Sözcü Plus Giriş

İşte kumpasın imzaları

Sahte Danıştay suikastı şeması, kumpas olduğu ortaya çıkan İstanbul ve İzmir Askeri Casusluk davaları… Bu üç davanın altında Genelkurmay eski Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse ve Deniz Binbaşı Hüseyin Yıldırım’ın imzaları var. ‘Belgeler gerçek’ diyen bu raporların ardından yüzlerce subay ya gözaltına alındı ya da tutuklandı...

06:27 -
İşte kumpasın imzaları

Aytunç ERKİN

Silivri'de Ergenekon Davası'na bakan dönemin Özel Yetkili İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne 2012 Haziran ayında Genelkurmay Başkanlığı'ndan bir yazı gelir. Yazıda, Genelkurmay'ın 17 Mayıs 2006'daki Danıştay saldırısından bir ay sonra suikasta ilişkin bir şema hazırladığı anlaşılır. Ortada Ergenekon yokken bu davada yargılanacak isimler o şemada yer alır. Şemada, dönemin Genelkurmay Adli Müşavir Vekili Muharrem Köse'nin imzası vardır. Şemaya “Aslı gibidir” damgası vuran da Deniz İstihbarat Binbaşı Hüseyin Yıldırım'dır. İşte bu şemanın sahte olduğu tespit edilir. SÖZCÜ, bu şemaya imza atan iki isimle ilgili önemli bilgilere ulaştı.

Hüseyin Yıldırım Danıştay şemasına ‘Aslı gibidir' imzası atmıştı.

Hüseyin Yıldırım Danıştay şemasına ‘Aslı gibidir' imzası atmıştı.

Yıldırım'ın, İzmir'deki sözde cususluk davasında da imzası vardı.

Yıldırım'ın, İzmir'deki sözde cususluk davasında da imzası vardı.

Yıldırım, İstanbul'daki sözde casusluk davasında da heyetteydi.

Yıldırım, İstanbul'daki sözde casusluk davasında da heyetteydi.

Muharrem Köse hem İstanbul hem de İzmir davalarında vardı.

Muharrem Köse hem İstanbul hem de İzmir davalarında vardı.

SEÇEN HAREKETE GEÇTİ

Sahte Danıştay suikastı şemasına Genelkurmay eski Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse'yle birlikte ‘Aslı gibidir' diyen bilirkişi Deniz İstihbarat Binbaşı Hüseyin Yıldırım'ın, kumpas olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen İstanbul Askeri Casusluk Davası ve İzmir Askeri Casusluk davaları için de rapor hazırladığı ortaya çıktı. Genelkurmay adına görüş bildirilen İstanbul'daki davanın rapor tarihi 29 Eylül 2010. Raporda, ‘casuslukla' suçlanan askerlerin “Gizli belgeleri bulundurdukları” yazıldı. aeüae
Savcı Fikret Seçen'in iddianamesine de konu alan 29 Eylül 2010 tarihli raporu, Deniz İstihbarat Binbaşı Hüseyin Yıldırım, İstihbarat Albay Turgut Sert ve Kurmay Albay Bayram Tanrısevdi hazırladı. Raporda şu ifadeler yer aldı: “… Tüm bilgi, belgeler birlikte ele alındığında niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi kapsamında değerlendirilmesi sonucuna varılmıştır.”

‘DİJİTAL TERÖR DAVASI'

Savcı Seçen, Genelkurmay'dan gelen bu yazının ardından 250 sayfalık iddianame hazırladı ve 10 Şubat 2011'de Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 3 Ağustos 2012'de 44 sanık hakkında ceza verdi. 9 Ocak 2015'te, Anayasa Mahkemesi, İstanbul'daki “Askeri Casusluk” davasında sanıkların haklarının ihlal edildiğine oy birliği ile karar verdi. Sanıklar 29 Ocak 2016'da, İstanbul 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde son kez savunma yaptı, tüm sanıklar beraat etti. Mahkeme heyeti Başkanı Selçuk Kaya, “Bu davanın adı aslında bana göre Askeri Casusluk davası değil, dijital terör davası olmalı” dedi.

9 KİŞİLİK HEYET İMZALADI

Bu raporlar sadece İstanbul'daki ‘Askeri Casusluk' davasıyla sınırlı kalmadı. İzmir'deki sözde ‘casusluk' davasının raporu ise 31 Ocak 2013.
Genelkurmay adına ‘Belgeler gerçek' diye rapor hazırlayan 9 kişilik heyette yer alan isimlerden birisi Deniz İstihbarat Binbaşı Hüseyin Yıldırım. Raporu İzmir'deki Özel Yetkili Savcı Zafer Kılınç'a gönderen de Genelkurmay eski Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse!

Mahir Işıkay

Mahir Işıkay

O davaların avukatı Mahir Işıkay:

20 günde binlerce belge incelenmesi manidar!..

İstanbul ve İzmir'deki sözde casusluk davalarında sanık askerlerin avukatlığını yapan Mahir Işıkay SÖZCÜ'ye iki dava arasındaki benzerlikleri şöyle anlattı: İstanbul Casusluk Davası'nda özel yetkili savcılığın soruşturma aşamasında değerlendirmesi için gönderdiği yüzlerce belgeyi Genelkurmay Bilirkişi Heyeti 20 gün içinde inceleyip ‘gizli' olduklarına karar verdi. İzmir Casusluk Davası'nda Savcılığın 696 adet belge için görüş bildirme yazısına sadece iki mesai gününde süper hızla son derece doğru, objektif, bilimsel ve sağlıklı rapor (!)  hazırlamışlardır. İstanbul Casusluk Davası'nda Genelkurmay bilirkişi heyeti 10 yıl önce hurdaya ayrılmış gemiye bile ‘Gizlidir' diyerek onlarca kişiyi mağdur etmiştir. İzmir'deki davada bizzat tarafımca bilgi edinme kanunu çerçevesinde yaptığım başvuruya yolladıkları cevabi yazıya bile ‘gizli' demişlerdir.

Son güncelleme: 06:32 13.07.2016
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more