAŞMA İLE DEĞİŞTİRİLMELİDİR

Türkiye, iç ve dış güvenlik konusunda tarihinin en sorunlu günlerini yaşıyor. Vatandaşlar kendilerini hukuki güvenlik içinde hissetmiyor. Adalet paydasında buluşamadığımız bir ülkede milli birlik ve beraberliğin sağlanması mümkün değildir. Türkiye’de yargının bağımsızlığının, tarafsızlığının, adil yargılama yapılmasının, yargının güven vermesinin sağlanmasının beka meselesi haline gelmiştir. Yargıtay ve Danıştay hakimliklerinin azli ve yerlerine yenilerinin atanması meselesine bakışımız budur. Kaygımız, cemaatçi yapılanmayı temizliyoruz iddiasıyla siyasi iktidara tam anlamıyla bağlı hale gelecek yeni bir yüksek yargının oluşturulacağıdır.

Bu kaygımızı gidermenin yolu, içi boş sözler vermek, hamasi nutuklar atmak değildir. Bu kaygının giderilmesinin yolu HSYK’nın uzlaşmayla değiştirilerek 78 milyona güvence verir hale getirilmesidir. Mesele siyasi iktidar, siyasi muhalefet ve 78 milyonun meselesidir ve burada inatlaşma olmamalıdır. TBMM’yi hukuka uygun ve sağduyulu davranmaya, iktidarı da sağduyulu davranarak söz konusu tasarıyı geri çekmeye davet ediyoruz.

‘BEN YAPTIM OLDU' DENİYOR

Feyzioğlu, bir gazetecinin, tasarıda Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) da yapısında değişiklik ön görüldüğünü sorması üzerine, şu yanıtı verdi:

“Çok hızlı yapılan bir değişiklik. En büyük sakınca bu hususların kapalı kapılar ardından ve bir yarış gibi yapılıyor olması. Milli iradeden her gün dem vuranlar, milli iradenin oluşumunu güvenceye alacak, bilinen en etkili yöntem olan yargıç güvencesini tartışmaya açmalıdırlar. Sorun budur. Yapılan iyidir ya da kötüdür bunu konuşmuyorum. Ama yapılan toplumun tartışmasına, söz söylemesine açılmaksızın alelacele, ‘ben yaptım oldu’ zihniyetiyle ortaya bir şey çıkarmaktır. Yanlışlık budur. Bu yöntemle ne yapılırsa yapılsın, dünyanın en güzel düzenlemesi de yapılsa sakıncalıdır. Toplumun geneline yaymadan ve tartışmaya açmadan ne yapılırsa yapılsın, eksik doğar, yanlış doğar”

“YARGITAY BAŞKANI KEŞKE HİÇBİR ŞEY DEMESEYDİ”

“YSK’nın yapısının değişmesinin seçim sistemini nasıl etkileyeceği” yönündeki soru üzerine de Feyzioğlu, “bu konuyu tartıştık fakat istişarelerimiz bitmedi. YSK güvencesinin olmadığı konuşulmaya başlanırsa ülkede artık bir Rusya tipi, bir Suriye tipi, bir Saddam’ın Irak’ı tipi bir başka modelin gelmesi anlamına geliyor” dedi. Feyzioğlu, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit’in tasarıya ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine, Cirit’in, tasarıdaki tek eksikliği Yargıtay hakimliklerinin 12 yılla sınırlanmasında bulmasını üzüntüyle karşıladıklarını belirterek, “Keşke hiçbir şey demeseydi. Çünkü kalan kısmını bulunduğu makamdan aklamış, doğrulamış olmakta” dedi.

YARGITAY VE DANIŞTAY'I CUMHURBAŞKANI ŞEKİLLENDİRECEK

“Bir ülkede yüksek mahkemenin hakimlerini, kuvvetler ayrılığı ilkesi olmasına rağmen yasama organı azledebiliyorsa o ülkenin yüksek hakimleri yasama organına tabi kılınmıştır. Yasama organının da yürütmenin etkisinde olduğunu tartışmaya bile gerek yok. Dolayısıyla kanunla yüksek hakimlerin azli, Yargıtay ve Danıştay’ın doğrudan doğruya fiili gücü elinde tutan kişiye bağlanması anlamına gelir. Bunun ne demek olduğu herkesçe bilinmektedir. Sadece Türkiye’de buna kafa yoranların değil, dünyada Türkiye ile ilgilenen herkesin kaygısı, bu yasa çıkıp yeniden atamalar yapıldığında Yargıtay ve Danıştay’ın yapısının Başbakan gibi yetki kullanan Cumhurbaşkanı tarafından şekillendirileceğidir.”

CEMAAT TEK BAŞINA HAREKET ETMEDİ

Yargı içine yuvalanan cemaatin temizlenmesine karşı durmadıklarını kaydeden Feyzioğlu, şöyle devam etti:

“Cemaat yapılanmasının neye zarar verdiğini en iyi biz biliyoruz. Bu yapılanmanın yer tutmasının sebebi de biz değiliz. Bu yapıdan muzdarip olan biziz. Biz Balyoz, Ergenekon, Casusluk, Poyrazköy davasının Türk Silahlı Kuvvetlerinin omurgasını nasıl kırdığını gördük. Dışişlerini nasıl çökerttiğini, Türk akademisini nasıl yere serdiğini gördük, bağımsız, tarafsız gazeteciliği nasıl yok ettiğini yaşadık. Mahkeme duvarı tabirinin ne olduğunu o duvara çarparak bizzat gördük. Bahsettiğim davaların arkasında olduğu söylenen yapının Türkiye’ye ne büyük zarar verdiğini gördük. Ama o yapı tek başına hareket etmedi. ‘Ne istedilerse verdik’ diyen cümlede özetlenmiştir, nasıl birlikte hareket edildiği. Cemaat yapılanmasının yargıdan temizlenmesi gerekmektedir. Kaygımız ise bu yapıyı temizlemek için girilen faaliyette özgür karar veren kim varsa bunların da gönderilmesidir.”

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more