Sözcü Plus Giriş

İZMİR'deki Bayraklı Adliye Sarayı'nda 'Kadrolaşma ve fişleme' ile 'Bazı bilgilerin örgüte aktarılması' ve 'Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)' mensuplarına yönelik İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan 3'ü tutuklu 8 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Mahkeme heyeti tahliye taleplerinin değerlendirilmesi için duruşmayı yarına erteledi.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, 'Terör örgütü üyesi olmak', 'Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek' suçlarından tutuklu yargılanan sanıklr; yazı işleri müdürü Y.K., bilgi işlem (UYAP) bölümünde çalışan 'Adliyenin ağbeyi', M.F.S. ve T.A. ile bazı müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Kimlik kontrolü yapılması ardından sanıkların ifadeleri, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) kayıt altına alındı. Geçen yılın Haziran ayında Adalet Bakanlığının açtığı 'Yazı İşleri ve İdari İşler Müdürlüğü' yükselme sınavlarında yüksek puan alarak derece yapan adayların nüfus kaydı ya da mezhebine göre fişleme yaptığı konusunda ilk defa ifade veren Yazı işleri Müdürü Y.K, şöyle dedi:
"Ben Memur-Sen yönetiminde yer alıyordum. Sendikamız paralel yapıya karşı mücadele veriyordu. Sendikal çalışma çerçevesinde benden paralel yapıyla ilgili bilgi istendi. Bende edindiğim bilgileri sendikanın üst düzey yöneticilerine verdim. Bu bilgileri benden ayrıca Organize Şube'den bir müdür istedi. Bende bu bilgileri kendilerine sundum. Kalem müdür adaylarının isimleri karşısına 'PKK'li, 'Sol'cu, 'Paralel Yapı' diye bir fişleme yapmadım. Bilgi topladığım kişiler arasında hakim ve savcılar da vardı, Ben kimseyi fişlemedim. Benim hayatım paralel yapıyla mücadele etmekle geçti. 17-25 Aralık'ta hükümete yönelik gerçekleştirilen eylemin bir darbe girişimi olduğunu, bu yönde mücadele verdiğini, cumhurbaşkanı ve devletine aşık biri olarak tanındığını ifade ederek FETÖ'ye üye olduğu iddiasını kabul etmiyorum. 2011 yılında 3 kez FETÖ'nün sohbetlerine gittiğini ancak 27 yıllık arkadaşı olan avukatının uyarılarının ardından bir daha sohbetlere katılmadım. Bu tarihten sonra hayatım FETÖ'yle mücadele ile geçti."
Y.K., ifadesinin devamında, başkalarının haklarının kaybolmaması için koşturduğunu ancak, bir tanığın ifadesiyle 7 aydır tutuklu bulunduğunu öne sürerken, şöyle devam etti:
"Kişisel husumet nedeniyle burada yargılanıyorum. Telefonumda lehime olacak delil niteliğindeki mesajlar, uyarılara rağmen, toplatılmadı. 23 yıllık devlet memuruyum, benim de mutlaka hatalarım olmuştur fakat şu an ağır suçlamalarla karşı karşıyayım. Kimsenin elini, eteğini öpmediğim için başıma bunlar geldi. Şu ana kadar kendimle ilgili hiç kimseden makam istemedim. Müdürlük görevim vardı zaten. 'Paralel yapıyla ilgisi var' dediğim kişilerin çoğu FETÖ'nün darbe girişiminin ardından tutuklandı ya da görevden uzaklaştırıldı. Paralel devlet yapılanmasına mensup yetkililerin adliyeye tayini olabilecek müdürleri ya da kritik yerlere gelebilecek şahısları tesadüfen seçmediğini, buraya atananların örgütle bağlantısı olan şahıslar arasından seçildi. Tahliyemi talep ediyorum."
Savunma yapan diğer sanıklar, iddiaları kabul etmediğini söyledi. Mahkeme heyeti, duruşmaya yarına kadar ara verdi.

 

 

 

DHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more