Sözcü Plus Giriş

"BYLOCK KULLANAN FETÖCÜLER, TÜRK DEVLETİNİ KANSER GİBİ SARMIŞLARDIR"
Bahçeli, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Türkiye FETÖ ile yatıp PKK ile kalkmaktadır. Cebinde veya evinde 1 dolar bulunduran, ByLock kullanan FETÖ'cüler, Türk devletini kanser gibi sarmışlardır. Her meslek grubunda her alanda FETÖ'nün yaşaması için ortak cephe hattı kurulmuştur. FETÖ ilk aşamada yüce dinimize saklanarak, bu zalim ve küfür bekçileri tertemiz vicdanları tutsak almıştır. Kandırmadıkları, tuzağa düşürmedikleri kimse kalmamıştır.

KILIKTAN KILIĞA SOKULAN SOYSUZ BİR ÇETE
FETÖ, Türk ve İslam düşmanı odaklarla yumuşak işbirliği kurmuştur. Gerçekte her pis işe hevesle heyecanla ortak olmuşlardır. İktidarda iyi diyalog geliştirerek, paralel devlet yapılanmasına kan ve kadro takviyesi yapmışlar inatçı engelleri kolaylıkla aşmışlardır. FETÖ Anadolu'nun istilası amacıyla özel eğitimden geçirilip kılıktan kılığa sokulan vicdan ve imana yabancı olan soysuz ve ihanet temelli bir çetedir. 15 Temmuz'da yaşananlar tam da bu.

BU TEHDİT GEÇMEMİŞ BİTMEMİŞTİR FETÖ ŞEYTAN UŞAĞIDIR
Bu tehdit geçmemiş bitmemiştir. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının vakit kaybetmeden not kırması yine iş başında olduklarının göstergesidir. Silahla başaramayanlar faiz kur finans üzerinden yeni alanlar açmak istemektedirler. FETÖ haindir şeytan uşağıdır. PKK neyse FETÖ odur. IŞİD kimse, FETÖ aynısı belki de bir gömlek üstüdür.

YURTTA SULH KONSEYİ İSİMLİ İHANET YAPILANMASI
FETÖ ile mücadele her düzeyde sürmektedir bu doğal olduğu kadar doğrudur. Türkiye, tüm bu kalıntı ve tortularından kurtulmak zorundadır. Desteğimiz tam. Yenikapı dayanışmamız ise tartışmasızdır. Bugüne kadar 8 adet KHK çıkarılmış çok sayıda kamu personeli ihraç olmuş veya açığa alınmıştır. Devlette dip bucak temizliği devam etmektedir ki bunu kısa sürede temizlenmesini bekleme aşırı iyimserliktir. FETÖ'cüleri, devlet ve toplum hayatından ayıklarken hiç bir suçu olmayan vatandaşlarımızın mağdur olduğuna yönelik çok sayıda şikayet olduğu gizlenemeyecek kadar ortadadır. Yurtta Sulh Konseyi isimli ihanet yapılanmasının ana ve tepe kadrosundan henüz bahseden yok. Bu hain ve haysiyetsizlerin kimlerden oluştuğu henüz açıklanmış değil.

MAHKEME KARARI OLMADAN KİMSEYE SUÇLU MUAMELESİ YAPILAMAZ
En alttan kişilerle uğraşıldığı kadar lider kadroyu konuşanlar pek görülmemektedir. Mahkeme kararı olmadan kimseye suçlu muamelesi yapılamayacaktır. Zira Türkiye bir hukuk devletidir. Suçlu tayin etmek için mahkeme kararını beklemek şarttır.

BYLOCK KULLANAN SİYASETÇİ DİKKATE ALINMIYORSA TSUNAMİ ETKİSİ YARATACAKTIR
Masumların hak ve taleplerine duyarsız kalınmamalıdır. Mesela ByLock kullanan bir memur tutuklanırken aynı eylemin içindeki bir siyasetçi veya yüksek memur dikkate alınmıyorsa bu mağduriyet yaratacaktır. Tsunami etkisi yaratacaktır. 15 Temmuz'un arkasındaki asıl isimlerin deşifre edilmesi halinde diğer ayakların çorap söküğü gibi geleceğini bilmek lazım. Türkiye'yi bu kabus, korku dolu günlerden geçirmek herkesin boynunun borcudur."

"TERÖR DAYANILMAZ HAL ALMIŞTIR"
MHP'nin terör konusunda işbirliğine hazır olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Artık terör dayanılmaz hal almıştır. Türkiye, 20 Temmuz'dan bu yana tam bir facia yaşamaktadır. 905 evladımızı bir yıllık zaman zarfında şehit verdik. Her gün şehit gelmektedir. Bugün maruz kaldığımız tehdit ve tehlike günü birlik ve fason tedbirlerle geçiştirilemeyecek kadar büyüktür. Artık bu beladan kurtulmanın zamanı gelmiştir.

İÇ ÇATIŞMA ORTAMININ OLUŞACAĞINI ARTIK HERKESİN İDRAK ETMESİ GEREKMEKTEDİR
MHP, her türlü yapıcı iş birliği ve yakın temasa hazırdır. Ciddi köklü ve kalıcı tedbirlerin alınmaması halinde terör Türkiye'yi yutacaktır. Bu sorunun çözülememesi durumunda iç çatışma ortamının oluşacağını artık herkesin idrak etmesi gerekmektedir. Silahlı mücadele yanından sosyal ve ekonomik tedbirlerin alınması gerekmektedir."

"KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİZ, BİZİM CANIMIZ, VARLIĞIMIZIN ANA DAYANAKLARINDANDIR"
Bahçeli, "Kürt kökenli kardeşlerimizin terör ile en ufak bağı ve bağlantıları yok. PKK temsilcileri değil olmayacaktır. Kürt kökenli kardeşlerimiz, bizim canımız, varlığımızın ana dayanaklarındandır. Sorunları bizim tarafımızdan bilinmektedir. Bize göre Kürt sorunu yoktur. Kürt kökenli kardeşlerimizin diğer vatandaşlarımız gibi sosyal ve ekonomik sorunları haddinden fazladır" dedi.

"DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU'YU KALKINDIRMA PROGRAMI"
Partisinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu Kalkındırma Programını açıklayan Bahçeli şöyle konuştu: "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu Kalkındırma Programımızın temel amacı; bölgedeki 23 ilde ekonomik büyümeyi, sosyal gelişmeyi ve toplumsal uzlaşmayı sağlayarak 'milli birlik ve bütünleşmeyi' temin etmektir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini Kalkındırma Programı kapsamında 4 adet alt program uygulamayı amaçlıyoruz. Bunlar, terörle mücadele programı. kırsal kalkınma merkezleri programı. Bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesi programı. Katılımcı ve kapsayıcı ekonomik büyüme programı. Terörle mücadele programımızın temel amacı milli birlik ve bütünlüğün sürdürülebilmesi, milletin huzur ve güvenliğinin sağlanmasıdır. Bu kapsamda, bölgede yaşayan kardeşlerimizin öncelikle PKK saldırısından kurtarılması, devlet otoritesinin tam olarak inşa edilmesi esastır. Bununla birlikte refah ve huzuru tesis edecek ekonomik ve sosyal tedbirlerin alınması suretiyle kardeşliğin güçlendirilmesini sağlamaktır. Ortaya koyduğumuz bu program terörün unsurları ile bunları doğuran sebeplerin ortadan kaldırılmasına dönük çözüm politikalarını içermektedir. Kırsal kalkınma merkezleri programı ise, partimizin kuruluşundan itibaren Türkiye'nin kalkınması ve milli birliğin sağlanması için önerdiğimiz, terörle mücadele politikaları ile tarım kentleri veya merkez köyler olarak adlandırdığımız projelerin ülkemizin bugünkü şartlarına uyarlanmış halidir. Bu tür programların başarılı olabilmesi için ekonomik, sosyal, siyasi ve güvenlik politikalarının bir bütün olarak ele alınması ve uygulanması bize göre ve yaşadığımız tecrübeler ışığında zorunluluktur. Teklifimizin özünde, kırsal kalkınma merkezlerinin merkez köylerden oluşması yatmaktadır. Böylelikle kom, divan, mezra ve köylerdeki vatandaşlarımız bulundukları yerde erişemedikleri hizmetleri bu merkezlerden alabileceklerdir. Birçok hizmete bu merkezlerde erişim imkanı olacak, vatandaşlarımız hem üretime katılacak ve ürettiği değerden pay alacak, hem de kamu hizmetlerine yakından, kolay ve etkin bir şekilde kavuşacaklardır. Kırsal kalkınma Merkezleri, her ilçede kaymakam başkanlığında sanayi ve ticaret odaları, ziraat odaları, ilçe milli eğitim, sağlık, tarım, emniyet müdürlerinin ve jandarma komutanının katılımıyla belirlenecektir. Daha sonra valinin başkanlığında il müdürleri ve oda başkanlarının iştirakiyle oluşturulacak komisyonda il bünyesindeki tüm kırsal kalkınma merkezleri tespit edilecektir. Söz konusu merkezler coğrafi durum, ekonomik gelişmişlik, ulaşım altyapısı, demografik yapı, hammadde kaynakları, madencilik, turizm vb. ticari faaliyet imkanları, tarihi ve kültürel yapı, güvenlik ve afete duyarlılık, tarım ürünleri üretimi ve potansiyeli gibi hususlar dikkate alınarak belirlenecektir.

HER İL VE İLÇE İÇİN HEDEF SEKTÖRLER BELİRLENMELİDİR
Kırsal kesimde yaşayan insanlarımızın refah seviyesini artırmak için kırsal kalkınma projeleri kapsamında köy kalkınma planları yapılacak ve alt yapı yatırımları en kısa zamanda tamamlanacaktır. Bu doğrultuda köy sosyal yaşam üniteleri geliştirilecek, enerji, su şebekeleri ve depolama birimleri ile arıtma sistemleri sağlıklı hâle getirilecektir. Program merkezi köyleri kapsadığından, idari düzenlemelerde nahiye ya da bucak olarak tabir edilen yerler ile bunların dışındaki yerleşim birimlerinin kırsal kalkınma merkezi haline getirilmesi, bu merkezlerde 'mülki idare temsilciliği' oluşturulması öngörülmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu Kalkındırma Programı kapsamındaki diğer bir alt program ise Bölgesel Gelişmişlik Farklarının Giderilmesi Programıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin topyekün gelişmesi ve kalkınması, entegre bölgesel politikaların uygulanmasını da gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede bölgelerin, illerin ve ilçelerin özellikleri, farklılıkları, gelişmişlik düzeyleri, temel sorunları ve potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak il gelişme plânları hazırlanmalıdır. Her il ve ilçe için hedef sektörler belirlenmelidir. Özellikle küçük ölçekli iller ve ilçeler için 'bir il/ilçe bir sektör' prensibinden hareketle hedef alt sektörler somut olarak tespit edilmeli, devletmillet işbirliği içinde uygulamaya konulacak projelere destek verilmelidir. Teşvik mevzuatı da bu doğrultuda ilçe ve sektör bazlı olarak düzenlenmelidir. Yerel aktör ve dinamikler devreye sokularak yöreye özgü mikro kalkınma model ve projeleri geliştirilmelidir. 'il yatırım ve kalkınma ofisleri' kurulmalıdır. Katılımcı ve Kapsayıcı Ekonomik Büyüme Programı da Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu Kalkındırma Programının öngördüğümüz dördüncü ve son alt başlıktır.

KATILIMCI KALKINMA İLE DOĞAL VE BEŞERİ KAYNAKLARIN HAREKETE GEÇİRİLMELİ
Tek başına ekonomik büyüme bir ülkede sosyo-ekonomik sorunları aşmak için yeterli olmadığı gibi bu tür bir büyüme sürdürülebilir de değildir. Toplumun değişik kesimlerinin ve bütün bölgelerin katıldığı ve kapsandığı bir dengeli büyüme temel amaç olmalıdır. Katılımcı ve Kapsayıcı Ekonomik Büyüme Programıyla, toplumun ve bütün bölgelerin topyekûn üretime katılması, katıldığı oranda üretimden pay alması ve 'ortaklık' anlayışına dayanan "katılımcı kalkınma" ile doğal ve beşeri kaynakların harekete geçirilmesi sağlanacaktır. Esnaf, sanatkâr, çiftçi, ev kadını ve gençlerin atıl kaynakları harekete geçirecek yöntemlerle üretime daha aktif katılımları temin edilecektir. Geliştirilecek "yerinde" projeler ile büyük kentlere göç de önlenebilecektir. 'Birlikte yönetim birlikte üretim' kapsamında tarımda ve küçük sanayide katma değeri yüksek ürünler üretilmesi sağlanacaktır. Bölgenin her yerinde uygulamaya konulacak projelerle çalışanlar aynı zamanda fabrikalara, işyerlerine ortak olacaklar ve yönetime katılacaklardır. Herkesin kalkınma hamlesine katkı verdiği demokratik bir anlayış içinde yürütülecek projelerin hayata geçmesiyle ilave istihdam sağlanacaktır. Pazar imkanlarının geliştirilmesi ile üretim gelire dönüştürülecek ve yoksulluk azalacaktır. Yeterli gelir elde eden vatandaşlarımız karnını doyurmak için bulundukları yerleri terk etmek zorunda kalmayacaktır. Bu şekilde Türkiye, doğal ve beşeri kaynaklarını daha etkin kullanabilecek, kalkınma hareketine ivme kazandıracaktır.

TÜRKİYE KIRSAL KALKINMA FONU" ADIYLA YENİ BİR FON OLUŞTURULACAKTIR
Programın finansmanı için bütçe imkânlarının yanı sıra yeni bir fon kurulacak ve kaynakları münhasıran bu program için kullanılacaktır. Kamu kesimi doğrudan cari, yatırım ve transfer harcamaları yapacaktır. Ayrıca özel sektör yatırımlarını destek anlamında devlet vergi indirimleri ve özel sektöre transfer harcaması yapacaktır. Programın maliyetlerinin devlet bütçesinden karşılanması esastır. Bunun yanında harcamaların finansmanına yardımcı olmak amacıyla "Türkiye Kırsal Kalkınma Fonu" adıyla yeni bir fon oluşturulacaktır. Terör örgütlerinin el konulan mal varlığından elde edilen gelirler ile kaçakçılığın önlenmesine bağlı olarak elde edilen ilave gelir bu fona aktarılacak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan halkımızın refahı için harcanacaktır. Öte yandan GAP ve DAP gibi bölgesel kalkınma projelerinin uygulanması da koordinasyon içinde yürütülecek ve uygulamadaki çok başlılık ve bunun yol açtığı kaynak israfı önlenecektir. Ayrıca, daha önce aktif işgücü programları ve GAP projesi için yapıldığı gibi, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan da istihdamı artırıcı projeler için kaynak aktarılacaktır. Milli birlik ve bütünleşmeyi sağlamak amacıyla gerçekleşmesini önerdiğimiz Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini Kalkındırma Programı kapsamında uygulanmasını öngördüğümüz temel politikalar terörün tahribatını önlemede, milli birlik ve kardeşliğimizi sağlam esaslara bağlanmasına katkı verecektir. Başbakan'ın 2 Eylül'de gündeme getirdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri Programı ve Yatırım Destek Hamlesinin kağıt üstünde kalmaması, önerilerimizin de dikkate alınarak sonuca bağlanması yürekten temennimizdir. Biz, hükümet kararlı ve dürüst olduktan sonra; Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan vatandaşlarımızın refah, huzur ve ekonomik gelişmişlikleri için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya varız ve hazırız. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkındırma Programının uygulanmasıyla ekonomik büyüme, sosyal gelişme, toplumsal uzlaşma sağlanarak milli birlik ve bütünleşmenin hayata geçmesi kaçınılmazdır. Devletin millete, milletin devlete tam güveni tesis edilerek, kardeşlik ve mensubiyet duygusunun güçlendirileceğine inancımız ise tamdır. Sizlere ve sizlerin aracılığı ile kamuoyuna özet olarak takdim ettiğim, ayrıntılı olarak hazırlanmış program ve projelerle; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yorgun düşmüş, artık huzurlu ve sağlıklı bir gelecek isteyen vatandaşlarımızın bu arzularının gerçekleşmesi ve Türkiye'nin ve Türk milletinin gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşması için ortak bir zemin oluşturulması mümkün olabilecektir."

 

DHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more