Sözcü Plus Giriş

İlk kez izleyeceksiniz… Ata’nın katıldığı son 29 Ekim töreni

Cumhuriyet'in 14'üncü yıl kutlamaları görüntüleri TSK'dan tarafından ilk kez yayımlandı. Tören, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün katıldığı son 29 Ekim kutlamaları olma özelliğini taşıyor.

13:23 -

Türk Silahlı Kuvvetleri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle internet sitesinden Cumhuriyet’in 14’üncü yıl kutlamalarına ilişkin görüntüleri yayınladı. Görüntülerde, Mustafa Kemal Atatürk’ün  tören alanına gelmesi, karşılanması ve resmi geçit törenini ayakta izlemesi yer alıyor.

ATATÜRK’ÜN SON 29 EKİMİ

10 Kasım 1938 tarihinde hayata gözlerini yuman Ulu Önder 1937 yılında son kez 29 Ekim kutlamalarına katılmış, 1938’deki 29 Ekim kutlamalarında ise sağlık sorunları nedeniye bulunamamıştı.

Atatürk’ün sırdaşı Kılıç Ali ise Atatürk’ün son 29 Ekimini anılarında işte böyle anlatmıştı. “Cumhuriyet bayramlarının günlerini ve gecelerini sabahlara kadar ayakta geçiren Atatürk, hayatının son Cumhuriyet Bayramı'nın gününü ve gecesini Dolmabahçe Sarayı'nın bir odasında ölüm döşeğinde geçirdi. Süzülmüş, takatsiz ve solgundu. Artık günleri değil, saatleri sayılıydı. Kesik kesik konuşuyor, yanındakiler de onu oyalayacak laflar söylüyorlardı.

Nihayet 29 Ekim geldi. O gün Cumhuriyetin 15. yaş günüydü. Ankara Hipodromu’ndaki törenler öncesinde Celal Bayar Ata’nın orduya mesajını okurken, O, sarayda kısılıp kaldığı yatağında Salih Bozok’a durup durup, “Ah Ankara… Ah Ankara’ya gidemedik…”diye yakınıyordu.

Akşam olunca havaî fişekler gökyüzünü aydınlatmaya ve patırtıları duyulmaya başlandı. Atatürk bu gürültüyle uyandı ve zile basıp sofracı Kâmil’i çağırdı. “Bu patırtılar nedir?” diye sordu. Sofracı Kâmil, Atatürk’ü üzmemiş olmak için: “Gök gürlüyor Paşam” diye yanıtladı.

Atatürk, yanıtın amacını ve saflığını anlayınca dudağının kenarıyla gülümsedi ve: “Hadi, enayi…” dedi.

Yaverleri ilgililere telefon edip, havaî fişek gösterisinin durdurulmasını istediler. O sırada hiç beklenmedik bir şey oldu. 29 Ekim törenlerinden dönen Kuleli Askerî Lisesi öğrencilerini taşıyan vapur Dolmabahçe önünden geçiyordu. Öğrenciler vapurdan,”Atamızı görmek istiyoruz” diye bağırdılar. Ardından da İstiklal Marşı’nı ve 10. Yıl Marşı’nı söylemeye basladılar. “Çıktık açık alınla/10 yılda her savaştan” dizeleri Dolmabahçe’nin hüzünlü duvarlarında çınladı. Kılıç Ali, hemen pencereye koştu Kılıç Ali (silah arkadaşı): “Atatürk’ün mütees ki ‘Varol… Yaşa…’ sesleri göklere çıkıyor, gençlerin bu coşkun tezahüratı etrafı çınlatıyordu.

Geri çekildim…

Kapının önündeki paravanın arkasından Atatürk’e baktım. Yatağında doğrulmuş, oturuyordu. Atatürk, gözyaşlarını daha fazla tutamadı. Yanındakiler, son düşmanı ölümle savaşan bu kudretli adamın ilk kez o gün ağladığını gördüler.”

Son güncelleme: 14:36 29.10.2016
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more